EROL GÜNGÖR 79 YAŞINDA…

EROL GÜNGÖR 79 YAŞINDA…

24.04.2017

Kırşehir’in 20’nci yüzyılda yetiştirdiği büyük değerlerden Prof. Dr. Erol Güngör’ü henüz 45 yaşında iken sonsuzluğa uğurlamamızın üzerinden 34 yıl geçti. Şimdi yerinde yeller esen Kale’deki ortaokul ve lisede altı yıl aynı sınıfta beraber okuduğumuz Erol için daha önce birçok yazı yazdım. Bu yıl da bir şeyler yazmayı düşünürken eşi Prof. Dr. Şeyma Güngör’ün İslâm Ansiklopedisi’nin […]

Kırşehir’in 20’nci yüzyılda yetiştirdiği büyük değerlerden Prof. Dr. Erol Güngör’ü henüz 45 yaşında iken sonsuzluğa uğurlamamızın üzerinden 34 yıl geçti.
Şimdi yerinde yeller esen Kale’deki ortaokul ve lisede altı yıl aynı sınıfta beraber okuduğumuz Erol için daha önce birçok yazı yazdım. Bu yıl da bir şeyler yazmayı düşünürken eşi Prof. Dr. Şeyma Güngör’ün İslâm Ansiklopedisi’nin 1996 yılında yayınlanan 14’üncü cildinde onun için yazdığı biyografiyi hatırladım. Bu sefer onu bu biyografiyle anmak istedim.
Ama bundan önce de 23 Nisan 2017 günlü “Karar” gazetesinde Bekir Fuat’ın Erol hakkında yazdıklarını aktarmadan geçemedim. Bekir Fuat şöyle diyor yazısında:
“Erol Güngör bu topraklarda yetişen kıymetli bir sosyolog, ciddî bir akademisyen. Fakat hayatı sadece üniversite ile sınırlı değil. Onun bir sohbet çevresi olduğunu duyarım hep. O halkaya dahil olamadığım için de üzülürüm. Mekân Beyazıt’ta bir kültür ortamı: Küllük Kahvesi. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Nihal Atsız’ın, Mümtaz Turhan’ın, Fethi Gemuhluoğlu’nun, Sezai Karakoç’un, Mehmet Niyazi Özdemir’in, Mehmet Genç’in, Hilmi Oflaz’ın da dahil oldukları sohbet halkası.
“Hoca’nın zihnime mıh gibi işleyen sözü: ‘İslâm siyasetin arkasında filizlenen bir doktrin değildir. O hedefine tek başına yürür. İslâm dâvasının asıl yükü fikir adamlarının omuzlarındadır. Müslüman aydınlar, din adamları, âlimler, mütefekkirler, sanatkârlar bu sorumluluğun şuuruna ermelidir. Medeniyeti politikacılar yaratmaz. Medeniyet âlimlerle sanatkârların işidir.’
“Daha lisede okurken bazı derslerde eski Türkçeyle notlar alırmış. Çok çalışkan. Doğu’ya/Batı’ya geniş vukufiyeti var. Okumasını seviyor, dinlemesini seviyor, az konuşuyor. Türkiye’yi ve dünyayı anlamaya çalışan bir hoca. Eserleri kıymetli, paha biçilmez. Türk kültürüne hayatı ve eserleriyle hizmet eden halis bir Türk evladı. İnandığı İslam’a, sevdiği Türkiye’ye bütün varlığıyla bağlı. Türkiye’nin meselelerine tahliller, terkipler getiriyor, fikir yazıları yazıyor. İlme, bilgiye açıyor dünyamızı. Slogana, ideolojiye kapatıyor.”
EROL GÜNGÖR’ü Eşi Prof. Dr. ŞEYMA GÜNGÖR Anlatıyor
Sosyal psikolog, fikir adamı ve yazar Erol Güngör 25 Kasım 1938’de Kırşehir’de doğdu. Babası Hacıhâfızoğulları’ndan Abdullah Sabri Bey, annesi Zeliha Gülsen Hanım’dır. İlk ve orta öğrenimini doğduğu şehirde yaptı. Dedesi Ahî Evran Camii imamı Hâfız Osman Efendi’nin çevresinde ve Kırşehir’in mânevî atmosferi içinde tarih ve kültür konularına ilgi duydu. Ortaokul sıralarında eski yazıyı öğrendi. Lise talebesi iken özel Arapça dersleri aldı. O yıllarda İslâm-Türk kültür tarihinin ana eserlerini okumaya başladı. Bu durum onun daha sonraki ilim hayatının önemli bir tarafını teşkil edecek olan millî ve islâmî kültür değerlerine ilgisinin temelini oluşturdu. Öte yandan Ziya Gökalp, Hilmi Ziya Ülken gibi fikir adamlarının kitaplarını okudu. İlk yazısını da yine bu yıllarda mahallî bir gazetede yayımladı. (Bu gazete benim çıkardığım “Kırşehir Postası”dır. D. Y.)
1956’da Kırşehir Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Bu arada devrin ilim, fikir ve sanat adamlarının toplandığı meclislere katıldı; Fethi Gemuhluoğlu tarafından Mümtaz Turhan’a tanıtıldı. Onun teşvikiyle Hukuk Fakültesi’nden ayrılarak Edebiyat Fakültesi’nin Felsefe Bölümü’ne geçti; üniversitedeki tahsil hayatı boyunca hocasından çok etkilendi.
Erol Güngör öğrenciliği sırasında kendi fakültesinde memurluğa başladı (1957). Bu yıllarda Fransızca yanında İngilizce de öğrendi. Misafir profesör Hains’in laboratuvar asistanlığını yaptı ve derslerini Türkçe’ye çevirdi. Edebiyat Fakültesi’nden mezun olduğu yıl (1961) Tecrübî Psikoloji Kürsüsü’ne asistan tayin edildi. Asistanlığı sırasında Türkiye’de yeni bir ilim dalı olan sosyal psikolojiye yöneldi. Bu disiplinin önemli temsilcilerinden Krech ve Grutchfield’in eserini “Sosyal Psikoloji” adıyla Türkçe’ye tercüme etti. Akademik çalışmalarının yanı sıra dergi ve gazetelerde yazı yazmayı sürdürdü. 1965’te Mümtaz Turhan’ın yönetiminde hazırladığı “Kelami (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon” adlı teziyle doktor unvanını aldı. 1966’da Colorado Üniversitesi’nden sosyal psikolog Kenneth Hammond’un daveti üzerine Amerika’ya gitti. Bu üniversitenin Davranış Bilimleri Enstitüsü’nde milletlerarası bir ekibin araştırmalarına katıldı. 1968’de yurda dönerek Tecrübî Psikoloji Kürsüsü’nde sosyal psikoloji derslerini yürütmeye başladı. Askerliğini yaptığı yıllarda hazırladığı “Şahıslararası İhtilâfların Çözümünde Lisanın Rolü” adını taşıyan teziyle doçent oldu (1970).
İSLÂMIN ve MİLLİYETÇİLİĞİN İLGİYLE İZLENEN YORUMCUSU
Üniversitede verdiği dersler ve ilmi yayınları ile Türkiye’de sosyal psikoloji dalını önemli bir alan haline getiren Erol Güngör Başbakanlık Planlama Teşkilâtı’nda, Milli Eğitim Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı’nın çeşitli komisyonlarında görev aldı. 1978’de genel değerler sistemiyle ahlâkî değerler arasındaki ilişkileri sosyo-psikolojik açıdan incelediği “Değerler Psikolojisi Üzerinde Araştırmalar” başlıklı takdim teziyle sosyal psikoloji profesörü oldu. 1982 yılında Selçuk Üniversitesi’ne rektör tayin edildi. Bu görevi sırasında 24 Nisan 1983’te İstanbul’da vefat etti.
XX. yüzyılın ikinci yarısında islâmı ve milliyetçiliği yeniden ele alıp değerlendirenler arasında önemli bir yeri bulunan Erol Güngör bir tarafıyla Ziya Gökalp ve Mehmet İzzet’le başlayıp Mümtaz Turhan’la devam eden Türk sosyoloji mektebinin bir halkasını teşkil ederken diğer taraftan İslam’ın ve milliyetçiliğin ilgiyle takip edilen bir yorumcusu olmuştur. Kendisinin de bir yazısında belirttiği gibi (“Mümtaz Turhan’ın Ardından”, Hamle, Nr. 2, 17 Ocak 1983, S. 18-20) Mümtaz Turhan bir ilim adamıydı, fakat bir mütefekkir değildi. Psikolojiyi edebiyat ve felsefe ile karıştıranlara karşı çıkmış, meselelerine pozitivist bir zihniyetle yaklaşmıştı. Erol Güngör ise yine sağlam bilgilere ve objektif davranışa sahip olmakla beraber bu bilgileri her sınıftan aydının kavrayabileceği şekilde ifade edebilmiştir. Din, kültür, medeniyet, milliyet gibi birçok düşünür ve yazarın parça parça ele aldığı konulara Güngör sistematik, kategorik, hattâ didaktik bir yön vermiştir. Bu bakımdan terkipçi bir zihniyete sahiptir.
Erol Güngör eserlerinde nakillerden çok birinci kaynaklara, tercümesi yapılmış eserlerde bile orijinal metinlere başvurmuştur. Yazılarının ikna edici oluşunun sebeplerinin başında ele aldığı her konuda metot olarak önce o fikri veya insanı anlamak, öncekilerle veya başka fikirlerle kıyaslamak, daha sonra da tahlil ve terkip etmek gibi açık ve güvenilir bir yol tutması gelir. Kendisinin taraftarı olduğu dünya görüşünün mensuplarını da eleştirmesi inandırıcılığını destekler. Sosyal çalkantıların yoğunlaştığı 1960 sonrasının yayın hayatında Erol Güngör’ün kitaplarından bazılarının yüksek tirajlara ulaşması birçok münakaşa ve ihtilâflarda aklî ve mantıkî delillerle ikna edici bir ifade kullanarak uzlaştırma kabiliyetiyle açıklanabilir (1996 yılı itibariyle “Türk Kültürü ve Milliyetçilik” 11’inci, “İslâmın Bugünkü Meseleleri” 10’uncu, “Kültür Değişmeleri ve Milliyetçilik” 8’inci, “Tarihte Türkler” 7’nci, “İslâm Tasavvufunun Meseleleri” 5’inci basımına ulaşmıştır).
Erol Güngör sosyolojiyi Türkiye’ye getirmesi ve üniversitelerde sosyoloji kürsüsünün kurulmasına öncülük etmesi, sosyolojik tahlillerini Türk sosyal hayatına uygulaması gibi başarıları dolayısıyla takdir ettiği Ziya Gökalp’in din konusundaki tereddütlü ve çelişkili fikirleriyle (“Ziya Gökalp ve Türkçülükte Din Meselesi”, Atsız Armağanı, İstanbul – 1976, S. 267-280) kültür-medeniyet ayırımını da ilmi bir şekilde ele almış ve eleştirmiştir (Muallâ Türköne, “Ziya Gökalp ve Erol Güngör’de Medeniyet Kavramı”, “Erol Güngör İçin”, Ankara – 1988, S. 179-189).
İslamiyet’in güncel problemlerini çeşitli yazılarında ele alan Erol Güngör’ün “İslamın Bugünkü Meseleleri” adlı kitabı Müslümanlığı hayata açmak, reform konusunu spekülasyona kapılmadan sağlıklı olarak yorumlamak, faiz meselesinde yeni bir hamle yapmak gibi önemli konuları ihtiva eder. Ona göre Hıristiyanlık’ta olduğu gibi Kayser’in ve İsa’nın ayrı ayrı hâkimiyetleri söz konusu olamaz. İnsanı maddî ve mânevî bütünlüğüyle kavrayan İslam’da bu bakımdan lâiklik sadece vicdan hürriyeti mânasında düşünülebilir. “İslâm Tasavvufunun Meseleleri” adlı kitabında da şeriat, tasavvuf, akıl-batın, dünya nizamı – iç yaşayış konularını irdeler. Çeşitli felsefe ve dinlerde mistisizmi inceledikten sonra tasavvufun tarihi gelişimi, iktidarla ilişkisi, bilgi, vecd gibi felsefî-psikolojik problemleri değerlendirir. Bütün gayretlere rağmen tasavvufî hareketin zaman zaman (özellikle bazı şathiyyat metinlerinde bir Müslümanı ürkütecek kadar) ehl-i sünnet itikadının dışına taşmasını ve birçok parlak zekayı kültür alanının dışında bırakmasını, böylece mutasavvıfların toplum meselelerine ilgi göstermemelerini de hareketin olumsuz tarafı olarak görür. Buna karşılık pozitivist düşüncenin aşkı ve imanı kalplerden uzaklaştırdığı bir çağda tasavvufun ahlaki ve psikolojik değerini vurgular. Sonuç olarak İslam toplumunun bugün sahip olduğu potansiyelin en çok ihtiyaç duyulan içtihad yönüne çevrilmesini ister.
TELİF ve TERCÜME ESERLERİ, MAKALELERİ
Erol Güngör’ün kitap, makale, deneme, ansiklopedi maddesi ve tercüme şeklindeki neşirlerinin sayısı 300’ü bulmaktadır.
Telif Eserleri:
1. “Türkiye’de Misyoner Faaliyetleri” (E. Kırşehirlioğlu takma adıyla, İstanbul – 1963). Türkiye’deki yabancı kültür hâkimiyetiyle hıristiyanlık telkin ve propagandası hakkında yapılmış bir araştırmadır. Misyonerliğin dünyadaki tarihçesi ve yayınları ile Türkiye’de XIX. yüzyıldan başlayarak kurumlaşması ve faaliyetleri, bu misyonda görev almış yabancı ve azınlık okullarıyla bunların dernek ve hastahanelerinin incelendiği eserde konuya önceki Osmanlı yazarlarının yaptığı gibi islâmiyet ve hıristiyanlık arasındaki farkların tartışılması yerine bir kültür değişmesi problemi olarak yaklaşılmaktadır.
2. “Türk Kültürü ve Milliyetçilik” (İstanbul – 1975; 11. Basım 1995). Milliyetçilik düşüncesinin gelişmesini, Türk kültür ve milliyetçiliğinin dayandığı temelleri sosyal psikoloji açısından inceleyen yazılardan meydana gelmiştir.
3. “Kültür Değişmesi ve Milliyetçilik” (Ankara – 1980; 9. Basım İstanbul – 1995). Çağdaş bir millî kültür kurmanın gereği üzerinde durarak teknoloji ve kültür değişmesi, millî tarih meselesi, örf ve âdetler, millî karakter gibi konuları ele alan bir çalışmadır.
4. “İslâmın Bugünkü Meseleleri” (İstanbul – 1981; 10. Basım 1996). Hicrî XV. yüzyıla giriş sebebiyle kaleme alınmıştır. Eserin esasını bütün müslümanların Batı medeniyeti karşısında yeni bir medeniyet kurmak ve bunu kabul ettirmek mecburiyetinde oldukları fikri teşkil eder. Kitapta islâm dünyasının meseleleri özellikle bu açıdan ele alınmıştır.
5. “İslâm Tasavvufunun Meseleleri” (İstanbul – 1982; 5. Basım 1993). “İslâmın Bugünkü Meseleleri”nde eksik kalan tasavvuf konusunun ele alındığı bir kitaptır. Bir sosyal bilimci olarak tasavvufun tarih, felsefe ve sosyal psikolojinin ışığında nasıl teşekkül ettiğini ortaya koymuş ve islâmiyetteki yeri konusunda değerlendirmeler yapmıştır.
6. “Dünden Bugünden Tarih-Kültür-Milliyetçilik” (Ankara – 1982; 7. Basım 1995). Çeşitli dergilerde yayımlanmış onaltı denemeden meydana gelmiştir.
7. “Tarihte Türkler” (İstanbul – 1988; 6. Basım 1995). Türk siyaset, kültür ve medeniyet tarihini geniş okuyucu kitlesine tanıtmak için kaleme alınmıştır. Vefatı üzerine son şeklini almadan basılan eser Türk tarihinin bir sosyolog gözüyle ele alınması bakımından dikkat çekicidir.
8. “Sosyal Meseleler ve Aydınlar” (Haz. R. Güler – E. Kılınç, İstanbul – 1995). Müellifin çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlanan millî kültür, edebiyat ve Türkiye’nin başlıca sosyal meselelerine dair yetmişbeş makale, ayrıca kendisiyle yapılan dokuz mülâkat ve sohbetten meydana gelmiştir.
9. “Değerler Psikolojisi” (Amsterdam – 1993). Güngör’ün profesörlük takdim tezidir.
10. “Ahlâk Psikolojisi ve Sosyal Ahlâk” (İstanbul – 1995). Güngör’ün sağlığında neşretme imkânı bulamadığı “Ahlâk Psikolojisi” ve “Sosyal Ahlâk” başlıklı iki ayrı çalışmasından oluşur.
Erol Güngör bunlardan başka Emin İşık, Yaşar Erol ve Ahmet Tekin ile birlikte ortaokul ve liseler için ahlâk, Sabri Özbaydar, Belma Özbaydar ve Ayhan Songar ile birlikte lise ve yaygın yüksek öğretim kurumu için psikoloji ders kitapları da yazmıştır.
Tercümeleri: “Sosyal Psikoloji, Nazariye ve Problemler” (D. Krech – R. S. Crutchfield’den, İstanbul – 1965, 1970, 1980); “İktisadî Gelişmenin Merhaleleri” (W. Rostow’dan, İstanbul – 1966; 4. Basım 1980); “Yirminci Asrın Mânası” (Kenneth Boulding’den, İstanbul – 1969; 4. Basım 1980); “Sanayileşmenin Kültür Temelleri” (John Nef’ten, İstanbul – 1970; 3. Basım 1980); “Sınıf Mücadelesi” (Raymond Aron’dan, İstanbul – 1973); “Batı Düşüncesindeki Büyük Değişme” (Paul Hazard’dan, İstanbul – 1973; 2. Basım 1981); “Dünyayı Değiştiren Kitaplar” (Robert Downs’tan, İstanbul – 1980). Bu son kitaba bir takdim yazısı yazan Erol Güngör mütercim olarak adını kullanmamıştır.
Makaleleri: Erol Güngör “Diriliş”, “Türk Yurdu”, “Hisar”, “Yol”, “Ülkücü Öğretmen”, “Töre”, “Türk Edebiyatı”, “Millî Kültür”, “Yeni Düşünce”, “Yeni Sözcü”, “Türk Kültürü”, “Millî Eğitim ve Kültür”, “Konevî”, “Hamle”, “Ortadoğu”, “Millet” gibi dergi ve gazetelere yazdığı makalelerle geniş okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Onun psikolojik araştırmalarıyla ilgili ilmî yayınları da daha çok makalelerden oluşur. Bu yayınların önemlileri şunlardır: “Kültür Temaslarının Atitüdler Üzerine Tesiri” (İstanbul Üniversitesi Tecrübî Psikoloji Çalışmaları III [İstanbul – 1961], S. 21-32, müellifin mezuniyet tezinin özeti); “İntiharlar ve İçtimaî Kıymetleri” (Klinik Symposium I [İstanbul – 1962], S. 22-27); “Kelâmî (Verbal) Yapılarda Estetik Organizasyon” (İstanbul Üniversitesi Tecrübî Psikoloji Çalışmaları IV [İstanbul – 1966], S. 9-40, müellifin doktora tezinin özeti); “Şahıslararası İhtilâflar ve Sübjektif Mâna Sistemleri (The Role of Differential Connotations in Interpersonal Conflict)”, a. g .e. VII [İstanbul – 1968], S. 25-50); “Interpersonal Conflict Reduction: The Effects of Language and Meaning” (Carl E. Kuhlman – Monroe J. Miller ile birlikte, Human Judgment and Social Interaction [USA – 1973], S. 229-237); “Kültürde Eski Yeni” (İstanbul Üniversitesi Tecrübî Psikoloji Çalışmaları II [İstanbul – 1974], S. 79-88); “Denotative and Connotative Meaning in Interpersonal Conflict” (Leadership and Menagement Appaisal [London – 1974], S. 361-374).
Türkiye’de ve Türkiye dışında ölümünden sonra Erol Güngör’ü çeşitli yönleriyle ele alan birçok sempozyum ve anma toplantısı düzenlenmiştir.
ŞEYMA GÜNGÖR KİMDİR?
Eşi Erol Güngör için yazdığı biyografiyi okuduğunuz Prof. Dr. Şeyma Güngör İstanbul’da doğdu. Lisans ve doktora eğitimini İstanbul Üniversitesi’nde yaptı. Resimli Türk Edebiyatı Tarihi ve Yahya Kemal’in kitaplarının hazırlanışı ve yayımlanmasında edebiyat tarihçisi Nihad Sami Banarlı’nın asistanlığını üstlendi. Kubbealtı Akademi Mecmuası’nın yazı işleri müdürlüğünü yaptı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nden mezun oldu. Koç Holding Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde çalıştı. 1977 yılında göreve başladığı İstanbul Üniversitesi’nden 2013 yılında emekli oldu. Bu kurumda Türk Halk Edebiyatı Bilim Dalı Başkanlığı’nı ve İstanbul Üniversitesi Türk Halkbilimi Araştırma Merkezi Müdürlüğü’nü yürüttü. Ek olarak İstanbul Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nda, Mimar Sinan Üniversitesi’nde ve Aydın Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nde dersler verdi. İngiltere ve Japonya’da alanıyla ilgili araştırmalar yaptı, Kwansei Gakuin Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hayato Yamanaka tarafından yürütülmekte olan araştırma projesinde çalıştı. Yurt içi, yurt dışı üniversite, resmi kuruluşlar ve derneklerin düzenledikleri ulusal ve uluslararası kongre, sempozyum ve panellere katıldı, konferanslar verdi. Başlıca araştırma alanları: Fuzulî, maktel türü tasavvuf edebiyatı, âşık edebiyatı, halk tiyatrosu, İstanbul meddah hikâyeleri, Japon rakugo tiyatrosu, Türk aile yapısı, Türk kadın kimliği, İstanbul kültürü, Yahya Kemal.



YORUMLAR

Toplam 3 yorum bulunmaktadır.

Mehmet SATILMIŞ

çok seçkin kıymetli Dursun YASTIMAN ağabeyiErol GÜNGÖR gibi tarihin müstesna mümtaz şahsiyetinden bahsetmek emek vermek derlemek toparlamak ve kırşehirde bir ulu çınarın isminin yok olmasına ve kırşehrimizin enkıymetli evladı ve kırşehrimizin yetiştirdiği değerli bilim adamı bir okula ismini verilmesi ve okulun yıokılışı ile ismin kayıp olması ve yok edilmesi vijdanlara sığarmı sevgi ve saygılarımla ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRİ AVUKAT Mehmet SATILMIŞ

12.06.2017, 14:29
Mehmet Taşçı

Sayın Prof.Dr.Eol Güngör ile ilgili yazı araştırma ,anma okusam irkilmiş ,tekrar tekrar okurum.Kendisine Allahtan rahmet diliyor,bıraktığı eserleri için de teşekkür ediyorum.Tekrar hatılamamızı sağlayan Dursun Yastıman ağabeyimize de teşekkür ediyor,sağlıklı,başarılı daha nice yıllar diliyorum.Avukat Mehmet Bey’e selamlar.Okul arkadaşınYenimahalle / Atatürk Anadolu Lisesi Almanca Öğretmeni Mehmet TAŞÇI

29.07.2017, 1:44
zeki çatar

değerli hocamızı rahmetle ve özlemle anıyorum. Drsun yastıman ağbeyimizede bu anlamlı yazısı için teşekkürlerimi iletiyorum .İkiyıldır ilimizde açılan kitap fuarında ki yayıevlerinde her türlü yabancı yazarın ve cinsellikle kan kokan vampirlik kitapları yer almasına rağmen hocamın onun memleketinde bir tek kitabını görememek beni çileden çıkardı ve fuarda tartışmama sebep oldu ve yazıklar olsun diyerek ayrıldım . Güngör hocayı okumayan bir nesilin yetişmesi bana göre eksik kalır

15.11.2017, 10:12

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .