Hiç aramayın

Hiç aramayın

02.04.2015

Kırşehir’deki reklam billboardlarından ikisine asılan afişler pek manidar geldi bana. Biliyorsunuz artık her isteyen her istediği yere yazı yazamıyor, afiş asamıyor. Yani paran var ise reklam panosu kiralayacaksın büyük paralar ile. Kısa süreliğine de olsa meramını anlatmaya çalışacaksın. Ya paran yoksa? Paran yoksa başka bir yolu da sen düşün. Ben iki tanesinde gördüm. Belki başka […]

22706_10206264745723547_1739119145532795275_n copy

Kırşehir’deki reklam billboardlarından ikisine asılan afişler pek manidar geldi bana. Biliyorsunuz artık her isteyen her istediği yere yazı yazamıyor, afiş asamıyor. Yani paran var ise reklam panosu kiralayacaksın büyük paralar ile. Kısa süreliğine de olsa meramını anlatmaya çalışacaksın. Ya paran yoksa? Paran yoksa başka bir yolu da sen düşün. Ben iki tanesinde gördüm. Belki başka caddelerde de vardır, reklam. Ancak tercih edilen billboardların yer seçimi de manidar geldi. Yeni Adliye Sarayı çevresi seçilmiş ilan için. (Güney doğu da ara sıra bazen Adliye lojmanları yakınında bomba patlatırdık diyen yetkili, aklıma geldi aniden…) ABD’de oynayan Revolution dizisindeki elektriklerin tamamen kesilmesi ve dünyanın kaosa sürüklenmesi sonucu dünya yüz yıl öncesine dönüşmüş. Aha da biz de 1 Nisan öncesi, 1 Nisan şakası gibi bir uygulama ile karşı karşıya bırakıldık. 10.30 gibi başlayan elektrik kesintisi Kırşehir’de yaklaşık 10 saat sürdü. Öğle saatlerinde şehirde çalıştırılan jeneratör sesleri ve mazot kokusundan kaçarak şehir dışına çıktım. İnanın şehir dışında dahi kentten çıkan jeneratör sesleri bir uğultu halinde duyuluyordu. Telefonumu aracımda şarj ederek twitter aracılığı ile gelişmeleri izlemeye çalıştım. Face ulaşımı zayıftı, internet yavaştı, Çağlayan Adliyesi’nde yaşanan Savcı Baskını nedeni ile basına yayın yasağı getirilmişti. Her şey üst üste geldi. Felaket senaryoları da ürettim kendimce. Twitter ve internet paketim olmasa idi çok daha acı çekebilirdim yaşananlardan. Yaklaşık altmış yaşına yaklaştım, ben böyle bir zulüm görmedim. Bir vilayet harici tüm illerde elektrik kesintisini ilk kez yaşayarak tarihe tanıklık ettik. Saat sekiz sularında herkes mahalle çeşmesi arıyor ellerinde pet şişeler ile. Çeşmelerin yanında uzun su kuyrukları oluşmuş. Kentin dinginliğini ve loşluğunu jeneratör denilen üreteçlerin çirkin sesi bozuyor. Eve geldim ki banyo ve mutfakta bizimkilerde su biriktirmiş önlem olarak…
Elektriklerin ilimize verilmesi ve İstanbul’da eylemcilere baskın yaparak ele geçirilmeleri ve basına yayın yasağının sonu hemen aynı saatlere denk geldi… Keşke baskın yerine diyalog yapılıp, Berkin’i öldürme şüphesi kuvvetli olarak, tespit edilen üç polisin adları açıklansa idi, canlı gözaltına alınsalardı. Belki kimse ölmezdi… Bir hukuk öğrencisi yaşam hukukundan niçin ayrılır? Anlamaya çalışıyorum bu arada…
Başbakan Van ili hariç, 80 ilde yapılan uzun süreli elektrik kesintisi ile ilgili yaptığı açıklamada “ Elektrik kesintisinin arkasındaki sebepler, her ne surette olursa olsun ortaya çıkarılacak”, demiş.
Başbakan ayrıca, “Bunun çok teknik bir arızadan kaynaklanmadığı kanaati hakimdir. Yazılım sistemi ile ilgiliye diğer faktörler göz önünde bulundurularak, soruşturma tamamlandığında kamuoyumuza bilgi sunulacak. Türkiye’nin tamamına elektrik sunulmuştur, kesintiler tamamıyla durmuştun. Soruşturmalar, araştırmalar yapılacak. Bir daha böyle bir olayın yaşanmaması için de hangi tedbir gerekiyorsa alınacak” demiş.
Enerji Bakanı Taner Yıldız tüm Türkiye’yi etkileyen elektrik kesintisi nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çıktığı yurtdışı gezisinin ikinci ayağı Slovakya’da heyetten ayrılarak Türkiye’ye gitti.
Bratislava Havaalanı’nda basın mensuplarına açıklamada bulunan Enerji Bakanı, “Şu anda iletim hatlarında enerjisiz bir yerimiz kalmadı. Türkiye’nin dört bir yanında iletim hatlarıyla alakalı enterkonnekte sistem enerjilendi. Dağıtım hattını onlardan alan bir kısım bu iletimi lokal olarak yerine getirecektir” ifadesinde bulundu.
Bakan Yıldız, “Bundan sonra bize düşen bunun sebebini öğrenmektir. Teknik mi, idari mi, siyasi mi yoksa başka bir gerekçe ile mi olduğunu bütün yönleriyle açıklığa kavuşturmaktır görevimiz. Arkadaşlarıma da talimat verdim ve bu gece tamamen bunun üzerine yoğunlaşacağız. Sebepleri bütün şeffaflığıyla ortaya çıkartmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan müsaade isteyerek Türkiye’ye döneceğini belirten Taner Yıldız, “Bir elektrik mühendisi olarak da söylüyorum bunun sebebini net olarak bilmemiz lazım. Teknik bir sebeptense bunu gene kamuoyu ile paylaşmamız lazım, ama bir yanlış tasarruftan kaynaklanıyorsa yani bir manevra hatasıysa bunu da mutlaka aynı şekilde paylaşmamız lazım. Arkadaşlarımla beraber toplantıya katılacağım. Gece geç saatlerde de olsa Başbakan Ahmet Davutoğlu’na bilgileri arz etmem lazım” demiş.
EMO ise bir çağrı ve basın açıklaması ile nükleerci şirketi şikayet etmiş.
“Elektrik Mühendisleri Odası, Akkuyu Nükleer A.Ş.’nin “milli” değerleri kullanarak yaptığı nükleer reklama karşı Reklam Kurulu‘na başvurarak, yayından kaldırılmasını ve şirket hakkında yaptırım uygulanmasını talep etti. EMO’nun başvurusunda şirketin milli hiçbir yanının olmadığı bilgi ve belgelerle ortaya konulurken, enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmaya ilişkin iddianın yalan olduğu da kanıtlandı.”

Akşam karanlığında hiç dikkatimi çekmez iken aniden dikkatimi Akkuyu Nükleer santralinin üreteceği temiz nükleer enerjinin reklamları çekiverdi. Hem de gülen eğlenen sağlıklı çocukları da reklama alet etmişler… İşte şehrimi ve ülkemi tarihi bir karanlığa gömen sebep bu dedim. Ve onun için yazdım bu yazıyı.
Siber saldırıya önlem falan anlamam ben. Bir zamanlarda füze fırlatarak ülkeyi savaşa sokma hayali güdenler vardı, hatırlarsanız. Ölümü gösterip sıtmaya razı etme ayarı olmasın sakın, elektrik kesilmesi?
Gelelim enerji bakanı ve başbakanın elektrik kesilmesi ile ilgili beyanatlarına. Bence hiç yormasınlar kendilerini. Hiç başka yerde aramayın. Eğer her ilin reklam panolarında nükleer enerjiyi şirin ve temiz gösteren aynı reklam afişleri (Akkuyu) billboardlarda var ise, o reklam panolarını kiraya veren şirket sahipleri ile bir zahmet bağlantıya geçsinler. Bu Akkuyu Nükleer Enerji reklamını kim vermiş? Hangi tarihte anlaşmışlar? Kaç paraya anlaşmışlar? Bu reklamın devamlılığı ve tekrarı olacak mı?..
Vay benim talihsiz, sahipsiz ülkem ve coğrafyam…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .