Çığlık

Çığlık

26.02.2015

Mustafa ÖZDEMİR SEÇTİĞİMİZ milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız seçilene kadar ilimiz Kırşehir ve ilçelerini ne kadar çok sevdiklerini söylüyorlar, yapamayacakları şeyleri vaad ediyorlar. Seçildikten sonra makam ve mevkiyi alıyorlar. Sonra Kırşehir’i ve seçmenlerini unutuyorlar! Bir sepet dolusu para kazanıyorlar, paraları gariban hamallara taşıttıyorlar! Hemen son model otomobillere biniyorlar, gözlerine kara gözlükleri takıyorlar, kim tutar, kim tanır […]

Mustafa ÖZDEMİR

SEÇTİĞİMİZ milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız seçilene kadar ilimiz Kırşehir ve ilçelerini ne kadar çok sevdiklerini söylüyorlar, yapamayacakları şeyleri vaad ediyorlar. Seçildikten sonra makam ve mevkiyi alıyorlar. Sonra Kırşehir’i ve seçmenlerini unutuyorlar!
Bir sepet dolusu para kazanıyorlar, paraları gariban hamallara taşıttıyorlar!
Hemen son model otomobillere biniyorlar, gözlerine kara gözlükleri takıyorlar, kim tutar, kim tanır bizi diyorlar.
Aha yıllar geçti, zaman geçti, ömür bitti, seçim zamanı geri geldi…
Bizler birer seçmen olarak soruyoruz:
Kırşehir’de kaç fabrikamız var?
İşsizlerimizin işi var mı? Yok.
Okuyan kardeşlerimize iş var mı? Yok!
Çünkü ilimiz Kırşehir’de iş yok, iş imkanları yok!
Kırşehir kaderine terk edilmiş bir kent.
Biz garibanlara, fakir fukaraya, özürlü ve işsizlere iş, ekmek, aş vaad edenler şimdi neredeler?
Ne oldu bu vaadlere kanan seçmenlere…
Şimdi seçmenleri seçim zamanı tanıyorlar. Aman hepimizin dikkat edeceği bir husus var. Evimize götüreceğimiz kuru ekmeği de elimizden almasınlar yeter.
İşkur’a müracaat ediyorsun soruyorlar yaşın kaç?
Ellinin üstündeysen yaşınız geçmiş, işiniz bitmiş deyip sana göre iş yok diyorlar!
Ya ne var?
İşsizlik maaşı var mı, o da yok, emeklilik o da yok!
“Çok mağdur musun?” diyorlar. Evet diyorsun, hemen evrak hazırla, Valilik, Kaymakamlık, Sosyal Yardımlaşma dilekçeni sunuyorsun. O da boş… Arkasından bir de belediyeye müracaat ediyorsun. Ben de sanıyorum ki ev veya arsa verecek!
Allah’tan üç ayda bir 70 liralık bir gıda ve ekmek yardımı yapıyorlarmış. “Amca üç ay bekle seni siz ararız!” diyorlar. Ne arayan var, ne de soran!
Kaldık mı işsiz sokakta.
Şimdi çok iyi anladım ki memleketim Kırşehir’de yaşamak çok zormuş. Şimdi komşu, akrabalar soruyorlar “Amca oyumuzu kime vereceğiz?” diye…
Ben de çok düşünüyorum. Kırşehir Akçakent doğumlu olmasaydım da dışarıdan gelen bir Suriyeli , Iraklı olsaydım. Çok daha saygı ve sevgi, her türlü yardımı görürdüm diyorum.
Özürlü bir yetime soru sormuşlar “Sen doğarken mi canın daha çok yandı?” diye…
Yetim şöyle cevap vermiş:
“Nasıl dünyaya geldiğimi hatırlamıyorum. Ama şunu çok iyi biliyorum. İlimiz Kırşehir’de doğdum, gözümü açtım. Şu yaşıma geldim, fakir, fukara, garip, işsizler, mağdurlar gördüğümüz ve duyduğumuz özürlü dernekler de konuşuyorlar. Bu hafta da eve bir şey alamadık, pazarımızı göremedik diyorlar. İşte benim canım şimdi daha çok yanıyor.”
Sayın seçilecek vekiller!
Her kim olursanız olun, hangi partiden olursanız olun. Kırşehir’e hizmet edemeyeceksiniz, Kırşehir’in insanlarını unutacaksanız lütfen bu makama talip olmayın.
İşte yıllar geçti, beş milletvekilinden üçe düştük. Üçten de ikiye düştük. Bu durum böyle devam ederse ileride Kırşehir tekrar kaza olur, Aksaray’a bağlarlar. Kaman’ı Ankara’ya, Çiçekdağı’nı Yozgat’a, Mucur’u Nevşehir’e bağlarlar, herkes kurtulur!



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .