Din simsarlarının hayvanlık yorumu!

Din simsarlarının hayvanlık yorumu!

15.06.2016

Kırşehir‘de Ramazan ayının başlamasıyla beraber, belediyenin yardımıyla iftar yemekleri dağıtımı da başladı. Şehrimizde misafir olarak kalan Suriyeli ve Iraklı komşularımız hayli memnun kalıyorlar. Aylardır ve hatta yıllardır doğru dürüst sıcak yemek yüzü göremeyen Müslüman kardeşler Ramazan ayının bitmesine en çok üzülenler olacaktır. Müslümanların birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu son zamanlarda, iftar yemeklerinde kaynaşmaları […]

Kırşehir‘de Ramazan ayının başlamasıyla beraber, belediyenin yardımıyla iftar yemekleri dağıtımı da başladı. Şehrimizde misafir olarak kalan Suriyeli ve Iraklı komşularımız hayli memnun kalıyorlar. Aylardır ve hatta yıllardır doğru dürüst sıcak yemek yüzü göremeyen Müslüman kardeşler Ramazan ayının bitmesine en çok üzülenler olacaktır. Müslümanların birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu son zamanlarda, iftar yemeklerinde kaynaşmaları bazı çevreleri rahatsız etmişe benziyor.
İşte Cacabey Meydanı’nda yüzlerce masa ve sandalye, kurulan çadıra yemekler, çorbalar, salatalar velhasıl kelam verilen menüye göre hazırlanıyor her şey.
Yemek için sabahtan akşama kadar o sandalyede oturanlar, orda da her gün yemek yemeyi alışkanlık haline getirenlere diyecek bir şey bulamıyorum tabi ki…
Yiyin beyler yiyin, aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yiyin.
Nasıl olsa bu milletin halinden anlayan yok. Gün Ramazan ayı, bu kutsal ayda bu tür görüntüler etik olmasa da millet kabul etmişse, yiyen de, içen de, yediren de memnunsa afiyet olsun tüm yiyenlere demekken başka elimizden gelen bir şey de yok zaten…
Ramazan ayı merhametin ve sevginin zirve yaptığı bir aydır Müslümanlar için. İbadetin en hayırlı olduğu aydır Ramazan ayı.
Kutsal ve ibadetin yoğun olduğu ay, bayramla beraber biter ve yine eski alışkanlıklarla hayata devam ederiz.
Bin beş yüz yıldır böyledir. Fakat bu ayda dini duyguların etkisi altında kalan bazı Müslümanlar, esasında bunlara Müslümanlık ve Tanrının gönüllü fedaileri de diyebilirsiniz.
Bunlar her türlü provokatör eylemlerde ön plana çıkar, hatta o kadar ileri gidenler olur ki sanki kendilerini görevli ve tanrı, din uğruna çalıştığını açık açık söylerler. Ama bu tip provokatörlerin bir TV kanalında bağıra bağıra bütün insanlığa hakaret içerikli ifadeler kullanması ve hatta bunu devletin, esasında devletin değil bütün halkın kanalı vasfını taşıyan bir TV kanalında yaparsa bunun adı nedir. Bu kanal TRT, TRT Türkiye’de yaşayan bütün halkın, gönüllü ve cebren cebinden alınan paralarla kurulan ve yayın hayatına devam eden bir kanal.
Bu kanala aktarılan paralar, din dil ve ırk gözetmeden Türkiye’de yaşayan kimselerin cebinden ve kullandığı elektriğin faturalarına işlenerek bir nevi cebren alınan paralarıdır. Böyle bir kanalın ekranlarında, insanlığa ve insanlara hakaret dolu konuşmalar yayınlanıyor. Bir patavatsız güya din hocasıymış. Bir de bu hoca kılıklı densiz üniversitede öğretim üyesi imiş. Bu adamın ifadesine dikkat buyurun, bunu üstüne basa basa söylüyor.
“Namaz kılmayan insan değil hayvanmış!” ve bu Kuran’da bile yazıyormuş. Çok ayıp ayıbın daha da ayıbı olan bu şahsın hoca olması, güya hoca hala görevde devam ediyorsa bu daha da ayıp.
Bunu haber yapan muhabir, bunu yayınlayan spiker artık bu skandala kim karışmışsa derhal o görevden uzaklaştırılması gerekir.
Bu ülkede değişik dinlere inanan insanlar yaşıyor. Sadece Türkiye’de değil dünyada kitaplı dinlerden hariç birçok inanışlara sahip olan insanlar var. Bunlara hakaret etme yetkisini kendisine kim verdi, daha önemlisi bu cesareti nerden aldı, adam kılıklı yaratık.
Diyanet yetkililerinden halk bir açıklama ve özür bekliyor, eğer bu şahsın dediği gibi ise onaylasın.
Hani İslam dini hoş görülü ve toleranslı bir dindi?
Son zamanlarda toplumu tahrik edici açıklamalar ve davranışlarla karşılaşmaya başladık. Bunu kimler yapıyor veya kimlere sırtlarını dayayanlar yapıyor. Türkiye ile hesaplaşmak isteyen ve zaman atmosferinde istifade ederek kinlerini kusmaya çalışanlar mı var acaba.
Var olduğunu hepimiz biliyoruz da, bildiğimiz halde neden böyle şom ağızlılara fırsat veriyoruz veya veriliyor. Dinde zorlama olmadığını din âlimleri söylüyor. Allah kitap göndermiş, gönderdiği kitabı halka anlatsın diye peygamber görevlendirmiş ve peygambere bile halka zorla dine davet edilmeyeceğini ayetlerle bildirmiş.
Ama gel gör ki bazı kendini bilmezler çıkıp böyle abuk subuk laflar edip toplum huzurunu bozabiliyor. Gerçek Müslüman davranışlarıyla topluma örnek olur. Kitabın uygulamalarıyla dine davet eder, hakaretle dine davet olmaz. Son zamanlarda siyasette belden aşağı çalışmalar, zaten içte yaşanan kargaşa ve kaosa birde dini tartışmalar eklenerek, Türkiye’yi de doğu ve güney sınırlarımızda yaşanan iç çatışmalara mı eklemek istiyorlar.
İstenilenden şüphe yok, her yol deneniyor da acaba mezhep çatışmalarını en kolay yol olarak mı görüyorlar.
Lütfen herkes ağzından çıkan sözlere sahip olsun. Arkadan çıkana kimse karışamaz o herkesin kendi sorunu. Konuşmasını da bilmeyenler lütfen ağzından yellenmesin.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .