HASTANELERE DİN GÖREVLİSİ ATANACAK

HASTANELERE DİN GÖREVLİSİ ATANACAK

30.01.2015

Din görevlileri dua ile moral vererek, hastalara şifa verecek…

 
HASTALARA ve hasta yakınlarına manevi açıdan destek olmak amacıyla talepte bulunan hastanelere din görevlisi atanacak. Öncelikle hastanelere ataması yapılacak olan din görevlileri eğitilecekler ve talepte bulunan hastanelerde din görevlileri hastalara ve hasta yakınlarına moral vererek, telkinlerde bulunacak.

Hastalık anında insanların sağlığında Allah’tan olduğunu bilmesi gerektiğini belirterek, manevi desteğin önemine dikkat çeken Kırşehir İl Müftü Yardımcısı Şinasi Öztürk, manevi ihtiyacın giderilmesinde tek etkenin dua olduğunu söyledi.
Kırşehir İl Müftü Yardımcısı Şinasi Öztürk, “Dini psikolojik tedavi değil de, destek diyelim önemli. Dinimiz açısından şu var, mesela hastalıkla ilgili Peygamberimize gelip hasta olduğunu söyleyen birisine önce doktora, ilgili hekime git, ilacını, tedavini yaptır, sonra da dua et buyurmuştur. Dua ki işin manevi boyutudur. İnsanın maddi olarak ihtiyaçları olduğu gibi manevi ihtiyaçları var dua bunlardan biridir. Hastalık anında da insanların sağlığında Allah’tan olduğunu bilmesi gerekir ve o andan manevi desteğe ihtiyaçları var gerçekten insanların. Tıpkı ölümden sonra yakınlarına taziyede bulunup Allah’tandır, takdiri ilahi, sabretmek gerekir dediğimiz gibi hastaya da manevi destek verip hastalıkta Allah’tan, şifada Allah’tan bu konuda maneviyatını güçlü tut tarzında destek vermek her zaman hastalar için olumlu sonuç verdiğini bilimsel veriler söylüyor. Bir din görevlisinin yapacağı ufak bir destek, katkı başka bir şey bu anlamda hastanelere yönelik bir şey olacaksa daha da donanımlı şekilde hangi hastaya ya da hangi hasta yakınına nasıl bir yaklaşımla sunacağı bilgileri aktaracak veya paylaşım yapacak şekilde eğitimi de verilerek yapıldığı zaman çok güzel sonuçlar alınacağına inanıyoruz” dedi.

ŞİNASİ ÖZTÜRK 1 copy
“MUSKANIN DİNİMİZDE YERİ YOKTUR”
Tedavisi mümkün olmayan hastaların ve yakınlarının dua ile manevi destek ve güç almak yerine muska ile dertlerine derman aramalarının yanlış olduğunu dile getiren Kırşehir İl Müftü Yardımcısı Şinasi Öztürk, muskanın dinimizde yerinin olmadığını vurguladı.
Muskanın dinimizde olumlu anlamda bir yerinin olmadığına dikkat çekerek, duanın mutlaka okunarak ruhumuzda hissedilmesi gerektiğini dile getiren Müftü Yardımcısı Şinasi Öztürk, muska ile ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Hoca olduğunu iddia edenler başka bir şey, hocalar başka ki bunu halkımız da zaten biliyor. Dua başka bir şey, ilaç da başka bir şey, ama böyle muska türü bir şeyler bizim alanımızda olan şeyler değil. Bu hoca meselesi değil. Bizim dediğimiz burada manevi destek, dua farklı bir şeydir. Hiç tedavisi mümkün olmayan bir hasta bile olsa maneviyatında şunu bilirse mesela bu bana Allah’tan gelen bir şeydir, Eyüp Peygamber ki Allah’ın Peygamberi uzun yıllar hastalıkla imtihan edilmiş. Dünya hayatındayız hastalıkta insan için, bunu bilmesi, bunun telkin edilmesi. Bunu bilse bile ben kendim yıllardır kürsülerde vaaz eden birisiyim, emin olun benim bildiğim şeyleri bile bir başkası bana benzer cümlelerle anlattığı zaman ondan aldığım manevi güç farklı oluyor. Yani nasihat değil de, insana birinin telkinde bulunması, olumlu motive etmesi insanın ihtiyacı olan bir şeydir. Sağlıklı zannettiğimiz insan bile, yani bedensel olarak sağlıklıyızdır da, bazen birinin motivasyonuyla o kadar kendimiz de bir değişiklik hissederiz, bunu biliyoruz. Dolayısıyla illa çaresi olmayan bir hastalığa din görevlisinin, gerçek anlamdaki hocanın bir çare bulacağı meselesi değil, burada mesele insanın ruhani olarak, manevi olarak o konudaki tevekkülünü, direncini artırmasıdır.
“Ülkemizde yıllardır şu da oldu, kanser hastasıdır ve bu hastadan saklanır. Ölüm döşeğinde kişiye bile kanser olduğunu söylemiyoruz. Ben birebir Avrupa’da gördüm bir yakınımın beyninde bir tümör varmış. Doktor diyor ki vücuduna günde 300 kanser hücresi giriyor, vücut bunları hep öldürüyor, bu sefer 299’unun öldürmüş birisi kalmış o da kendine yuva yapmış; onu da seninle ben beraber öldüreceğiz diyor hastaya. Bunun içine bir de dini, manevi desteği katarsanız güzel olur. Muskaya yazayım da hastalıktan iyileşesin yok. Böyle bir şey olmuş olsaydı Peygamberimiz yapar, yaptırırdı. Dua başka, şifayı Allah’tan isteriz başka. Peygamberimiz doktordan ilaç almayan, doktora gitmeyen birine direk dua bile etmemiştir. Önce doktora git, doktorun verdiği ilacın sana iyileşmen için, şifa için duasını yapalım diyor.
“Muskacılık işinin dinimizde yeri yoktur. Dinimizden önce Yahudilikten gelen özellikle muskaların içinde vefk falan derler bunların çoğu İbrani metinlerine dayanır. Lisanı bile odur. Biraz sihirle falan ilişkisi olan bir şeydir. Dinimizde olumlu anlamda bir yeri yoktur. Peygamberimiz de tavsiye etmemiştir, İslam’da duadır. Duayı bile yazı olarak basmak değil, okumaktır. Duayı okumak, ifade etmek, söylemek insanın Allah’a karşı aynı zamanda bir ibadetidir. Bedenime duayı taktım okumamayım demek de doğru değil. Orada olmayacak ki okumamız gerektiğini hep ruhumuzda hissedelim. Üzerimizde dualı yerlere girmek konusunda üzeri çok kapalıysa kirden, pis ortamdan etkilenmeyecek tarzda ise olabilir. Mesela Peygamberimizin La İlahe İllallah yazılı olan bir yüzüğü vardı ve ona Hatem de denirdi, mühür gibi kullanırdı. Peygamberimiz tuvalete girerken onu çıkarıyor, çünkü o açıkta, gözüken. Ama diyelim ki cepte, muhafazalı bir şekilde sarılı ise girmede sakınca olmayabilir.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .