Hainler ve alçaklar!

Hainler ve alçaklar!

17.03.2016

Kırşehir’de akşam saatleri sıcacık evimizde oturuyoruz. Ailemizle, çoluk ve çocuğumuzla… Birden bire kötü bir haberle sarsılıveriyoruz. Ne akşamdı, kapkara… Ankara hiç bu kadar karanlık olmamıştı. Gökyüzü simsiyah… Sadece Ankara’da, başkentin göbeğinde, beş ay içerisinde üçüncü büyük patlama ve toplu katliam… Bu patlamalar da 200’e yakın masum insanımız can verdi. Can verenler arasında kadın, erkek, yaşlı, […]

Kırşehir’de akşam saatleri sıcacık evimizde oturuyoruz. Ailemizle, çoluk ve çocuğumuzla…
Birden bire kötü bir haberle sarsılıveriyoruz.
Ne akşamdı, kapkara…
Ankara hiç bu kadar karanlık olmamıştı.
Gökyüzü simsiyah…
Sadece Ankara’da, başkentin göbeğinde, beş ay içerisinde üçüncü büyük patlama ve toplu katliam…
Bu patlamalar da 200’e yakın masum insanımız can verdi.
Can verenler arasında kadın, erkek, yaşlı, genç hepsi vardı.
Türk vardı, Kürt vardı, Alevi vardı, Sunni vardı.
Hatta içlerinde sağcı vardı, solcu vardı.
AKP’li, CHP’li, MHP’li hatta HDP’li bile vardı.
Her renkten ırktan insanımız vardı.
Bu ülkenin insanı vardı.
Biz de olabilirdik.
Acının rengi, dili, dini, ırkı, ideolojisi, partisi olmaz.
Aynen gözyaşlarımızın renginin olmadığı gibi…
Başsağlığı dilendi, taziyeler yayınlandı, üzüldük, kahrolduk, ciğerimiz yandı.
Bir kez daha gördük ki, bizim bizden başka dostumuz da yok hiç kimsemiz de. Ama düşmanımız çok. Bizi sokağa dökmek isteyenlere cevabımız hep aynı olmalı “Biz Suriye olmayacağız”.
Bundan önce Kurtuluş savaşında, Sakarya’da, Çanakkale’de Kıbrıs’ta olduğu gibi yine birlik beraberlik içinde olmalıyız.
Çünkü bu günlerde buna her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.
AKP’li olmaya bilirsiniz, hükümeti sevmeye de bilirsiniz, ama bu yapılanlardan dolayı “bunu devlet yaptı, bu işte hükümetin eli var” diyecek kadar alçalmanız ancak, PKK ve terör örgütünü sevindirir. Elbette ki yapılan bir eksin yanlış hata varsa araştırılsın, sorgulansın ama gün birlik olma zamanıdır. Böyle düşünmekle PKK ve terörün ekmeğine yağ sürmüş olursunuz. İtidalli olun bunu yapmayın çünkü yeterince içte ve dışta bu işi yapan, yazar, çizer sözüm ona aydın! Alçaklar var…
Şunları soralım;
ABD istihbaratı gerçekten olay öncesi kendi vatandaşlarını arayıp “ terör olayı olacak, şurada şurada gezmeyin, buralara girmeyin…” diye uyardığı doğru mu? Doğru ise bu bilgiyi onlara hangi istihbarat veya kim verdi? Neden bu bilgi bize ulaşmadı? Ulaştı da MİT’in zaafı var mı? İstihbarat ta aksayan bir şeyler var mı? Acaba MİT’e de mi sızmalar oldu? Ankara’nın göbeğinde bomba dolu araç gezecek ve bunun istihbaratını alamıyorsak sorun nerede?
Bu ülkenin ne çok düşmanı varmış! Adlarını yazsak kitap olur.
Bize taziye mesajı gönderen namussuzlar eminim ki bundan sonraki eylemlerini nerde ve nasıl yapacaklarının planlarını yapmaya çoktan başlamışlardır bile.
Ülke de kaos yaratmaya kalkan bu gruplara pirim vermeyelim. Bir olduğumuzu ilk önce onlara sonra ikiyüzlü Avrupa’ya ve dünyaya gösterelim. Bilsinler ki Biz Türküz (Kürdü, Lazı, Çerkezi, Gürcüsü,..ile) Türk ölümden korkmaz. Türk esir olmaz. Türkiye ne Irak nede Suriye olmaz..
Her gün ölüm haberi almaktan, her sabah asker polis şehit edildi diye haber dinlemekten bıktık biz. Ülkemizi bu kadar zavallı ve acınacak duruma getirmeye kimsenin hakkı yoktur, emin olun getirenlerin hesabı bir gün mutlaka sorulacaktır.
***
SEN HİÇ BÜYÜME ÇOCUĞUM!..

Ne deyim ben sana kuzum!
Nasıl koruyayım onca kötülükten, kötü niyetten seni!
Eskiden olsa, en fazla diyebileceğim ya “Üstünü kalın giy üşütme!” ya da sıcaksa “koşup terleme” olurdu derdim.
Hadi en kötüsü sana “Kaldırımdan git, arabalara dikkat et” derdim.
Şimdi ne deyim be kuzucuğum!
Hangi birinden sakınayım seni!
“Fazla nefes alma, hava kirli oksijen yetmeyebilir”
“Hazır gıda tüketme! Birileri daha çok kazansın diye seni yavaş yavaş canından edebilir”
“Okuduğun kitaplara dikkat et! Hiç farkında olmadan seni insanlıktan çıkarabilir”
“Televizyona çok takılma. Rabbimin sana kullanman için verdiği akıl baştan gidebilir”
“Yanına gelen yabancılara dikkat et! Sapık olabilir”
“Büyüklerin seni kucağına almasına izin verme! Niyeti bozuk olabilir”
“Eş, dost, akrabadan zarar gelmez diyemiyorum, bazen en çok canını acıtan onlar olabilir”
“Yüzüne her güleni dost bilme! Hiç anlamazsın bir gün arkandan vurabilir”
“Kimseden bir şey alıp yeme! Hayatına zehir katabilir”
“Okul en güvenli yerlerden biriydi derdim eskiden olsa. Ama şimdi orda da sapkınlar seni bulabilir (tüm öğretmenlere değil bu sözüm)”
“Yaşadığın hayatı, bulunduğun ülkeyi, geçmişi, geleceği fazla sorgulama. Beynin fikrine dar gelip aklın kafana sığmayabilir”.
“Kavga görürsen aman ayırmaya kalkma! Bir yumruk da senin gözünle buluşabilir”
“Camdan burnunu çıkarma! Kör kurşun gelip seni canından edebilir”
“Dışarıda toplu gezilen yerlerde durma. Hele işlek caddelerde, alışveriş merkezlerinde, her an hayatımızda bir bomba patlayabilir”
“Daha çok şey var nasihat edebileceğim de kuzum. Benim nefesim, senin sabrın yetmez, çatlayabilir”
En can yakıcı olan da ne biliyor musun yavrum! Bu söylemlerin tam tersi ile büyümüş bir insanın yavrularına aynı şeyleri söyleyememesi.
Ben şimdi sana ne deyim be kuzum!
“Anne, beni bu kadar çirkin bir dünyanın kucağına nasıl bırakırsın?”
Burası bu kadar çirkindi de neden getirdin beni buraya” desen!..
Sorduğun her soruya anlamlı bir cevap vermeye çalışan annenin bu soruya verebilecek cevabı yok be kuzucuğum!…
En iyisi mi sen hiç büyüme çocuğum…
Yarınlarda, yavrularımızı bizim büyüdüğümüz o tertemiz nasihatlerle büyütebilmek dileği ile… (Teşekkürler Özge)



YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

aslı

Çok güzel dile getirmişsiniz.
Özellikle de Türk Kürt ironileri çok hoş olmuş tebrik ediyorum…

20.03.2016, 14:27

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .