Hipertansiyon farkındalık oranı düşük

Hipertansiyon farkındalık oranı düşük

18.05.2015

17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla Halk Sağlığı İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, ülkemizde erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yüksek kan basıncı olduğu ve farkındalığı, ilaç kullanım oranları ile kan basıncı kontrol oranlarının düşük olduğu belirtildi…

Kırşehir Halk Sağlığı İl Müdürlüğü, Dünya Hipertansiyon Birliği (WHL) tarafından 2005 yılında ilan edilen ve o tarihten bu yana 17 Mayıs günü çeşitli etkinliklerle değerlendirilen Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
Hipertansiyonun yarattığı sorunlara dikkat çekilmesi, toplumun hipertansiyon konusundaki bilinç düzeyinin arttırılması, önleme, teşhis ve tedavi konusunda halkın bilgilendirilmesi faaliyetlerinin yürütülmesi ve kan basıncı kontrol oranlarının arttırılmasının hedeflendiği 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla Halk Sağlığı İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Kan, damarlar vasıtasıyla kalpten vücuda taşınır. Kan basıncı, kalp atışı ile damarlara pompalanan kanın damar duvarına karşı yaptığı basınç ile oluşur. Sistolik (kalp kasılırken) kan basıncı 140 mmHg ve üzeri, diastolik (kalp gevşerken) kan basıncı 90 mmHg ve üzeri yüksek kan basıncı olarak kabul edilir. Yüksek kan basıncı kalpte ayrıca beyin, böbrek gibi önemli organların damarlarında hasara (hedef organ hasarı) yol açar. Yüksek kan basıncı bazen baş ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi, çarpıntı, göğüs ağrısı, burun kanaması gibi semptomlar verebilir. Çoğu kişide ise hiçbir belirti olmayabilir. Yüksek kan basıncı kontrol altına alınmazsa kalp krizi, kalp yetmezliği, damarlarda anevrizma oluşumuna, inme, böbrek yetmezliği, körlüğe ve bilinç bozukluklarına neden olabilir. Şişmanlık, yüksek kolesterol değerleri, şeker hastalığı ile birlikte ise kalp krizi, inme riski artar” denildi.
Birden fazla faktörün hipertansiyona neden olabileceği belirtilen açıklamada, 50 yaşın üstündeki her 2 kişiden birinde görülen yüksek kan basıncı ve komplikasyonlarının önlenmesi ve tedavisine ilişkin şu bilgiler verildi:
“Hipertansiyon vakalarının büyük çoğunluğunda tek bir neden belirlenemez. Birden fazla faktör hipertansiyona sebep olabilir. Bu faktörler kalıtım, cinsiyet, şeker hastalığı, şişmanlık, sigara, alkol, stres, fazla tuz kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve yaşlanmadır. Az sayıda vakada altta yatan bir hastalığa bağlı olarak gelişebilir. Bu durum sekonder hipertansiyon olarak adlandırılır. Genellikle böbrek hastalıkları, hormonsal bozukluklar, kan damarlarının anomalileri sorumludur. Gebelikle ilişkili hipertansiyon görülebilir. Ayrıca kişinin kulladığı ilaçlar, gıda takviyelerinin hipertansiyona sebep olabileceği, ilaçların ve gıda takviyelerinin tansiyon düşürücü ilaçlar ile etkileşime girebileceği unutulmamalıdır.
“Kardiyovasküler hastalıklar küresel ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alır. Tüm dünyada her yıl yaklaşık 17 milyon ölüm kardiyovasküler hastalıklar nedeniyledir. Yüksek kan basıncına bağlı komplikasyonlar bu ölümlerin 9 milyondan fazlasından sorumludur.
“Dünyada her üç kişiden birinde yüksek kan basıncı vardır. Elli yaş üzerinde ise her iki kişiden birinde görülmektedir. Yüksek kan basıncı olan kişilerin çoğu bu durumun farkında değildir. Ülkemizde de erişkin nüfusun yaklaşık üçte birinde yüksek kan basıncı vardır, farkındalığı, ilaç kullanım oranları ve kan basıncı kontrol oranları düşüktür.
“Tüm erişkinler kan basınçlarını kontrol ettirmelidirler. Eğer yüksek ise mutlaka hekime danışılmalıdır. Sekonder hipertansiyon nedenleri araştırılmalıdır. Kardiyovasküler riski artıran yüksek kolesterol, yüksek kan şekeri gibi faktörler, hedef organ hasarı(böbrek fonksiyonunda azalma, idrarda albumin atılımı gibi) başlangıçta ve belirli aralıklarla kontrol edilmelidir. Sekonder hipertansiyon nedenleri dışlandıktan sonra tütün ve alkol kullanımından vazgeçilmesi, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, tuz tüketiminin azaltılması, fazla kilo veya şişmanlık varsa kilo verilmesi yüksek kan basıncının kontrol altına alınması için yeterli olabilir eğer yeterli olmazsa hekim kontrolünde ilaç başlanabilir.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .