Cuma selamlığı

Cuma selamlığı

31.01.2015

“Osmanlı padişahları halkın sorunlarını dinlemeye büyük ehemmyet vermişlerdir. Halk ile padişah arasında diyalogun tesisini temin eden çeşitli törenler mevcuttur; Cuma ve bayram namazları ava çıkma, İstanbul çevresindeki mesire yerlerine, saray ve kasırlara yapılan geziler. “Bunlardan Cuma namazına padişahın gitmesi için tertiplenen Cuma selamlığına, “Cuma alayı”, “selamlık resmi” ve “selamlık resm-i alisi”de denmiştir. Padişah halk bütünleşmesini […]

“Osmanlı padişahları halkın sorunlarını dinlemeye büyük ehemmyet vermişlerdir. Halk ile padişah arasında diyalogun tesisini temin eden çeşitli törenler mevcuttur; Cuma ve bayram namazları ava çıkma, İstanbul çevresindeki mesire yerlerine, saray ve kasırlara yapılan geziler.

“Bunlardan Cuma namazına padişahın gitmesi için tertiplenen Cuma selamlığına, “Cuma alayı”, “selamlık resmi” ve “selamlık resm-i alisi”de denmiştir. Padişah halk bütünleşmesini sağlayan Cuma selamlığının, sadece merasim ve dini yönü ile değil hukiki, sosyal ve kültürel açılardan da önemli bir işlevi vardır.
Cuma selamlığı törenini izlemek için İstanbul halkı cadde ve sokakları doldururdu. Selamlık resmini seyretmek için halk uzaklarda beklerdi. N. Sukaoğlu”
Yukarıda tırnak içinde okuduğunuz bölümleri internette yaptığım kısa bir gezintide buldum. Aha da işte bu dedim. Bu kadar mı benzer, bu kadar mı öykünülür padişahlığa, arkadaş?
30 Ocak Cuma günü, Kırşehir’e Rüzgar Enerjisi Santralı açılışı yapmak üzere Adnan Polat’ın davetlisi olarak Cumhurbaşkanı geldi. Geldi ama ne geliş abi…
İlk başta spor salonunda yapılması beklenen ziyaret ve açılışlar son anda Cacabey Meydanına kaydırıldı. Bir gün öncesinden başlayan güvenlik çalışmaları halkı ve esnafı canından bezdirdi. Açıkça halk kendi meydanına ulaşamadı.
Cacabey Meydanı altında bulunan yeraltı çarşıları adeta ticarete kapandı. Meydan çevresinde bulunan taksi durakları dağıtıldı. Cacabey Meydanına çıkan Terme, Ankara, Stadyum ve Lise Caddeleri araç trafiğine kapandı, miting günü. (1 Mayıs yaklaşıyor. 1 Mayıs işçi ve emekçi bayramında, kutlamalar için istenen Cacabey Meydanı emekçilere açılacak mı merak ediyorum).
Bütün Kırşehir trafiği aksatıldı. Tepemizde saatlerce uçuşan helikopterlerin yakıtı nereden geliyor bilemem de gürültüsü rahatsız edici idi. Mahalle, köy ve şehir taşımacılığı olumsuz etkilendi. Keşke bu zulmü Kırşehir’e yaşatmasa idiniz.
Hani Bayburt ve Sivas’a mal edilen cinsinden olduk nerede ise. Eski Sanayi meydanı bomboştu zira. Trafikte bu şekilde kilitlenmez idi.
Bir gün önceden, Cacabey Alanı çevresi, üzerinde “polis” yazan metal bariyerler ile koruma altına alındı. Alan çevresinde bulunan bir çok binanın üzerine Cumhurbaşkanının resimleri ve sözleri asıldı. Meydana bakan binalarda ne bir banka ne bir dershane ya da bir işletmenin reklamlarını görmek mümkün değildi, velhasıl alanda yalnızca cumhurbaşkanı resimleri vardı.
Cacabey Meydanı’na bakan bizim binamızda sıkı koruma ve güvenlik cenderesinden nasibini almış sanırım. Yunanistan parlâmento seçimlerinde, Türk azınlığında desteklediği ve seçimlerden başarı ile çıkan ve düşüncelerini çoğunlukla benimsediğimiz Syrıza’nın başarısını selamlayan ve kutlayan bir pankart hazırladık. Zira, günler öncesi hazırlanan ve tesadüfen bir gün öncesi astığımız “Hoş geldin Syrıza, Darısı Haziran’a” diye yazan pankartımız, gece karanlığında sessiz sedasız indirilerek yok edilmiş. O gece suç duyurusunda bulunulması gerekirken, hiçbir şey yapmadık. Telefon ile ulaştığım güvenlikçi üniformalı gariban memurlar ise haberlerinin olmadığını beyan ettiler. Yapacak bir tek şey kalıyordu aynısının, tıpkısını yeniden yazmaktı pankartın. Sabah erken saatlerde tekrar aynı pankartı yazdık. Maalesef binamızı abluka altında tutan güvenlik güçleri pankartımızı Cumhurbaşkanının Kırşehir’den ayrılmasından sonra asabileceğimizi ifade ettiler. Ve hatta gençlere zor kullanılacağı ile gözdağı verildi.
Neyse, Reis-i Cumhur Hazretleri alandan ayrılınca gece sessizce yok edilen pankartın aynısı balkondaki yerine monte edildi, gençlik tarafından.
Bana soracak olursanız, ben bir çok başvekil ve reisi cumhur ziyaretine tanıklık ettim Kırşehir’de. Böyle şaşalısını ilk kez yaşadım. Kurulup yıkıldığı bilinen ve var sayılan Türk Devletlerini temsilen taşınan bayraklar ve Mehter Takımının gösterileri, padişahların Cuma selamlığını andırıyordu.
Bu türden karşılamalar, ağırlamalar, uğurlamalar bir tek bizim gibi ülkelere mahsus galiba. Çağdaş batılı ülkelerin klasik müzik dinleyen, bisiklet ile işine giden, halk arasında gezip şakalaşıp alış veriş yapan, kravat takmayan yöneticilerine bakıyorum da, aramızda yaklaşık iki yüz yıl var diyorum.
Haydi hayırlısı, hal ve gidişatımız pek hayırhah görünmüyor…
NOT: TÜSİAD ile kavgalı gibi görünen hükümet 15 bin işçiyi ilgilendiren Metal Sendikası işçilerinin haklı grevini iki ay süreyle antidemokratik bir şekilde iptal etmiştir. Tüm emekçilerin tepkisini çeken bu uygulamasından dolayı hükümeti yadırgıyorum. Hükümetin bu kararı kimin hükümeti olduğunu ispatlıyor.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .