CHP Türkiye’nin ve Kırşehir’in sorunlarını gündeme getirdi

CHP Türkiye’nin ve Kırşehir’in sorunlarını gündeme getirdi

12.09.2018

CHP Türkiye’nin ve Kırşehir’in sorunlarını gündeme getirdi Milletvekili Metin İlhan, Kırşehir’de sanayinin, tarım ve hayvancılığın can çekiştirdiğini, bütün sektörlerin büyük sıkıntı yaşadığını açıkladı CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat dün şehrimizde sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticilerinin katılımı ile bir toplantı düzenleyerek ülkemizin ve Kırşehir’in içinde bulunduğu sorun ve sıkıntılar konusunda […]

CHP Türkiye’nin ve Kırşehir’in sorunlarını gündeme getirdi

Milletvekili Metin İlhan, Kırşehir’de sanayinin, tarım ve hayvancılığın
can çekiştirdiğini, bütün sektörlerin büyük sıkıntı yaşadığını açıkladı

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat dün şehrimizde sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticilerinin katılımı ile bir toplantı düzenleyerek ülkemizin ve Kırşehir’in içinde bulunduğu sorun ve sıkıntılar konusunda görüş alışverişinde bulundu.
Cingöz Resort Otel’de yapılan toplantıya CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, CHP İl Başkanı Hacı Tanrıbuyurdu ile birlikte Kırşehir ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Selahattin Ekicioğlu, oda ve dernek başkanları katıldı.
Toplantının açılışında bir konuşma yapan CHP Kırşehir Milletvekili Kırşehir’in ve Türkiye’nin içinde bulunduğu sorun ve sıkıntılara değindi.
Kırşehir’de sanayinin, tarım ve hayvancılığın can çekiştirdiğini, bu sektörlerde uğraşanların büyük sıkıntı yaşadığını ifade eden Milletvekili Metin İlhan, şunları söyledi:
“Bu toplantının amacı Türkiye’deki ekonomik krizin derecesini belirlemek, sizlerden de çözüm önerilerini bekliyoruz. Ben Türkiye’deki krizden değil, daha çok Kırşehir’deki krizden biraz bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Kırşehir her zaman anlatıldığı gibi Ankara ile Kayseri arasında çıkışmış, çok fazla yatırım yapılmamış, yatırıma hasret kalmış, çok küçük bir sanayisi olan özellikle tarım ve hayvancılıkla geçinen bir şehir. Uzun bir dönem hepinizin bildiği gibi PETLAS’la, ÇEMAŞ’la, ORALSAN’la ayakta durmaya çalışan bir şehir. Fakat bunlar Kırşehir için çok yeterli değil.
“Bir Şeker Fabrikamız vardı o da özelleşti. Şeker Fabrikasından yaklaşık 500 tane işçimiz mağdur durumda, sürekli bizlere telefonlar açıyorlar, tazminatlar konusunda ödemeler konusunda çok yetersiz olduğunu söylüyorlar. Bizim burada en çok üzerinde durmamız gereken şey ise tarım ve hayvancılık. Kırşehir’de insanların büyük bir kısmı tarımdan geçiyor, hayvancılıktan geçiniyor. Tarım içinde en çok arpa, buğday, nohut onları yetiştiriyoruz. 24 Haziran seçimlerinden önce hemen hemen Kırşehir’in bütün ilçelerini, bütün köylerini gezme fırsatını buldum. Gittiğim her yerde çiftçilerimizle görüştüm, onların sorunlarını dinledim, seçim öncesi sürekli şunları söylüyorlardı. Bu mazotun durumu ne olacak, gübrenin, tohumun durumu ne olacak, ürünlerimizi pazarlayamıyoruz, ürünlerimize yeterli fiyat verilmiyor şeklinde serzenişte bulunuyorlardı. Seçim sonrası tekrar AKP hükümeti başa geldiğinde umut olabileceğini düşünüyorlardı. Fakat geldiğimiz nokta ürünün çok daha ucuz olduğu, gübre fiyatlarının 3-4 kata çıktığı, tohum fiyatlarının 3-4 kata çıktığı, mazotun yine aynı şekilde yükseldiği aynı ortama denk geldik. Şuan çiftçilerimiz büyük mağduriyet içerisinde seslerini duyurmak için sürekli bizleri arıyorlar.
“Biz de onların seslerini duyduk. Meclise soru önergesi verdik. Yaklaşık bir ay önce soru önergemizi verdiğimiz halde Sayın Pakdemirli’den her hangi bir cevap gelmedi. Israrla cevabı bekliyoruz. Sabırlı bir şekilde bekliyoruz. Bakalım nasıl bir cevap verecek. Çünkü verecekleri bir cevap yok. İnsanlar çok mağdur durumda, Kırşehir mağdur durumda. Hayvancılık bizim için çok iyi bir sektördü, Kırşehir için hatta bizim övünç kaynağımızdı. Bütün doktorlarımız, eczacılarımız, avukatlarımız hayvancılıkla uğraşıyorlardı. İyi paralar kazanıyorlardı. Ama geldiğimiz noktada Euro’nun ve Dolar’ın hızlı bir şekilde yükselmesi bu sektörü de hemen hemen bitirme noktasına getirdi.
“ Hayvancılıkta da büyük bir kriz şuan yaşanıyor. İnsanların büyük bir kısmı mandıraları kapatıyor. İnsanların büyük bir kısmı hayvan miktarını azaltıyor. En son bir hafta önce de hayvancılıkla uğraşan insanlarda büyük bir panik ortaya çıktı oda Brezilya’dan, Uruguay’dan gelen hayvanlarda şarbon olayının ortaya çıkması insanları daha çok korkuttu. Hem kendi sağlıkları açısından, hem de sürüye verecek zarar açısından. Bizim bir hafta önce partili arkadaşlarımızla beraber STK’ları ve esnafı gezdik. Gezdiğimizde de aynı şeyleri gördük. Esnaf sıkıntı içerisinde, hepsi kan ağlıyor, çeklerini senetlerini ödeyemeyen, içeride bir tane müşterisi olmayan insanlar topluluğu haline gelmişler. Hepsi dert yanıyorlar lütfen kurtarın bizi, lütfen bir çare bulun tabi ki biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun 13 tane verdiği maddeyi de Özgür Bey bahsedecek size çözüm önerisini bahsedecek. Bunları da biraz sonra dinleyeceğiz. İnşallah bunlar bizim ülkemiz için bir kurtuluş olur. Sizleri de toplamamızın amacı bu sorunları Kırşehir’in sorunlarını, Türkiye’nin sorunlarını dinleyip beraber çözüm önerilerinde bulunmanızı istiyoruz.”
İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ÖZGÜR KARABAT
CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye’de yaşanan ekonomik sıkıntıya dikkat çekerek, şunları söyledi:
Ticaretin olgunlaşmasında, gelişmesinde Ahilik geleneğinin büyük bir önemi olduğunu biliyorum. O anlamda da bugün ekonomiyle yaptığımız bu toplantının partimize çok ciddi bir katkı sunacağını umuyorum. Bu toplantıda kendi yaptığım bu konuşmada daha çok sizlerin söyleyeceği şeyleri de önemsediğimi peşinen bildirmek isterim.
“Bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Dolayısıyla biz bir muhalefet partisiyiz. Genel olarak şöyle bir ekonomik kriz varsa oradan bize bir şeyler düşer mantığı bazen egemen olabilir. Ama şunu samimiyetle söylemek isterim ki partimizin anlayışı bu değildir. Biz aynı gemide olmasak bile, gemilerimiz olmasa bile aynı vatanda beraber yaşadığımızın farkındayız. Dolayısıyla bir ekonomik kriz varsa en az iktidar kadar bunun çözümüne katkı da bulunmak istediğimizi de sizlerle paylaşmak isterim.
“Değerli arkadaşlar beklerdik ki ekonomik kriz yaşandığı andan itibaren ülkenin bütün birikimlerini bu krizi çözmek için harekete geçirirdik. Çünkü bu ülke ilk defa kriz yaşamıyor. Daha önce de açmış olduğu krizler var. Bu krizlerle ilgili tecrübeler var. Bu krizleri çözen kadrolarda bugün farklı farklı partilerde olabilir. İktidar ya da muhalefet partisinde hatta bugün siyaset dışında kalabilir. Ama eğer ekonomiyle ilgili sorun vatansa bu birikimlerin tamamının parlamento başta olmak üzere kullanılması gerektiğini düşünmekteyiz. İktidar partisinin birkaç krize eksiğini saptamak istedim. Birincisi şu ekonomimizin temelleri sağlamdır diye düşünmeye devam edersek bu krizleri daha fazlasıyla yaşamaya devam ederiz. İkincisi her ekonomik krizde ya da her yaşadığımız problemin temel sebebinin bir dış düşman kaynaklı olduğunu düşünürsek çok realist davranamayız.
“Türkiye’ye karşı elbette bir ekonomik savaş açılmış olabilir. Etrafımızda önceden hep dedik dört tarafı denizlerle dolu bir ülkede yaşıyoruz. Ama artık dört yanı kavgalı olduğumuz ülkelerle birlikte yaşıyoruz. Fakat mesela Türkiye’nin mevcut durumu da göz önünde bulundurarak, zenginlikleri göz önünde bulundurarak herkesin bize dost olduğunu düşünmek zaten çok realist durum olmaz. Şu bir gerçektir ki milletler arası politika zaten her milletin çıkarını korunması üzerinedir. Ama bütün bunlara yaklaşımlara her şeyin sebebi dış düşmanlar diye düşünürsek, çok doğru bir sonuç elde etmiş olmayız. Birkaç rakamı sizlerle paylaşmak isterim. Mesela rahip krizi bütün bu yaşadıklarımızın bir rahipten yaşandığını düşünmek düşünüyoruz ya rahip davası. Dolar karşısında yüzde 27.8 değer kaybetti, oysa 2018 başından bu yana da paramız değer kaybetmekteydi. Krizin emareleri var mı o günden bugüne kadar. 2014 yılında Cumhurbaşkanımız seçildiği yıldan bugüne kadar da paramız yüzde 68 değer kaybetti. Demek ki burada bir yapısal problem var. Türkiye’nin geçirdiği değişim süreciyle tek adam sistemiyle ya da Başkanlık sistemiyle ve yeni Cumhurbaşkanlığı sistemiyle bunun doğrudan ilişkisi var bunu tespit etmek durumundayız. Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye’ye yaptığı haksız, hukuksuz, yaptırımları, gayri insani yaptırımların elbette ki piyasayı tetikleyicisi, dövizin değer kazanmasını etkileri yoktur diyemeyiz. Ama elbette ki var, Cumhuriyet Halk Partisi olarak ta mevcut pozisyondaki Tramp iktidarının bu tip yaptırımlarına karşı olduğumuzu her yerde belirtiyoruz, belirtmeye devam edeceğiz. Ama şunu söylemek isterim ki ABD bu yaptırımları sadece Türkiye’ye karşı uygulamıyor. Hemen yanı başında Meksika’yla duvar ördü hatırlar mısınız Meksika para birimi Pezo çok fazla değer kaybetmedi. Çok az değer kaybıyla bu süreci atlattı. Ancak bir şekilde Euro bölgesiyle de Amerika Birleşik Devletlerini İngiltere’yi de dışında tutarak söylüyorum bir çatışma olduğunu gözlemliyoruz. Onun payına da bir çatışma var. Çin’le de bir çatışması var. İran’la, Rusya’yla da bir çatışması var. Dolayısıyla bugün dünyadaki kriz esasen ABD’nin Türkiye’ye açtığı bir savaş değil, silah pazarıyla ilgili Rusya’yla yaşadığı bir krizdir. Kapitalist pazarların derinleşmesi Çin’le, İran’la enerji pazarlarıyla ilgili genel olarak bir krizdir ve Dolar, Euro çatışmasının bir türemini Türkiye’de yaşıyoruz. Peki Avrupa niye bu kadar çok hissediyor mu? Bu krizi bizim kadar hissetmiyor. Çünkü biz sermaye birikimini sağlamış, ekonomisi sağlam temeller oturmuş ekonomiler var karşısında bizim ise bu durum karşısında aynı pozisyonda olduğumuzu söyleyemeyiz.
“Merkez Bankası’nın bağımsız olması gerektiğini biz hep söyledik. Faiz politikasında eğer Merkez Bankası doğru zamanda bağımsız olup uygulamalar yapabilseydi bugün bir puan faiz artışına karşı eğer bir on puan olumlu etki yaratıyorsa o zaman doğru zamanda uygulasaydı bire karşı yüz belki kazanırdı. Merkez Bankası’nın faiz konusunda baskıya aldığınız zaman ekonomik pergumanlığa doğru argümanlar doğru zamanda kullanmazsan eğer gecikmeli kullanılırsa bir hastaya geç verilmiş gibidir burada doktorlar kazanır. Zamanında ilacı kullanmak lazım dolayısıyla ekonomiyle böyle karşı karşıyayız.”
Ardından CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, CHP İl Başkanı Hacı Tanrıbuyurdu, Kırşehir’deki sivil toplum kurulu başkan ve temsilcilerinin görüş ve düşüncelerini dinleyerek notlar alarak, CHP Genel Merkezi’ne sunacaklarını bildirdiler. (HABER: SALİH GÜNER)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .