Deliler ülkeyi kuşattı

Deliler ülkeyi kuşattı

30.03.2017

Kırşehir’de delilerimiz vardı bizim… Çıta, Hasan, Döne…. Biri koskoca yüreğiyle düzene çatar, diğeri elindeki şarap ile yalnızlığını selamlardı. Delirmek, bir şeyler uğruna. Beki de bir hiç uğruna. Delirmek, aklını yitirmek, zıvanadan çıkmak, çıldırmak, şuursuz bir cesareti ele almak, sıyrılıp gerçeğinden başka bir aklın yolunu tutmak. Çelik gibi yüreğiyle sevdasından delirenlerden misin? Hırsından delirenlerden mi? Delirmenin […]

Kırşehir’de delilerimiz vardı bizim… Çıta, Hasan, Döne….
Biri koskoca yüreğiyle düzene çatar, diğeri elindeki şarap ile yalnızlığını selamlardı.
Delirmek, bir şeyler uğruna. Beki de bir hiç uğruna. Delirmek, aklını yitirmek, zıvanadan çıkmak, çıldırmak, şuursuz bir cesareti ele almak, sıyrılıp gerçeğinden başka bir aklın yolunu tutmak.
Çelik gibi yüreğiyle sevdasından delirenlerden misin?
Hırsından delirenlerden mi?
Delirmenin bir anlamı, bir derinliği olmalı elbet. Delirmek ki; ya ateşe atar yok eder, ya da yalnızlaştırır seni ki, en erdemli olanı yalnızlaşmaktır. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin günahına, dünyasına, hayatına dokunmadan kendi kabuğuna çekilerek yalnızlaşmak.
Her hikâyenin, her köyün bir delisi vardır değil mi?
Alman Nazilerin delisi Adolf Hitler iken, Aslı’nın delisi Kerem’dir gibi..
Delilerden düşüncesi ve sevdası uğruna delirenlerin, yıllar öncesi çok sıklıkla görünen doğal bir durumdur. Eskinin delilerinin yaratıcılığı gerçekleri, aşkları, toplumsal mücadeleleri, sevgileri tetiklemekteydi. Fyodor Mihailoviç, Friedrich Nietzsche, Soren Kierkegaard, Charles Dickens kendi ruh dünyaları ile çatışan ancak sosyal bozulmalara ve kanayan insanlığa ciddi katkıları olan yazarlardandı. Kendileri için değil, dünya için, dünyanın güzelleşmesi için delirmişlerdi.
Bir düzenin delileri, makamlarının delileri var.
Fukara aydın delilere karşılık, devlet ve banka kasalarıyla multi trilyoner deliler cahil cesaretini takınmış olanlardan. Tehlikelidirler. Şiddet, yok etme, yıkma, korkutma, baskı kurma üzerine şekillenmiş delilerdir. Stalin, Adolf Hitler bu durumun en iyi örneğidir.
Geniş bir coğrafyada korku ve kan kokusu yayma üzerine hayal güçlerini zorlayan gerçek şizofrenlerin deliliği zamanla baskın gelmiş, dünyanın güzelleşmesini isteyen delilere karşı daha bir çoğalmış, dünyayı ele geçirmişlerdir.
Oysa bu karanlık delilerin, ruh alemlerinin zemininde madenler, altınlar, petroller, savaş makineleri, başkanlıklar, koltuklar, iktidarlar, barbarlıklar yatar. Dünyanın güzelleşmesine karşı savaşanlara ise, ciddi bir yok etme eğilimi gösterirler. Son on yılın Türkiye ve dünya tarihi çok iyi incelendiğinde bir başka somut örnekleri görmek mümkün.
Öyle bir zamandayız ki, “bir deli kuyuya bir taş atsa herkes ardına düşer” söylemi tarihsel olarak eskilere dayanan bir söylem olsa da, aslında bugünün tarihi gelişmelerini taşımaktadır.
Mesela; Amerika bir taş atıyor dünyanın ortasına kendileri gibi dünyada ne kadar deli var ardına düşüyor. Ülkelerin başkanları bir taş ortaya, oranın delileri de o başkanın ardına düşüyor. İlginç olanı toplumun tüm kesimi ardına düşüyor. Bu adama “deli” diyeni de, adamın deliler korosu da.
Sonra hep birlikte deliler oyunu oynuyor, deliler gibi çatışıyor, deliler gibi savaşıyor, deliler gibi konuşuyor, deliler ordusu oluşturuyoruz. Adı sistem, düzen, rant delileri oluyor.
Delirmek oysa. İnsanlığın en güzel amaçları uğruna. Aşk uğruna, sevda uğruna, yaşamak uğruna.
Delirmek en güzel yerinde baharın, sevinçten, güneşten, susamaktan ötürü. En haklı sevgiyi en soylu aşka ulaştırmak uğruna.
Ahhh! “zaman, deliler gibi sevişiyoruz” diyen bir dünyanın yerini deliler gibi akılsızca savaşıyoruz hiçliği alıyor.
Delirmemek, bu ar damarı kopmuş düzen cambazı delilerin yaptıklarına, elde değil.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .