Dünün Ahilik örgütlenmesi, günümüzün sendikal ve meslek odaları

Dünün Ahilik örgütlenmesi, günümüzün sendikal ve meslek odaları

11.05.2015

Ahilik onüçüncü yüzyılda Anadolu medeniyetinin kurulmasında Yunus Emre,Ahi Evran, Mevlana , Hacı Bektaş gibi önemli şahsiyetlerin oluşturulmuş olduğu bir kavram ve kurumdur. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi sonrasında Anadolu halkının ekonomik, sosyal ve kültürel hayatını düzenleyen kurumlardan biridir. Sendika ve meslek odaları örgütlenmesi ile Ahilik ilişkisini kurmak gerekirse Ahilik devletten ve yerel egemenlerden bağımsız halkın kendi inisiyatifi […]

Ahilik onüçüncü yüzyılda Anadolu medeniyetinin kurulmasında Yunus Emre,Ahi Evran, Mevlana , Hacı Bektaş gibi önemli şahsiyetlerin oluşturulmuş olduğu bir kavram ve kurumdur.
Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi sonrasında Anadolu halkının ekonomik, sosyal ve kültürel hayatını düzenleyen kurumlardan biridir.
Sendika ve meslek odaları örgütlenmesi ile Ahilik ilişkisini kurmak gerekirse Ahilik devletten ve yerel egemenlerden bağımsız halkın kendi inisiyatifi ile kurmuş olduğu sivil toplum örgütlenmesidir. Bir esnaf örgütlenmesi gibi gözükse de üretim, tüketim ilişkilerinden emek değer ilişkilerine haksız ve kuralsız rekabetten, insanın sömürülmesine ve kandırılmasına karşı çıkan anlayışla insanı esas olan insani üretimin ve tüketimin aracı değil amacı gören kurallarıyla tam da sendikaların ulaşmak istedikleri hedefleri işaret etmiştir.
Ahiliğin devletten, otoriter güçten bağımsız bir sivil organizasyon olması ayrıca bir önem kazanmakta bugün dahi gücün, otoritenin ve eğmemenin isteği ve yörüngesi içerisinde hareket eden sendikaların nasıl bir yanlış içerisinde olduğunu anlama bakımdan önem kazanmaktadır.
Sivil örgütlenme olan, Ahilik örgütlenmesi modern Dünyanın temel taşını oluşturmuştur.
Üretim, tüketim ilişkilerini o zamandan düzenleyen Ahilik anlayışı içerisinde üretimin kalitesinden, standardından tutun ki haksız ve aç gözlü rekabetin insanı insan olma özelliğinden uzaklaştırıldığını hile, düzenbazlık aldatma gibi ticari faaliyetlerin toplum düzenini çürüttüğünü ortaya koymuştur.
Bugün adına serbest piyasa denen, insanı üretimin ve tüketimin birer aracı olarak gören anlayışın dünyamızı ne hale getirdiğini açıkça görmekteyiz. Tüm amacı kar olan bu düzenin, başta insani ilişkiler olmak üzere ekolojik dengeyi doğayı, denizi ,ormanı nasıl tahrip ettiğini açıkça görüyoruz .
Ahiliğin bugün ki modern toplumda endüstriyel ilişkiler içerisinde usta, kalfa, çırak ilişkisi içerisinde de bir yerinin olduğu, işi öğreten ,bilgi ve becerisi olana saygı gösterilmesidir. Bir birlerini seven, saygı duyan, yoksulu, kimsesizi gözeten bu teşkilatlanma insanlığa örnek olacak bir süreci başlatmıştır.
Üretim ve tüketim faaliyetlerini düzenleyen bu sistemde eğitimin de ayrı bir önemi var. Yüksek teknoloji çağında üretim yapan kalifiye elemanların, hem teorik hem pratik eğitimlerinin hayat boyu sürdürülmesi kabul eden Ahilik öğretisinde eğitim önemli bir yer tutmaktadır.
Kısaca özetleyecek olursak Ahiliğin Anadolu’da ilk örgütlenme modeli olması, sivil bir örgütlenme olması, üretim, tüketim, bölüşüm ilişkilerini düzenlemesi ,üretim ve tüketimde belli ahlaki ve insani kurallarının olması sömürüye karşı olması ,yoksulu ,kimsesizi ,güçsüzü düşünmesi sosyal devlet anlayışının ilk oluşumunu oluşturması piyasa ekonomisinin yıkıcı,bozucu ve her şeyi kar olarak gören anlayışa karşı, insanı merkezine alan anlayış olarak, aracısız ve tefecisiz bir sistem olması, sömürüye karşı olması ve de kolektif anlayış olan kooperatifçiliğin de fikir babası olması Ahiliği anlamlandırmaktadır.
Ahilik insanları dinleri , dilleri, mezhepleri ve inançlarına göre sınıflandırmamış, esnafların Ahilik teşkilatına girmesinin yolunun doğruluktan, dürüstlükten ve hoşgörüden geçtiğinin önceliklerini vermiştir.
Tüm bunları alt alta koyduğumuzda Ahilik ile sendikacılığın ve meslek örgütlenmelerinin örgütlü toplum olmanın il nüveleri olduğunu görmekteyiz. Örgütlü toplumlar, toplumun her türlü sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerini, ahlaki ve insani boyutta düzenlemek ve hak arama kanallarını açmak, üretimi insan için, doğayı kirletmeden üretmeyi, üretilen malların kaliteli ve güvenilir olmasını sağlamak, toplumun yoksulunu, düşkününü gözetmek ve hiçbir otoriteye bağlı olmamak sendikaların ve meslek odalarının temel özelliği olmalıdır. Ahiliğin bize öğrettiği budur.
Ahilik kültürü ve anlayışı ile yetişmiş olan KIRŞEHİR halkı yeniden geçmişinde var olan bu anlayışa sahip çıkmalı ve Anadolu’nun parlayan bir güneşi olmalıdırlar.
kaya.yildirim@gmail.com



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .