“Hayatınızı tuza vermeyin”

“Hayatınızı tuza vermeyin”

13.03.2015

Yüksek kan basıncına neden olmasının yanı sıra günümüzde önemli birer sağlık sorunu haline gelen mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olan tuz tüketimi, ülkemizde önerilen oranın 3 katına ulaşıyor…
Kırşehir Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş: “Sağlığınız için az fakat iyotlu tuz tüketin”

KIRŞEHİR Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, fazla tuz tüketiminin neden olduğu sağlık sorunlarına ilişkin Kırşehir halkını uyardı.

Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, “16-22 Mart Tuza Dikkat Haftası” dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
Değiştirilebilir sağlıksız beslenme uygulamalarından biri olan aşırı tuz tüketimine karşı uyarılarda bulunduğu açıklamada, aşırı tuz tüketiminin sadece yüksek kan basıncı nedeni olmakla kalmayarak günümüzde önemli birer sağlık sorunu haline gelen mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğunun belirlendiğini açıklayan Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, ülkemizde tuz tüketiminin Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği değerin yaklaşık üç katı olduğuna dikkat çekti.
Kırşehir Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, “Dünyada en önemli halk sağlığı sorunu olarak kabul edilen kronik hastalıklar, ülkemizde her geçen gün sayısı hızla artan ölümlerin de başlıca nedenlerindendir. Erken ölümlere yol açan ve kişilerin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen kronik hastalıklardan korunmada önleyici yaklaşımların geliştirilmesi zorunludur. Değiştirilebilir temel risk faktörlerinden olan yetersiz ve dengesiz beslenmenin önlenmesi kronik hastalıklardan korunmada güncel stratejilerden birini oluşturmaktadır. Toplumdaki bireylerin aşırı tuz tüketiminin de yer aldığı beslenme bilgi, tutum ve davranışlarını olumlu yönde değiştirecek faaliyetler bu stratejilerin kapsamındadır. Aşırı tuz tüketimi de değiştirilebilir bir sağlıksız beslenme uygulamasıdır ve birçok kronik hastalığın temelinde yer almaktadır. Özellikle oluşumunda aşırı tuz tüketiminin önemli bir etken olduğu hipertansiyon, dünyada önlenebilir ölüm nedenleri içerisinde bir numaralı risk faktörüdür” dedi.
Yapılan bilimsel çalışmalarla ülkemizde tuz tüketimi Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği değerin yaklaşık üç katı kadar olduğu belirtilirken, fazla tuz tüketimi yüksek kan basıncına neden oluyor.

Bekir_Demirbas copy

Yüksek kan basıncının ülkemizde ölümlerin ve hastalık yükünün en önemli nedeni olan kalp hastalıklarının önde gelen risk faktörü olduğunu hatırlatarak, ülkemizde her dört ölümden birisinin yüksek tansiyon ile ilgili olduğunu ve aşırı tuz tüketiminin yüksek kan basıncına neden olarak ya da olmadan inmelerin en önemli sebeplerinden birisi olarak gösterildiğini belirten Dr. Bekir Demirbaş, “Ayrıca aşırı tuz tüketimi sadece yüksek kan basıncı nedeni olmakla kalmayarak günümüzde önemli birer sağlık sorunu haline gelen mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıklarının gelişimiyle de yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir” dedi.
Diyet sodyum tüketiminin toplumsal ve bireysel kan basıncı seviyesinin belirleyicisi olduğunu ve yapılan çeşitli çalışmalarla 1 g/gün diyette tuz alımının azaltılması felçlerde % 5, kalp krizlerinde % 3 azalma, diyette tuz alımının 9 g/gün azaltılmasının ise felçlerde % 34, kalp krizlerinde ise % 24’lük bir azalma sağladığının tespit edildiğini açıklayan Dr. Bekir demirbaş, “Sodyum organizmada sıvı dengesini sağlamada ve kan basıncının düzenlenmesinde rol oynar. Ancak fazla tuz tüketimi idrarla kalsiyum atımını da arttırır. Bu durum kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur. Bilindiği gibi kemiklerden kalsiyum kaybının artışı osteoporoz ve kemiklerin kırılma riskini arttırır. Tuz tüketimi mide kanseri ile yakından ilişkilidir. Birçok işlenmiş ve hazır çorbalar, soya sosu v.b. hazır gıdalarda bulunan tuz konsantrasyonu yoğun bir mide tahriş edici unsurdur” şeklinde konuştu.
Türk Gıda Kodeksi Tuz Tebliği’ne göre tuz, ana maddesi sodyum klorür olan ham tuzdan tüketime uygun nitelikte üretilen tuzlar olarak tanımlanırken, sofra tuzunun asıl adı olan “sodyum klorür” de diyetle alınan tuzun kimyasal adı.
Tuzun % 60’ının klor, % 40’ının ise sodyumdan oluştuğunu, tuzun besinlerde bulunabildiği gibi göllerden, denizlerden ve kayalardan saf olarak elde edildiğini ve tuzun 1 gramında 400 miligram sodyum bulunduğu bilgisini aktaran Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, tuz ve sodyum gereksinimi ile sodyum kaynakları ve tuz tüketimini azaltmanın yollarını şöyle açıkladı:

tuz copy

TUZ VE SODYUM GEREKSİNMESİ NE KADARDIR?
“Sodyum yetersizliği nadirdir. Genellikle besinler gereksinenden daha fazla sodyum içerirler.
“Yetişkinler için minimum sodyum gereksinmesi günde 500 miligramdır. Bu miktar yaklaşık ¼ tatlı kaşığı tuzdur.
“Maksimum tuz alımı ise günlük 6 gr (2,4 g sodyum) olarak belirlenmiştir.
SODYUM KAYNAKLARI NELERDİR?
“Sofra tuzu, kabartma tozu ve yemek sodası sodyumun en iyi kaynaklarıdır. Tuzun 1 gramında 400 mg sodyum bulunur.
“Tüketilen sodyumun büyük bir kısmı mutfak masasında yemeklere eklenen tuzdan değil, işlem görmüş besinlerden gelir. İşlenmiş besinler sodyum alımının % 75’ini oluşturur.
“Salamura besinler de (zeytin, turşu, peynir gibi) sodyum alımına önemli oranda katkıda bulunur.
“Sodyum doğal olarak işlem görmemiş besinlerde de bulunmaktadır.
TUZ TÜKETİMİNİ AZALTMANIN YOLLARI NELERDİR?
“Daima taze ve tuz eklenmemiş besinleri tercih ediniz.
“Eğer hipertansiyon gibi sağlık probleminiz varsa, mutlaka satın aldığınız hazır ürünlerin etiketlerini okuyunuz. ‘Tuzsuz’ ya da ‘tuzu azaltılmış’ besinleri tercih ediniz. Sofrada tuzluk kullanmamakla tuz alımı % 15 azaltılabilir.
“Yemeklerin tadına bakmadan tuz kullanma alışkanlığından vazgeçiniz.
“Baharat ve maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, limon, fesleğen gibi aroma sağlayıcıları tuz yerine tercih ediniz.
“Turşu, ketçap, hardal, zeytin, soya sosu, salata sosları vb. yiyeceklerin tuz içeriği yüksektir. Bu besinlerden uzak durunuz ya da çok nadir tüketiniz.
“Taze sebze ve meyve tüketimini arttırınız.
“Maden suları kaynağına göre farklı miktarlarda çözünmüş halde yapısında; sodyum, kalsiyum, magnezyum, demir ve alüminyum olmak üzere çok sayıda mineral ve doğal gaz içermektedir. Bu nedenle satın aldığınız maden sularının sodyum içeriğini etiketinden kontrol ediniz.
“Hazır besinlerin, tuz ve/veya sodyumlu bileşikleri içerip içermediğini(soda, mono sodyum glutamat, kabartma tozu, sodyum nitrat gibi) etiket üzerinde bulunan içindekiler listesinden belirleyebilirsiniz.”
SAĞLIĞINIZ İÇİN AZ FAKAT İYOTLU TUZ TÜKETİN
BU ARADA iyotlu tuzun zekâ geriliğini ve beyin hasarını önleyerek, okul başarısını arttırdığını belirten Kırşehir Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, iyot kaybını önlemek için tuzun yemekleri pişirdikten sonra eklenmesi ile serin, kuru ve ışıksız ortamda ve koyu renkli cam kaplarda saklanması gerektiği bilgisini verdi.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .