Devletin güvenlik hafızası sıfırlanacak!

Devletin güvenlik hafızası sıfırlanacak!

23.02.2015

TBMM Genel Kurulu’nda, kamuoyunda “iç güvenlik paketi” olarak bilinen tasarının ilk 10 maddesi kabul edildi. Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeler sırasında tartışmalara neden olan İç Güvenlik Yasası ile ilgili kamuoyu tepkileri sürerken, Kırşehir Barosu Avukatı Erhan Topel, 10 maddesi kabul edilen yasa tasarısının güvenlik güçlerine ilişkin getireceği değişikliklerle ilgili bilgiler verdi. Devletin güvenlik hafızasının sıfırlanacağını belirterek, […]

TBMM Genel Kurulu’nda, kamuoyunda “iç güvenlik paketi” olarak bilinen tasarının ilk 10 maddesi kabul edildi.

Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeler sırasında tartışmalara neden olan İç Güvenlik Yasası ile ilgili kamuoyu tepkileri sürerken, Kırşehir Barosu Avukatı Erhan Topel, 10 maddesi kabul edilen yasa tasarısının güvenlik güçlerine ilişkin getireceği değişikliklerle ilgili bilgiler verdi.
Devletin güvenlik hafızasının sıfırlanacağını belirterek, yanlı uygulamaların söz konusu olacağını ve bu durumun tehlikeli sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Kırşehir Barosu Avukatı Erhan Topel, şöyle konuştu:
“Bu tasarıyla devletin güvenlik hafızası sıfırlanacak. 3 bin 200 emniyet müdürü Anayasa Mahkemesi’nin benzer iptal kararlarına rağmen zorla emekli edilmekte. Yaşları geldiği zaman herhangi bir şekilde talebe bağlı olmaksızın bana göre İş Kanunu’na, Devlet Memurları Kanunu’na ve Anayasa’ya aykırı olarak direk emekli edilmeleri söz konusu olacak. Ama tabi ki kalifiye personelin, yaşı genç, bu işi bilimsel yapan amirlerin direk olarak bu şekilde bir dayatma ile emekli edilmesi bana göre yanlış bir uygulama. Emniyette personele ceza verme yetkisi de aynı şekilde genişletilmekte. Şöyle ilginç bir uygulama var. Emniyet personelinin gerek kendi işyerlerindeki adli soruşturmaları, gerek idari suçlarına ilişkin olarak çok garip bir şekilde ceza zaman aşımlarını ortadan kaldırıyorlar. Yani bir şekilde 20 yılda geçse, 30 yılda geçse idari bir suç işleyen veya işlediği düşünülen ya da adli bir suç işleyen emniyet personelinin herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın her zaman bu cezaları verilebilmekte. Bu ceza hukuku mantığına ters bir uygulama.
“Personeli cezalandırma amaçlı inceleme ve denetleme gibi görevlerde istihdam edilmesi ve idarenin istediği personeli istediği zaman sürgün olarak başka illere gönderilmesinin önü açılmakta. Emniyet personelinin kendi ilgili sınıfından son derece sivil, konuyla alakasız bir birime gönderilmesi sağlanmakta. Yine çok yanlı bir uygulama, yani herhangi bir şekilde atanacağı sivil birimde faydası olup olmayacağı düşünülmeden kişinin, personelin talebinin değerlendirilmesi söz konusu olmadan tek yanlı olarak bu şekilde görevlendirilmesi de bana göre son derece yanlış. Bu konuda sübjektif değerlendirmeler getirilmekte. Sübjektif değerlendirme ne demek, hiçbir sebep yokken alınması. Ne kadar sağlıklı bir uygulama bunun takdirini yine vatandaşlarımıza bırakıyoruz.
“Terfi sistemi bozulmakta. B grubu polisler var ve bunların hiçbir şekilde terfi etmeleri mümkün değil. Bunun yanında A grubu personel mülakatla alınacak. En kalifiye, en üst düzey polis A grubu ise mülakatla alınacak. Hiçbir sınava, hiçbir değerlendirmeye, kategorize edilmeye tabi tutulmaksızın mülakatla alınacak. Emniyet müdürü fazla denirken, emniyetin üst yönetimine genel işçi hizmetleri ile personel atamanın önü açılmakta. Bir yandan fazla diyoruz, ama bir yandan da atamayla direk olarak personel alınmakta. Emniyet müdürlerinin rütbelerinde bekleme sürüleri kısaltılıyor. Yani çok çabuk sınıf atlamaları sağlanacak çok kısa bekleme süreleriyle.
“Paketin daha da acı yönü ülkemizde bir tane Güvenlik Bilimleri Fakültesi var ve bu fakülte kapatılıyor. Kurs seviyesinde, kursiyer olarak bir eğitime tabi tutularak lisansları tamamlanacak. Polis Akademisi’nin güvenlik alanında tecrübeli ve yetişmiş öğretim görevlileri YÖK’e bağlı olarak sivil üniversitelere gönderilmekte. Bu neye göre, hangi kategoriye, hangi farklılığa göre gönderilecek bu muğlak.
“Polis kolejleri kapatılmakta. Yani bilimsel olarak personel yetiştiren akademiler kapatılıyor. Bunların kazanılmış hakları, şu ana kadar verdikleri eğitimler göz ardı edilerek bir kenara bırakılıyor. Adam orada emek vermiş bunca zaman o bir kenara bırakılarak Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir ortaöğretim kurumlarına aktarılmakta. Polis Akademisi Başkanı, Enstitü Müdürü ve Enstitü Sekreteri,
“Polis Meslek Yüksekokulu müdürleri, Polis Meslek Eğitim Merkezleri müdürleri ile diğer bütün idari personellerin görevlerine son verilmektedir. Polis amiri olmak için 7,5 yıl Polis Akademisi ve Polis Koleji’nde okuyan öğrenciler kanunla verilmiş atanma hakları ellerinden alınarak güvenlikle ilgisi olmayan üniversitelere gönderilecek. Bunca yıllık eğitimleri bir kenara bırakarak üniversitelere gönderilecek.
“Emniyet teşkilatına ayrı madde ile mülakatla personel alınacak. Kısa eğitimlerle, kurs gibi, 60 ihtilalı öncesinde yapıldığı gibi ufak, basit kurslarla personel alınacak. Hukuksuz soruşturma ve mobbing uygulamalarına dokunulmazlık zırhı getirilmekte. Bazı soruşturmalara dokunulmazlık zırhı getirilmekte, yani o soruşturmayı yapan personele hiçbir şekilde yargı yolu mümkün değil ne idari açıdan soruşturma, ne adli açıdan soruşturma mümkün değil.
“Tasarıdan sevinen sadece Nüfus personelidir. Onlar için şöyle bir düzenleme mevcut. Pasaport ve tescil işlemleri emniyet hizmetinden alınacak, yani bizim Emniyet Müdürlüğü’nde gördüğümüz pasaport ve tescil sınıfı kaldırılacak, bu hizmetleri Nüfus Müdürlüğü yapacak. O personele de belli bir süre, belli bir mesai ve belli bir ücret getirilecek.
“Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin atama, değerlendirme ve açığa alınma ve denetleme hükümleri İçişleri Bakanlığı ve valilere verilmektedir. Burada valilerin yetkileri o kadar çok genişletiliyor ki jandarmanın direk ataması, terfisi valiliklerden geçiyor.
“Paketin içeriğinin abartılı olarak anlatıldığını düşünenler olabilir, ama kanun paketine internetten çok rahatlıkla bakabilirler. Tasarı kanunlaştığında ülkemizde sıkıntılara neden olur mu denilirse, sıkıntı kelimesi bile bunu ifade edemez. Son derece sakıncalı uygulamalar. Bir şekilde yandaş olanlarla, yandaş olmayanlar arasında bir farklılık gözetilerek bir uygulama yapılacağını düşünüyorum. Bu da son derece tehlikeli ve suiistimallere açık bir durum, herkes farklı düşünebilir çünkü ülkemizde.”

Meclis copy
TÜM İTİRAZLARA RAĞMEN KABUL EDİLEN 10 MADDE
Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın kabul edilen maddelerine göre, elle dıştan kontrol hariç kişinin üstü ve eşyası ile aracının dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin aranması; İçişleri Bakanlığı’nca belirlenecek esaslar dahilinde mülki amirin görevlendireceği kolluk amirinin yazılı, acele hallerde sonradan yazıyla teyit edilmek üzere sözlü emriyle yapılabilecek. Kolluk amirinin kararı 24 saat içinde görevli hakimin onayına sunulacak. Bu kapsamda yapılacak aramalarda, kişiye, arama gerekçesini de içeren belge verilecek.
Polis, başkalarının can güvenliğini tehlikeye düşürenleri, fiilleri ayrı bir suç oluşturmadığı takdirde, kişinin can güvenliğinin sağlanması bakımından koruma altına alabilecek ya da olay yerinden uzaklaştırabilecek.
Polis sadece, “müşteki, mağdur ve tanıkların istemesi halinde” evde veya iş yerinde ifadelerini alabilecek.
Polis, kendisine veya başkalarına, iş yerlerine, konutlara, kamu binalarına, okullara, yurtlara, ibadethanelere, araçlara, kişilerin tek tek veya toplu halde bulunduğu açık veya kapalı alanlara molotof, patlayıcı, yanıcı, yakıcı, boğucu, yaralayıcı ve benzeri silahlarla saldıran veya saldırıya teşebbüs edenlere karşı, saldırıyı etkisiz kılmak amacıyla ve etkisiz kılacak ölçüde silah kullanabilecek.
Yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin dağıtılmasında, gerektiğinde boyalı su da kullanılabilecek.
Hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü veya İstihbarat Dairesi Başkanının yazılı emriyle, telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespit edilip, dinlenip, sinyal bilgileri değerlendirilirken; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emir, artık 24 saat yerine 48 saat içinde yetkili ve görevli hakimin onayına sunulacak.
FAALİYETLER DENETLENECEK

Tasarı, yetkili ve görevli hakimin Ankara Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak belirlenerek, istihbarat faaliyetlerindeki gizliliğin korunması ve karar mekanizması ile denetimde etkinliğin sağlanmasını da amaçlıyor.
Tasarı, kanuna aykırı ve keyfi uygulamalara yol açılmaması için denetimi de getiriyor. Faaliyetlerin denetimi; sıralı kurum amirleri, mülki idare amirleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve ilgili bakanlığın teftiş elemanlarınca yılda en az bir defa yapılacak. Bu faaliyetler Başbakanlık Teftiş Kurulu’nca da denetlenebilecek. Denetimlerin sonuçları, rapor halinde TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu’na sunulacak.
Polis tarafından yapılan önleme dinlemelerine ilişkin Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda yapılan bu değişikliklerle uyumlu olacak şekilde Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda da değişikliğe gidiliyor. Bu tasarıda da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emrin yine 48 saat içinde yetkili ve görevli hakimin onayına sunulması; yetkili ve görevli hakimin Ankara Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olması ve denetim mekanizması getirilmesi yer alıyor.
MOLOTOF İLE DEMİR BİLYE DE SUÇ KAPSAMINDA SAYILACAK
Toplantı veya gösteri yürüyüşlerinde, “havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı patlayıcılar, demir bilye ve sapan” bulundurulması ve taşınması yasak olan maddeler kapsamında ele alınacak.
Toplumsal olaylarda bulundurulması ve taşınması yasak olan suç aletlerini taşıyanlara verilecek cezalar artırılacak. Bunları taşıyanlar, 2 yıl 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Yasa dışı örgüt ve topluluklara ait amblem, işaret taşıyarak veya bunları üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar; kanunların suç saydığı afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç, gereçler taşıyarak, bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazlarıyla yayınlayarak katılanlar 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası alacak.
Tasarı, kimliklerini gizlemek için yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesaire unsurlarla örterek toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmayı suç kapsamına alıyor.
Şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylarda, kamu mallarına verilen zararlar ile gerçek ve tüzel kişilerin mallarına verilen zararların devletçe karşılanması halinde, ilgili idare bunu sorumlulara rücu edecek.
Terör örgütünün propagandasına dönüştürülen toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, kimliklerini gizlemek amacıyla yüzünü tamamen veya kısmen kapatanlara, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası uygulanacak. Bu suçu işleyenlerin cebir ve şiddete başvurmaları ya da her türlü silah, molotof ve benzeri patlayıcı, yakıcı ya da yaralayıcı maddeler bulundurmaları veya kullanmaları halinde verilecek cezanın alt sınırı 4 yıldan az olamayacak.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .