EL İNSAF

EL İNSAF

09.11.2015

Konuya geçmeden önce yeniden milletvekili seçilen sayın Salih Çetinkaya’yı ve yeni milletvekili -aslında tecrübeli milletvekili- sayın Mikail Aslan’ı tebrik ederim. Yeni görevlerinde başarılar dilerim. Onların başarılı olması demek Kırşehir’e daha çok yatırım daha çok hizmet demek. Şimdi ortada AKP açısından uyumlu bir ekip var. Başarılı bir Belediye Başkanı olarak hizmete devam etmekte olan Sayın Yaşar […]

Konuya geçmeden önce yeniden milletvekili seçilen sayın Salih Çetinkaya’yı ve yeni milletvekili -aslında tecrübeli milletvekili- sayın Mikail Aslan’ı tebrik ederim. Yeni görevlerinde başarılar dilerim. Onların başarılı olması demek Kırşehir’e daha çok yatırım daha çok hizmet demek.
Şimdi ortada AKP açısından uyumlu bir ekip var. Başarılı bir Belediye Başkanı olarak hizmete devam etmekte olan Sayın Yaşar Bahçeci, AKP il başkanı, partisinin oylarını danışmanları ve ekipleri ile birlikte yüzde 50’lere çıkarmayı başaran sayın Mustafa Kendirli ve sayın iki AKP Kırşehir milletvekili.
Ve partileri AKP, dört yıllığına tek başına iktidar.
Artık hiç bir mazeretleri olmayacak. İnşallah bu süreci hep beraber yaşayıp göreceğiz. Kırşehir’e hizmet gelmesi demek biz Kırşehirlilerin yaşam kalitesinin daha da artması demektir. Bunu unutmayalım. Hem sosyal hem ekonomik olarak yaşam kalitesinden söz ediyorum.
Detayları ayrı bir yazımda daha net ele alacağım.
Konumuza geçelim.
Neden “El insaf” diyorum acaba?
Allah aşkına siz söyleyin:
HDP Genel Başkanını izliyorum: “Bir milyon oy kaybettik, ama bu seçimlerden zaferle çıktık” sözleri nedir? Nasıl bir milyon oy kaybedilip seçimlerden zaferle çıkılır? Sayın Demirtaş kimi kandırıyor? Kendi tabanı nispeten daha örgütçü, bu yalanı yutar mı bilmem. Ama ben anlamadım. Anlamıyorum. Bunun için “el insaf” diyorum.
Seçimlerden sonra gözler CHP’ye çevriliyor.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem başarı hem başarısız anlamına gelen sıradan bir değerlendirme konuşması dinliyoruz. Neyse, buna “el insaf” denilmez tabii ki.
Ne zaman sayın Genel Sekreter Gürsel Tekin kameralar karşısına geçip konuşmaya başlıyor. “Milletvekilini artıran tek partiyiz” diyor. İşte burada gene dayanamayıp “el insaf” diyorum.
Oysa reaksiyon olması lazım. Değerlendirmelerin vakit kaybetmeden bir plan dahilinde “tepeden tırnağa” yapılması lâzım. AKP sizi nasıl 30 gün oyaladı, bunun hesabı kimden sorulacak araştırılması lâzım. (Bu konuda görüşmelerin ana hatları ve saatleri ben de mevcut. Uzlaşılan ve uzlaşılamayan konular da belli. Ancak bütün bunlar 30 günü izah etmeye yetmez. Erken seçime doğru evrilen bir taktiğe koca bir CHP’nin düşmesini izah etmeye yetmez.) Aday belirlemelerinde nerelerde hatalar oldu. Nerelerde oylarımız neden düştü? Araştırılması incelenmesi lâzım.
Heyhat….
Birileri gene bunları yazdığım için, tıpkı sayın Yılmaz Özdil’e kızdıkları gibi kızıp hakaretimsi yorumlar yapacaklar ama gerçek gerçektir. Bir parti yüzde 50’ye yakın oy almış, teşkilatlarını topluyor “kalan % 50 neden bize oy vermiyor araştırın” diyor, yerinde sayan, devamlı patinaj yapan ana muhalefet partisi “milletvekili sayısını artıran tek partiyiz” diyor. Buna “el insaf” denilmez de ne denir.
Milletvekili sayısını yarıya yakın kaybeden MHP’de sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli “görevimin başındayım” diye demeç veriyor. 1 Kasım 2015 seçimlerinden sonra izledikleri yolu tam açıklayamayan, halkı ikna edemeyen MHP için umut verici hiçbir belirti yok. Buna da “el insaf” diyorum.
Oysa ,- HDP’yi geçiyorum. Onlar 1 Kasım 2015 seçimlerinde kendilerine verilen oyların anlamını yanlış anladılar ya da başka planlarını devreye sokmak için kullandılar .- CHP ve MHP’den vatandaş çok şey bekliyor.
Bakın CHP’nin bir emekli vaadi ve bir asgari ücret vaadi bile -projesi demiyorum- iktidarın davranışını nasıl değiştirdi. Bundan kazançlı olan emekçi kesimler, dar gelirli kesimler oldu elbette ki.
Şimdi olması gerekenler ne diyeceksiniz?
Ben gerçekleşeceğini pek sanmıyorum ama:
Muhalefet partilerinde “kökten değişim” olmalı.
Bu partiler tepeden tırnağa, ideolojilerinden örgütsel yapılarına kadar, il binalarındaki mobilyalarına kadar değişmeli, evrilmeli, kendilerini yenilemeli.
Türkiye’nin değişen yeni sosyolojik yapısına, sosyo-ekonomik,sosyo-psikolojik yapısına göre kendilerini, örgütlerini, strateji ve taktiklerini değiştirmeleri gerekiyor.
Yeni projelerle-vaatlerle değil- halkın karşısına çıkıp aynı “milli görüşçülerin” 1980’lerde yaptığı gibi yılmadan, bıkmadan usanmadan büyük bir sabırla kendilerine inanan insanların sayısını arttırmaları gerekiyor.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .