Döviz düşüyor, fiyatlar düşmüyor

Döviz düşüyor, fiyatlar düşmüyor

14.09.2018

Merkez Bankası’nın politika faizi artırarak yüzde 17.75’ten yüzde 24’e yükseltmesinin ardından döviz kurlarında sert yükseliş görülürken, dövizdeki bu düşüşün piyasalara yansımaması tepki çekiyor. Kırşehir’de faaliyet gösteren esnafların döviz kurunu gerekçe göstererek tüm ürünlerini arttırdığını, ancak dövizin düşüşe geçmesine rağmen fiyatların inmediği gibi, tam tersine daha da artmasına anlam veremediklerini söylediler. Döviz kurlarındaki artışı gerekçe gösteren […]

Merkez Bankası’nın politika faizi artırarak yüzde 17.75’ten yüzde 24’e yükseltmesinin ardından döviz kurlarında sert yükseliş görülürken, dövizdeki bu düşüşün piyasalara yansımaması tepki çekiyor.
Kırşehir’de faaliyet gösteren esnafların döviz kurunu gerekçe göstererek tüm ürünlerini arttırdığını, ancak dövizin düşüşe geçmesine rağmen fiyatların inmediği gibi, tam tersine daha da artmasına anlam veremediklerini söylediler.
Döviz kurlarındaki artışı gerekçe gösteren bir çok firma ellerinde bulunan ürünleri ya piyasaya sürmüyor, ya da sürdükleri ürünlerin fiyatlarını ikiye katlıyor. Bu durumu gerekçe gösteren marketler ve gıda satıcıları her gün zam yaparak etiketleri değiştiriyor.
Vali İbrahim Akın’ın son aylarda döviz kurundaki artışı gerekçe göstererek sattıkları mal ve ürünleri yüksek oranda arttıran kişi ve firmaları yakın takibe aldıklarını açıklamasına rağmen, fırsatçıların fiyatları arttırmadığı gün hemen hemen yok gibi. Sudan salçaya, deterjandan peçeteye, makarnadan, peynire, süte, yoğurta, tereyağa ve çaya kadar bir çok gıda ürününün fiyatlarının her gün değiştiğini gören tüketiciler, bunu yapanların fırsatçıların artarak devam ettiğini ifade eden Kırşehirliler, “Kırşehir’de gıdadan, giyim kuşama, kömürden, kırtasiyeden beyaz eşyaya kadar bütün sektörler döviz kurlarındaki artışa göstererek sattıkları ürünlere yüzde 100’e varan oranlarda arttırdı. Şimdi hükümetin ve merkez Bankası’nın kararları ile 7 lirayla çıkan dolar 6 lira, 8 liraya çıkan Euro 7 lira seviyelere indi. Ama fiyatlar nedense bir türlü inmiyor, indirilmiyor. Bu konuda neden bir şey yapılmıyor. Döviz kurlarındaki yükselişi fırsata çevirenlere kim dur diyecek?” diye tepkilerini dile getirerek, Kırşehir’deki yetkililerin gerekli denetimleri yaparak bu oyunu bozmaları dileğinde bulundular.
Akaryakıt, doğalgaz, elektrik gibi kalemlere yapılan zamların da geri alınmasını isteyen Kırşehirliler, “Madem ki faizler yükseldi, döviz kurları düştü. O zaman daha önce döviz kaynaklı nedenlerle fiyatları yükseltilen akaryakıt, doğalgaz, elektrik gibi kalemlere yapılan zamlar da geri alınmalı. Bu zamlar bütün ürünlerin artmasına neden oluyor. Akaryakıta 3 kez zam geldi fakat bu pompa fiyatlarına yansıtılmayarak ÖTV’den karşılandı. Aynı şekilde ÖTV’ye de pompa fiyatlarına benzinde litre başına 59 kuruş, motorinde 54 kuruş ve LPG’de de 34 kuruş zam geldi. Bunun yanı sıra konut kullanıcıları için elektrik fiyat artışı yüzde 9 olurken, sanayi abonelerine yüzde 14 oranında zam yapıldı. Böylece geçen yıla göre toplamda yüzde 33’e ulaşan zam oranıyla 4 kişilik bir aile aynı elektrik tüketimi için 31 lira daha fazla ödemek zorunda kalacak. Yapılan zamlar bir taraftan fiyatların genel seviyesini yükseltirken bir taraftan da halkın alım gücünü düşürüyor. Gıda sektöründe aynı fiyat üzerinden gramaj düşürülerek gizli zam yapılması rakamlara yansımıyor ama halkın alım gücünü giderek düşürüyor. Özellikle paketli ürünlerin bir çoğunda fiyatlar değişmemiş gibi gözükse de paketteki gramaj azaltılıyor. Gizli ya da açıkça yapılan zamların önünü geçilmesi gerekiyor. Eğer bu zamlar geri alınmazsa, bizlerin alım gücü daha da düşecek ve bundan bütün sektörler olumsuz yönde etkilenecektir” diye konuştular.
FAİZLERİN YÜKSELMESİNE CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN TEPKİ
Merkez Bankasının faizleri arttırması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisini çekti.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
“Seçim öncesi bir parça yükselen döviz kurunun düşmesi veya yatay seyre geçmesini beklerken tam tersi bir durumla karşılaştık. ABD yönetiminin Türkiye ekonomisini hedef alan alçak bir saldırı ile karşı karşıya kaldık. Açık konuşmak gerekirse yıl başında 3.8 olan mart başında bu durumu koruyan nisan başında 4 olan mayıs başında 4,12 olan haziranda seçimlerin ertesi günü 4,6 olan döviz yükselişini buraya kadar anlayabilirdik. Seçim belirsizliği nedeniyle buraya kadar olabilir diye baktık. Bundan sonrasını böyle değerlendiremiyoruz. Ağustosta 7 liraya yükselmesi ekonomik suikasttır. Böyle bir sonucun ortaya çıkması meselenin siyasi olduğuna işaret ediyor. Türkiye bir hukuk devletidir, bir kabile devleti değildir. Türkiye’nin yaşadığı bu hadise dünyada hiçbir ülkenin siyasi ve ekonomik bağımsızlığının olmadığının göstergesidir. İş ekonomi sınırlarını aştı, Türkiye’nin cezalandırılması boyutuna ulaştı. Bu saldırıyı belirli bir noktada durdurduk. Mücadelemiz amansız bir şekilde sürüyor. Maruz kaldığımız saldırının manivelası kur gibi görülse de asıl darbeyi enflasyon ve faiz olarak alıyoruz. Faizi yöneticiler belirler, enflasyonu yönetici belirlemez. Enflasyon faizin akışı ile oluşur. Merkez Bankası defalarca enflasyonu herkes açıklamıştır ama enflasyon Merkez Bankası’nın açıkladığı gibi gerçekleşmemiştir. Bakıyorsunuz yıl donunda revize ediyor. Madem biliyorsun bu işi… Faiz tutuyor da enflasyon neden tutmuyor. Son olarak Merkez Bankası sürekli gündeme getirilen faiz artırımını da oldukça yüksek bir oranla gerçekleştirdi. Hadi buyur bağımsızlık. Şu an sabır safham, bu sabır bir yere kadar. Sadece bir kur manivelasıyla bir ülke terbiye edilemez. Finans kuruluşlarına tabii ki ihtiyacımız var. Onlarsız bir ekonomi olmaz. Onların ayakta kalışı da bizim reel ekonomi ve yatırımcının güçlü olmasına bağlıdır. O tulumbaya suyu koymamız lazım ki tulumbadan su gelsin. Kişisel olarak faiz meselesine bakışımı bilmenizi isterim. Bu meseleyi gerek sizlerle gerek milletimle defalarca paylaştım.” (HABER: SALİH GÜNER)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .