DENİZ BAYKAL

DENİZ BAYKAL

06.07.2015

Devlet adamları, kendi garezi için kimsenin haysiyetinin kırılmasına ve hayatının yok edilmesine çalışmayalar, herkese şefkatle bakarak hareket ve hainlikle bakmayalar” Bütün faziletlerin kökü, iyi ün sevgisidir. Edep altundan hayırlıdır. Dışını süsleme ki dış süsü, İç’in harap olmasındandır. Kayırmaya rüşvete meyil verme! Rüşvetle ehliyetsize ve zalimlere devlet hizmeti vermekten çok çekinmek lazımdır. Zira o gibi adamlara […]

Devlet adamları, kendi garezi için kimsenin haysiyetinin kırılmasına ve hayatının yok edilmesine çalışmayalar, herkese şefkatle bakarak hareket ve hainlikle bakmayalar”
Bütün faziletlerin kökü, iyi ün sevgisidir. Edep altundan hayırlıdır.
Dışını süsleme ki dış süsü, İç’in harap olmasındandır. Kayırmaya rüşvete meyil verme!
Rüşvetle ehliyetsize ve zalimlere devlet hizmeti vermekten çok çekinmek lazımdır. Zira o gibi adamlara rüşvetle devlet hizmeti vermek reaya mallarının yağmalanmasına izin verilmeyi kapsar. Devlet sahipleri hak üzre davranıp rütbeleri,yeterli olanlara vermekte adalet gösterirlerse rüşvet vermek laızm gelmez.
Defterdar Sarı Mehmet Paşa
(Devlet Adamlarına Öğütler,1969,Ankara)
Bahsi geçen bu kitabı okuyunca, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, rüşvet, yolsuzluklar, talanlar, soygunlara karşı verdiği mücadeleyi duyumsadım.
Cumhuriyet döneminin değil, Osmanlı’yı, Selçuklu’yu da kapsayan Türk tarihindeki en büyük yolsuzlukların son 14 yılda yoğun bir şekilde yaşandığını görüyoruz.
Yayınladığım bir kitabımda (*) Deniz Baykal’la ilgili bir yazımı da gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”de yayınlamıştım.
Deniz Baykal yıllarca CHP’nin Genel Başkanlığını yaptı. Zaman zaman da Kırşehir’e geldi, kendisini daha yakından tanıma imkanım oldu.
Siyaset, devlet ve millet adamı Deniz Baykal, siyasi iktidarın himayesindeki yolsuzluklarla, arsızlıklarla, soygun ve talanlarla alabildiğine mücadele ediyor. Ama Defterdar Sarı Mehmet Paşanın yukarıdaki sözlerinden nasibini zerre kadar alamamış, siyasi iktidar mensupları yolsuzlukların katlanarak çoğalmasına göz yummaktadırlar. Millet soyulmuş, devlet malı yağmalanmış umurlarında değil! Soygunlar önlenmeyince Deniz Baykal’ın haklılığı da anlaşılmaktadır. Yıllardın aleyhine yazı döktüren kalemler, artık “iyi ki CHP var, iyi ki Deniz Baykal var” demek zorunda kalmışlardır. Bütün döneklerin, satılık kalemlerin saldırısına rağmen CHP ve genel başkan Deniz Baykal’ın yıldızı parlamaktadır.
Baykal karizmatik bir lider olmanın elbette ki avantajlarını görecektir. Sekiz yıldır ana muhalefet lideri olarak hiç hata yapmadı. Siyasi iktidarın özellikle rejime yönelik yıkıcı hareketlerine karşı amansız bir mücadele verdi ve vermektedir.
Deniz Baykal, örnek bir siyaset ve devlet adamı vasfını çoktan kazanmıştır. Cenab-ı Allah böyle adamlara sağlık ve uzun ömür versin! Böyle siyaset ve devlet adamları kolay yetişmiyor. Öyle ya bir siyaset adamında: Fiziki güzellik, iyi bir aile reisliği, karizmatik yapı, halkı etkileme, fırsatları değerlendirme, hitabet gücü, söz gücü, ekonomi ve tarih bilgisi, birikimi, metanet, sabır gibi birçok özelliğin bulunması lazımdır.
Bakıyorum da mevcut liderler arasında bu vasıfları nefsinde toplamış olan lider olarak bir tek Deniz Baykal’ı görüyorum.
Bir başbakan düşünün ki 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda geleneksel olarak makam koltuğuna oturan çocuğa: “İşte yetki senin, astığın astık, kestiğin kestik” diyebilmektedir. Bu söz, Hitler, Mussolini, Stalin gibi diktatörlerin söyleyebileceği diktatoryal bir bakışın ifadesidir.
Demokratik hukuk devletine inanan bir başbakan böyle konuşmaz. “Anayasal, hukuk devleti ilkelerine riayet ederek faaliyette bulunacaksın, adaletle hareket edeceksin, yasalara uyacaksın…” kabilinden sözler söylemek varken, içindeki gizli niyeti açığa vurarak çocukların diktatör olarak yetişmelerinin altını çiziyor. Yusuf Hashacip, o ölümsüz eseri Kutadgu Bilik’te diyor ki:
“Sözünü ölçülü söyle ki başını vermeyesin; dilini gözet ki dişini kırmayasın!”
Kâbusname yazarı Keykavus, devlet adamlarına, siyaset adamlarına çok yüksek perdeden ders vermektedir:
“Sözü gayet ulu bil! Söz ve dil, sonsuz büyük kudrettir.”
Deniz Baykal, pürüzsüz bir üslûpla, mantık hatalarına düşmeden, sebep-sonuç ilişkisine riayet ederek konuşmaktadır. Hitabet sanatının inceliklerini hemen her konuşmasında bulabilirsiniz.
Tayyip Erdoğan’ın konuşmalarının da tümünde bir pot kırma, hakaret, küçümseme, alaya alma, diktatörce bir yön bulursunuz.
Deniz Baykal, siyaseti bilimle yürütmektedir. Şamata, gürültü, demagoji (oy hesabıyla halkı kandırma) ile değil.
Dürüstlüğü yaşamamış adamlar, bu erdemi kullanamazlar.
Bunun örnekleri canlı, aktif siyasetin aktörleri olarak yaşamaktadırlar.
Deniz Baykal, Atatürk-İsmet İnönü-Bülent Ecevit çizgisinin namuslu kilometre taşlarından biridir.
Demek ki CHP’nin dokusunda bulunan bu harç, işlevini görmeye devam etmektedir. Çok kazanma hırsıyla, daha çok varlıklı, dünyanın sayılı zengin politikacıları arasında sayılma ihtirasıyla hareket eden politikacılar bu dokuda yer bulamazlar.
Deniz Baykal’ın konuşmalarında yer yer Yunusun belirlemelerini bulursunuz:
Kişi bile söz demini
Demeye sözün kemini
İki cihan Cehennemini
Sekiz uçmağ ede bir söz
Devlet adamı Clemanso’nun sözüyle: “Kürsüye çıkan hatip ne söyleyeceğini değil, ne söylemeyeceğini bilmelidir.”
Deniz Baykal bunları tatbik eden bir siyaset adamıdır.
Gelecek seçimlerle beraber, gelecek kuşakları düşündüğü için de demokrasi tarihimizin seçkin şahsiyetlerinden biridir.
Cenab-ı Allah, Deniz Baykal’ın mücadele gücünü artırsın!
Deniz Baykal’ı bilim ve bilgi gücü ile yenemeyenler çareyi O’na komplo düzenlemekte buldurlar. Zayıf ve düşük adamlar bükemedikleri bilekleri ya öldürürler ya da onlara komplo düzenlerler. Kumpas kurarlar.
Siyaset adamı ufkun ötesini görebilmelidir. Bununla kalmamalı geniş ufuklu olmalıdır. Siyaset dar açıyı kabul etmez. Dar açılı politikacılar, çabuk kusarlar. Sindirme güçleri, ölçüleri, tartıları, ağır yükü kaldıramaz. Ziya Paşa’nın dediği ”Zira bu terazi, bu kadar sıkleti çekmez” Siyasetçi toz olur gider!..
(1)Yazarın ”EDEBİYAT PENCERESİ” adlı kitabından.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .