DAHA İYİ BİR CHP DÜŞÜNMEK

DAHA İYİ BİR CHP DÜŞÜNMEK

23.09.2017

CHP’nin başında dokuz seçim yenilgisi almış bir genel başkan var. Oy oranı yüzde yirmibeşlerde. Az aşağı az yukarı gidip geliyor. Kafası karışık yüzde yirmi civarında bir seçmen olduğu da vakıa. Bu seçmen kitlesi ne yapacağını şaşırmış “hakikaten kararsız bir şekilde” duruyor. Son anda oylarını daha istikrarlı gördükleri partiye kaydırıyorlar. Beş haziran seçimlerinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu […]

CHP’nin başında dokuz seçim yenilgisi almış bir genel başkan var.
Oy oranı yüzde yirmibeşlerde. Az aşağı az yukarı gidip geliyor.
Kafası karışık yüzde yirmi civarında bir seçmen olduğu da vakıa. Bu seçmen kitlesi ne yapacağını şaşırmış “hakikaten kararsız bir şekilde” duruyor. Son anda oylarını daha istikrarlı gördükleri partiye kaydırıyorlar. Beş haziran seçimlerinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu AKP’nin “istikşafı görüşme” tuzağına düşmüş olmasaydı, Devlet Bahçeli kararlı olsaydı, neredeyse bu yüzde yirmilik kitle AKP iktidarına son verecekti.
Gelişmeleri iyi okuyan cumhurbaşkanı CHP’yi “istikşafı görüşme” kandırmacası ile oyalayıp zamanı doldurunca, bu sözünü ettiğim kararsız kitle “istikrar” ana teması ile AKP’yi yeniden tercih etti.
2002 yılından günümüze devam edegelen bir süreç bu.
Kısacası durum bu, vaziyet bu.
Durumdan vaziyet çıkarmak gerek ama kim çıkaracak?
Nasıl çıkaracak?
Ne zaman çıkaracak?
Ha, canlanma yok mu?
Bence biraz var ama “yeterli mi?” diye sorarsanız bana göre yetersiz.
Peki CHP ne yapmalı ki; oylarını arttırıp AKP’ye gerçek alternatif bir parti haline gelsin?
Devreye bir de Meral Akşener ve MHP’den kopanlar girdi şimdilerde. Bu yüzde yirmilik kitlenin eğilimi ne yönde olacak? Şu anda belli değil. Ayrı bir yazı konusu.
Geçelim.
Kemal Kılıçdaroğlu 21.09.2017’de “Teke Tek” programında ağzından kaçırdı: “ben başkan olursam bütün sorunları (ekonomik, terör, siyasi, AB, dış sorunlar, demokratik, hukuksal vs. U.G) bir sene içinde çözerim” dedi.
Buradan aday olacağı anlaşıldı, ama nasıl olacak sorusu ortada kaldı.
Koca bir muamma.
Doyurucu, inandırıcı yanıt yok.
Ana mesele de bu. “Sorunların anası” da “nasıl olacak” ta yatıyor.
Bu yanıtlar her alanda belli olacak, hem de basit ve anlaşılır olacak, inandırıcı olacak, temrin tarihleri belli olacak yani “ben bunu bir ay içinde çözerim, çözmezsem bırakırım” gibi kafadan olmayacak. Yanıtlar sloganlaştırılacak, afişleştirilecek, müzikleri ve reklamları olacak. Kısa tanıtım videoları olacak.
Sağlam bir liderlik, sağlam bir örgütle bütünleşip oyları çöplüklere, YSK’ya kaptırmayacak.
Halka, seçmene, gence, esnafa, köylüye, çiftçiye, emekliye, emekçiye, proleterinden lumpenine, her ırktan her soydan vatandaşa bire bir ulaştırılacak.
Anlatılacak, bir daha bir daha anlatılacak. Oya gibi işlenecek.
Alternatif yaratılacak.
Halk ikna olacak, yüzde yirmi kararsızlar ikna olacak ki mutlu sona ulaşılsın.
Hem de “cukka.”
Direk başkanlık.
“Bir senede yaparım” dediğiniz şeyler bu kadar sonsuz yetki ile bir ayda biter.
Her şeyden önce 2019 seçimleri için liderin başlangıçta örgütüne şöyle bir konuşmayla start vermesi gerekir:
“…hiçbir alanda kendi statükomuzu oluşturmaya çalışmadık/çalışmayacağız. Sürekli kendimizi geliştirme gayreti içinde olduk/olacağız. İhanet örgütleri irtibatlı hiç kimsenin bu çatı altında bulunması mümkün değildir.
Değişimin hayatın bir gerçeği olduğunu asla aklımızdan çıkarmadık.
Hiç kimsenin kendi hatasını halka dayatmasına izin vermedik. Biz bu halkla bir yerlere geliriz. Halka sırtımızı dayadık.
Bu millet için ne yapsak azdır.
Kibir virüsünü kendimize yaklaştırmayacağız. Bulaşanları temizleyeceğiz.
Kendi çıkarını partisinin çıkarı üzerinde gören kişi CHP’ye düşmandır.
Kendimize çeki düzen vermeliyiz. Önümüzde uzun bir yol var. Buna leke düşürmeyelim.
Bu millet bizden çok şey bekliyor. Çünkü tarih yazacaksak bunu çalışarak yazacağız.
Çok iyi çalışmamız lazım.2019 seçimleri en kritik seçimler. Biz insanı yaşat ki devlet yaşasın düsturu ile yola çıktık.
Gece gündüz çalışmalıyız.
FETÖ ile sonuna kadar mücadele edeceğiz. PKK ile DEAŞ ile mücadele edeceğiz.
Hep beraber refah huzur mutluluk hakim olacak.
Örgütlerimizde değişmesi gerekenleri değiştireceğiz. Bunu yapmak zorundayız.
Bundan kimse kırılmamalı, gücenmemeli. Biz aynı davanın erleriyiz. “emrindeyiz komutanım” diyeceğiz. Bunları yapmazsak 2019 seçimlerinde işimiz zor.
İnşallah milletimize mahcup olmayacağız.
İllerimizin, ilçelerimizin önderlerini bulacağız.
Örgütleri kuracağız.
Dikkatli olacağız.
Ben örgütlerime güveniyorum…” diye bitirip başlasa…
Olur mu?
Not: Yazının sonundaki temenni konuşma kısmı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 8.Ağustos 2017’de Trabzon AKP genişletilmiş il danışma toplantısındaki konuşmasından alıntıdır. Orada AKP denen yerler CHP olarak değiştirilmiştir. Bundan amaç Recep Tayyip Erdoğan’ın en önemli konu olan örgütlerine verdiği önemin altının çizilmesidir. Bu hassasiyetin ve gereğinin Kemal Kılıçdaroğlu’nca yerine getirilmesi Türkiye’nin ana muhalefetinde daha da önemli olacaktır.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .