Hemşehrimiz Atilla Yıldırım “Karma Resim Sergisi”ni açtı

Hemşehrimiz Atilla Yıldırım “Karma Resim Sergisi”ni açtı

13.11.2018

İstanbul’daki Kırşehirli hemşehrimiz Atilla Yıldırım Fatih Belediyesi’nin fuaye alanında açtığı “Karma Resim Sergisi” yoğun ilgi görüyor. 16 Kasım 2018’e kadar açık kalacak olan ve meraklılar tarafından çok ilgi gördüğü söylenen resim sergisi, daha sonra Beşiktaş Belediyesi’nin fuaye salonunda yeniden sergileneceği öğrenildi. Atilla Yıldırım’ın 5 Kasım 2018’de açtığı ilk “Kişisel Karma Resim Sergisi” Fatih Belediyesi’nin giriş […]

İstanbul’daki Kırşehirli hemşehrimiz Atilla Yıldırım Fatih Belediyesi’nin fuaye alanında açtığı “Karma Resim Sergisi” yoğun ilgi görüyor.
16 Kasım 2018’e kadar açık kalacak olan ve meraklılar tarafından çok ilgi gördüğü söylenen resim sergisi, daha sonra Beşiktaş Belediyesi’nin fuaye salonunda yeniden sergileneceği öğrenildi.
Atilla Yıldırım’ın 5 Kasım 2018’de açtığı ilk “Kişisel Karma Resim Sergisi” Fatih Belediyesi’nin giriş kapısının sol tarafındaki fuayede beğeniye sunuldu. Sergiyi, 9 Kasım 2018 tarihinde gezme ve ressam Atilla Yıldırım ile konuşma fırsatı buldum.
Sergiyi gezenlerden Kırşehirli hemşehrimiz Dr. Öğr. Üyesi Erol Ülgen, gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Toplam 37 tablonun yer aldığı sergide, resimler kara kalem, sulu boya, pastel ve yağlı boya şeklinde sıralanmıştır. Atilla Yıldırım’ın resim sergisini birlikte gezerken resme daha ortaokul yıllarında kimsenin etkisi ve telkini olmadan başladığını öğrendim. Kendi ifadesine göre, Mucur’da ortaokula devam ederken çevresinde resim yapan, resimle ilgilenen kimse yoktur; hatta okulda mesleğinde uzman bir resim öğretmeni de yoktur. Yıldırım, o yıllarda kendisinde bir resim yeteneğinin olduğunun farkındadır. İçinde bir çizme isteği vardır. İlk resmini ortaokulda iken kara tahtaya çizer. Resmin altına da “Tanrı Türkü korusun” yazar. Bu vesile ile sınıf arkadaşlarının ilgisini ve dikkatin çeker. Böyle bir resim yapmak aklınıza nereden geldi? diye sorduğum soruya: ‘Bizim evimizin duvarında ben beni bildiğim zamandan beri Türk bayrağı ve Bozkurt resmi vardı. Çok küçük yaştan itibaren Türk tarihine, Türk kültürüne, Türk yurduna sevdalıydım’ diye cevap verdi. Bunu daha açık ifade edebilmek ve fikrî zeminini belirtebilmek için çok küçük yaşından beri Ülkücü ve Türk milliyetçisi olduğunu da sözlerine ekledi. Türk mitolojisinde önemli bir yere sahip olan Bozkurt’un yanı sıra ilk çizdiği resimler arasında çok dirayetli, iyi yetişmeleri için üzerlerinde titreyen bir kadın olarak ifade ettiği annesinin otururken, kirmen eğirirken yaptığı resmi vardır. Bu resimlere ilaveten o yıllarda Türklerin destan kahramanı Oğuz Kağan ve tarihî ve siyasî şahsiyetlerden Alpaslan Türkeş’in resimlerini yapar. Lise yıllarında yine kimsenin etkisi altında kalmadan kendi ilhamından yararlanarak resim yapmaya devam eder. Liseyi bitirdiğinde resim eğitimi almak için Güzel Sanatlar Fakültesine gitmeyi düşünür. Ancak o, tabiatın bütün renklerini içinde taşıyan Orman Fakültesine girer. Artık o meslekî olarak doğanın içindedir. Doğa aslında ona özgür bir ortam açar. Lise yıllarında olduğu gibi Üniversitede öğrenci iken de Türk tarihinin, Türk kültürünün temel eserlerini okuyarak kendisini geliştirmeye devam eder. Türk dünyası coğrafyasını merak eder, okumalar yapar. Türk mitolojisine yönelir. Doğduğu ve yetiştiği Kırşehir’e dolayısı ile Anadolu topraklarına özlem duyar. Üniversitede okuduğu sırada evlerine hırsız girer. Kıymetli eşyalarının yanı sıra özenerek yaptığı ilk resimleri de çalınır. İlk hevesle yaptığı resimlerinin çalınmasına çok üzülür. Meslekî kariyerinde belirli yerlere geldiği 2010 yılından sonra kara kalem, suluboya ve yağlı boya resimler yapmaya daha bir hız verir. 2011 yılında ressam Filiz Demircioğlu ve Arzu Şanlıçetinkaya gibi usta ressamlardan ders alır. Adı geçen ressam hocalarla zaman zaman görüşür. Fikir alışverişinde bulunur.
“Resim yapmadaki başarısından dolayı, hocalarının takdirlerini kazanır.
Sergideki resimler arasında mitolojik unsur taşıyan “Hayat Ağacı” ve Türkiye’de bir örneğinin olmadığını söylediği ve pilot kalem ile yaptığı altmış bin noktadan oluşan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ait portre dikkat çekicidir. Ayrıca sergideki resimlerde doğa ve insan manzaralarına yer veren farklı kategorilerdeki tabloları görmek mümkündür. Onun bundan sonraki resim serüveninin daha verimli geçeceğini şu cümlelerinden anlıyoruz:
“Ben önümüzdeki zaman diliminde bütün Türk dünyasını, Turan’ı anlatan mitolojik unsurları yeniden canlandıracak bir ‘Ergenokon’ tablosu yapmak; ayrıca doğup büyüdüğüm köyün yakınlarında yer alan ve eski hâlini hatırladığım ‘Seyfe Gölü’nü; bir de çok önemli bir kültür merkezi olan Kırşehir’deki Cacabey Medresesi’nin üzerindeki bütün izleri, unsurları gösterecek şekilde resmetmek istiyorum. Bu resmi yaparak özellikle Türklerin Anadolu’da oluşturduğu medeniyeti, ince zevki ve kültürü yeniden resim üzerinden Türk insanına hatırlatmak istiyorum. Ben bir de ‘yaşatırsan yaşarsın’ anlayışına sahip birisiyim. Ayrıca ben diyorum ki:
“Yunus Emre’nin sözünde dize
“Neşet Ertaş’ın sazında tezene
“Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergâhında gönül dostu
“Âşık Paşa’nın dizelerinde ekin
“Şeyh Edebali’nin toprağı
“Ahi Evran’ın yoldaşı,
“Bozkırın rengiyim…”
“Türk tarihinin derinlerinde yatan kültürümüzü ve Anadolu coğrafyasının güzelliklerini, insan manzaralarını tuval üzerinde canlandıran, bu vesile ile Türk resmine katkı yapan değerli arkadaşım Atilla Yıldırım’a sevgi ve başarı dileklerimi sunuyorum.”
ATİLLA YILDIRIM KİMDİR?
Atilla Yıldırım, 1958 yılında Kırşehir’in ilçesi Mucur’un Güzyurdu köyünde Haydar Bey ve Fatma Hanım’ın üç çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. İlkokulu doğduğu köyde, ortaokul ve liseyi Mucur’da tamamladı. 1979 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesinden 1987’de Orman Mühendisi olarak mezun oldu. Kısa bir süre Orman Bakanlığında çalıştı. 1987 yılında İstanbul Eminönü Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde göreve başladı ve ardından Park ve Bahçeler, Fen işleri ve Temizlik Çevre Müdürlükleri görevlerinde bulundu. 2009 yılında Eminönü Belediyesi ile Fatih Belediyesi birleşti ve tek ilçe haline dönüştü. Dolayısıyla Fatih Belediyesi bünyesinde de Park ve Bahçeler Müdürü olarak görevine devam etti. Halen Fen İşleri Müdürü kadrosunda olup aynı kurumda görevine devam etmektedir. Evli olan Yıldırım, biri Fizik mühendisi diğeri de Tıp Fakültesi öğrencisi iki erkek evlada sahiptir. (HABER: ŞEVKET GÜNER)



YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Atilla Yıldırım

Güzel bir yazım olmuş size ve çok kıymetli arkadaşım öğretim üyesi Dr Erol Ülgen beye çok teşekkür ediyorum.

14.11.2018, 10:31

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .