Dünü-bugünü ve yarını ile CHP…

Dünü-bugünü ve yarını ile CHP…

25.12.2015

Nasıl ki Kırşehir’de de olduğu gibi son kongre süreçlerinde adeta bir demokrasi katliamına neden olan CHP’nin parti içi ayak oyunlarına, kukla, yalaka ve arsız siyaset tavrı koyanlara benimde diyeceklerim var elbet. Bakıldığında, Kırşehir CHP’nin tüm delege, belediye başkanlıkları seçim süreçlerinde, parti üyelerinin en iyileri hiç bir adaylık ve talep merkezine konulmamış, en iyisinden en aydınına […]

Nasıl ki Kırşehir’de de olduğu gibi son kongre süreçlerinde adeta bir demokrasi katliamına neden olan CHP’nin parti içi ayak oyunlarına, kukla, yalaka ve arsız siyaset tavrı koyanlara benimde diyeceklerim var elbet. Bakıldığında, Kırşehir CHP’nin tüm delege, belediye başkanlıkları seçim süreçlerinde, parti üyelerinin en iyileri hiç bir adaylık ve talep merkezine konulmamış, en iyisinden en aydınına karşı korkak bir politika izlenmiştir. En iyilerden uzak kalmaya ısrar edenlerde bu kentte örgütün varlığına mal olan ağır kayıplar vermiştir.
CHP’nin kurtuluş mücadelesinin hassasiyetlerini kavramış olsaydınız, kesintisiz kazandırdığını görürdünüz. Yalnızca kurtuluş mücadelesiyle kazanılmış bir CHP değildir. En yüksek ideolojik yoğunlaşmadır. Politikayı en gerçekçi kavrayıştır. Ben, bana göre CHP’den bahsediyorum! Bugün CHP’yi geriye düşürenlerin kavradığı biçimde değil. Bu birazda, gerçekten halkçı ve Türkiye’nin gerçekten bağımsızlığını isteyenler, özleyenler için böyledir. Ve CHP siyasetinde kollektif siyaseti (kadın-genç-işçi-emekçi-öğrenci) mümkün kılacak, parti siyasetinin gerçekten başarısını isteyenlere bu düşünce aracından başka bir gelişme yolunun kendilerine tanınmasından ileri gelmektedir.
Yüreğinde umut büyütenler, CHP’de, mevcutların politik tutumlarından giderek uzaklaşıyor. Ve bir çoğunda olduğu gibi iktidara ulaşmanın umudundan da uzaklaşıyorlar. CHP yoğunluğuyla yaşama karşı savaştıkları kadar, başarısızlığın etkenlerinden uzaklaştıkları gibi, yerelde siyasal koşulsuzluğun gerçeğinden de uzaklaşıyorlar.
Siyasal terbiyede, yersiz yere bir bitkinin (partili) çiğnenmiş olması gerçeğini dahi büyük bir tepkiyle karşılamak gerekir. Basılmaması gerekirken birisi umuda, geleceğe, yücelmenin değerlerine ulaşmış bir bitkiye (partiliye) basıyorsa, derhal bu olumsuzluk, bağlayıcı tavırla durdurulmalıdır. CHP mekanizmalarının hassasiyeti bu olmalıdır.
Geçmişte, CHP varlığını ve gerçeğini, nasıl kazandı biliyor musunuz?
Bir mücadele ve bir derinleşmenin gerçeğiyle 92 yılını bugüne alıp geldi. 1923’lerde küçük bir grup, geleceğin savaşına çıkarak, o kurtuluş mücadelesinde yeni bir insanlık nasıl yaratılır, bir ulus nasıl inşa edilir? sorusuyla, tarihinin yoğunluğu böyle ifade edilmelidir. Bu derin doğuşun ardı kesinlikle bırakılmamalıdır. CHP’yi var eden tutum, kurumsallaşmasına yol açan kişiler, sermaye odalarında kurulmamış bir parti gerçeğinin bütün kapsamları ele alınmalı, derinleştirilmeli, çözümlenmeli ve yapılması gerekenler yapılmalıdır. Böylece Türkiye Halkına karşı ağır vicdani yük altından kurtulunmalıdır.
Bunu geçmişte de ifade etmiştim. Partinin bir önderlik krizi var ve bu kriz hala çözülmüş değil. Bu durum neyi doğruladı biliyor musunuz?
Öteden beri halkın egemen oylarının kazanılamadığı gerçeğini.
Tarihte, Mustafa Kemal, bütün bir Türkiye Halkını direnişine bağlamış ve önderliğini ölümüne uygulamıştır. Toplumsallaşmanın ve siyasallaşmanın birliğini sağlamış, kudretli tutumu ve yakaladığı halk ruhu ile kimse mücadelesine karşı gelmemiş, bütün dünyanın ulus olma gerçeğini örnek aldırarak, masa başında bağlayıcı bir politika sürdürmüştür. Hiçbir muhalif koşullar karşı çıkamamış, çıkmış ise de hesabını vermiş, ideolojik yoğunluğunu savunmuştur. Bugün ise, getirdikleri başarısızlığa karşı, CHP’nin önderliğinde olanlar, CHP derinliğini savunmak ve uğrattığı sarsıntıların hesabını da vermek durumunda olmalıdır. 92 yıllık çınar, CHP ve geçmişin onur savaşçılarının yüceliği böyle savunulmalıdır, böyle bir CHP gerçeği ortaya konulmalıdır.
Parti sorunsallarının taşınabileceği bir muhatap merkezi yok. Gerek parti düzeyinde, gerekse kişisel düzeyde. Keza bu belirsizlik, fikri kayıpları da beraberinde getirmektedir. Bugün iktidarın depremlerine karşı daha bir cesaret edilmelidir. Zira ben bunu bir çoklarının körlüğünden daha iyi görebiliyorum. İktidarın risk paylarına karşı geride kalmak değil, savaşçı adımlar atılarak, çözümün ve mücadelenin koridorları genişletilmelidir. CHP ideolojisini daha iyi kavramak ve ülke sorunlarına, parti üyelerine karşı daha cesaretli siyasallaşma tarzı ortaya konulmalıdır. Siyaset yapmanın bütün kanalları açılmalıdır.
Bu ülkenin tek savunma kalesi CHP’dir. Onun gerçeğine bir şey olursa eğer, biliyorum ki, bu ülkede bir arada yaşamı bütün kaslarıyla isteyen bir ulusun toplumsal varlığı büyük bir tehlikeye girecektir. Tarihi hatırlamak gerekirse, son Halife, Ali’nin döneminde, mezheplerin savaşı dehşet boyutlara ulaşmıştır. Derin bir parçalanma olmuş ve kan gövdeyi götürmüştür. Emperyalist kuvvetlerin ısrarıyla, bu geçmişin gerçeği bugünde bir çok coğrafyada yaşama geçirilmeye çalışılmaktadır. Kısaca CHP’nin geçmişi ve geleceğe entegresi dizayn edilmez, yaşanılır kılınmaz ise, hem parti içinde, hem de bu ülkede toplumsal ilişkiler karmakarışık bir hal alacaktır. O nedenle CHP’nin gücü çok radikal siyasallaşma dinamiklerle çalışılır hale getirilmelidir. Siyasallaşma gerçeğini kullanma fırsatını durduran iç dinamiklerin, halktan ve parti yoldaşlığından uzak eylemleri ise ellerinden alınmalıdır. Nedeni belli olmayan ayrışmalara girmeden, büyük anlayışsızlıklara, sapkınlıklara düşmeden, bir çözüme götürme aşaması geliştirilmelidir. Bildiğimiz, karşımızdaki gücün yenmenin imkansız olduğunu bilmekte olsa, bunu yapmalıyız. Zira, iktidarın ilerleyişi zamana sığmıyorken, CHP’ye her geçen yıl yeni çelişken boyutlar eklemlenmektedir.
Nereden geldiğimizi ve nasıl bir duruma sokulduğumuzu anlayabilirsek. Ve nasıl olmamız gerektiğini kavrayabilirsek. Neler yapabileceğimizin ortak dilini oluşturur, eylemlerini kararlaştırırsak. Anlamlı bir siyasallaşmayı yakalamış, herkesi dayanışma ve bir arada yaşam gerçeği ile kucaklayabilirsek, görürüz ki bu ülkenin CHP ne gerçekten ihtiyacı vardır. Ve görürüz ki, halkı başka türlü anlamak, CHP’nin başarı gerçeğini başka türlü vermek mümkün değilmiş. CHP varlığı üzerine sürekli durulmalı, tarih sorgulanmalı, ‘’halk’’ kavramının bütün kapsamları tartışılmalı ve varsa laik-demokratik-gerçekten bağımsız Türkiye, büyük insanlık iddiamız, gerçekten bir arada siyaset yapmanın toplumsal değerleri yakalanmalıdır. Yürekten ve derin bir irade ile bunun kavgası verilmelidir. Artık zaman, kendimizi yeniden kurtuluşa götürme zamanıdır. Gerçekten bu anlamda CHP bir diriliş olayı, kurtuluş olayı, yüce insanlık ideali olayı olmalıdır. Zira CHP’nin yeni bir söyleme, yeni bir tarife de ihtiyacı yoktur. Devrimci bir partidir. Bu özünü korusa yeter!



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .