DEDİKODU YAPIN!..

DEDİKODU YAPIN!..

09.06.2016

Kırşehir’imizin ekmeğinden mi, yoksa suyundan mı bilinmez ama en çok yapılan şey sanırım dedikodu yapmak. Malum iş yok güç yok, şehrin, memleketin katkısına yardımcı olacak bir şey yok,yarın için kaygı tasa yok, ama ne hikmetse dedikodu var!.. Memleket neden ilerlemiyor? Şehir neden kalkınamıyor ve neden kabuğumuzu kırıp dışarılara açılamıyoruz? Dedikodu yapmaktan bu işlere zaman kalmıyor […]

Kırşehir’imizin ekmeğinden mi, yoksa suyundan mı bilinmez ama en çok yapılan şey sanırım dedikodu yapmak.
Malum iş yok güç yok, şehrin, memleketin katkısına yardımcı olacak bir şey yok,yarın için kaygı tasa yok, ama ne hikmetse dedikodu var!..
Memleket neden ilerlemiyor?
Şehir neden kalkınamıyor ve neden kabuğumuzu kırıp dışarılara açılamıyoruz?
Dedikodu yapmaktan bu işlere zaman kalmıyor da ondan…
Önce şehrimizdeki sonra ülkemizdeki özellikle kahvehanelere, çay ocaklarına ve kafeteryalara bakarsak bunun ne kadar doğru olduğunu bir kez daha görmüş oluruz. Hele fakiriz deyip de alışveriş merkezlerinin tıklım tıklım dolu olup, kasalardaki kuyrukları görünce daha da bir ilginç durum ortaya çıkıyor. İğne atsan yere düşmez…
Belki de dedikodunun en çok yapıldığı yerler buralar!
Kim ne almış? Nereden almış? Gibi bir sürü çapsız sorularla yapılan dedikodular. Keşke hepsi bu kadar olsa, bunlar masum konuşmalar.
Aslında hayatta en kolay şeyde bu olsa gerek, yani dedikodu yapmak. Koşulsuz ve tam, yerde, her şeyin ve herkesin ardından konuşmak.
Evde, okulda, işte, çarşıda, pazarda, yani her yerde.
Bir iş yaparsın dedikodunu yaparlar, sevinirsin yaparlar, üzülürsün yaparlar, gülersin yaparlar ağlarsın yaparlar, iyi bir yere gelirsin yaparlar o yerden ayrılırsın yaparlar, bir şey alır satarsın yaparlar, koşturursun ,çabalarsın yaparlar…
Yani kaçış yoktur bundan kurtulamazsın, öyle veya böyle, iyi veya kötü bir şekilde lafını sözünü ederler…
Bir de; konuşup dedikodu yapanların “neyse boş verin adamın (kadının) dedikodusunu yapıp günahını azaltmayalım” ya da “ben O’nun dedikodusunu yapmıyorum ki ! neyse onu söylüyorum” derler. Sanki doğruyu söylemek dedikodu olmuyor…
İyi dedikodudan kimse şikâyetçi değildir sorun kötü dedikodudadır. Yani bu adam iyi, iyi şeyler yapıyor, yaptığı işin hakkını fazlası ile veriyor bu adamın yeri daha yüksekte olmalı vs.vs gibi sözler hepimizin hoşuna gidiyor burada bir sorun yok.
Asıl sorun senin hakkında yapılan genelde kötü sözler konuşmalar hatta iftiralar.Asıl bunlar sorun ve asıl sıkıntıda burada zaten.
Ama bu dedikoduyu yapanlar unutmasınlar ki “bir gün o dedikodu yapanlar gün gelir sizinde dedikodunuzu yapacaklardır ama siz bunun farkında bile olamayacaksınız. Bugün sana söz getiren kişi yarında senin sözünü bir başkasına götürecektir. Bu böyle hep sürüp devam edecektir. Unutmadan söylemeliyim ki bu bir hastalıktır aslında, bunu da genelde hasta ruhlu insanlar yapıyor yapacaklarda. Bize düşen bu dedikodulara aldırmamak sonuçta başarılı olsan da başarısız da olsan dedikodunu yapacaklar o halde sorun yok.
Önemli olan bütün bu dedikodular yapılırken senin bunları görüyor ve biliyor olman. Önemsiz olan ise senin kendini biliyor olman. Sen kendinin ne olduğunu biliyorsan sorun yok çünkü başkalarının senin hakkında ne konuştuğuna hiçbir zaman bakmayacaksın.
Sakın ola ki unutmayın! Dedikodu; sizden nefret eden insanlar tarafından çıkartılır, aptal insanlar tarafından yayılır ve geri zekâlılar tarafından inanılır…
Siz istediğinizi yapmakta ve seçmekte özgürsünüz…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .