Cemal Kayı’nın ikinci kitabı yayınlandı

Cemal Kayı’nın ikinci kitabı yayınlandı

16.09.2020

2019 yılında çıkardığı “Usta Vuruldu” isimli ilk kitabını okuyucuyla buluşturan gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in yazarlarından ve aslen Kırşehir Akpınar doğumlu olan emekli öğretmen Cemal Kayı’nın ikinci kitabı “Yazılarım Tanığımdır” yayınlandı. Daha önce çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan köşe yazılarından seçilen makalelerin bir araya gelmesiyle oluşan “Yazılarım Tanığımdır” kitabını gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”e de hediye eden Cemal Kayı, […]

2019 yılında çıkardığı “Usta Vuruldu” isimli ilk kitabını okuyucuyla buluşturan gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in yazarlarından ve aslen Kırşehir Akpınar doğumlu olan emekli öğretmen Cemal Kayı’nın ikinci kitabı “Yazılarım Tanığımdır” yayınlandı.
Daha önce çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanan köşe yazılarından seçilen makalelerin bir araya gelmesiyle oluşan “Yazılarım Tanığımdır” kitabını gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”e de hediye eden Cemal Kayı, örnek bir davranışa da imza atarak kitabın tüm gelirini Akpınar’da yükseköğrenim eğitim gören gençlere bağışlayacağını açıkladı.
Pandemi süreci nedeniyle imza günü düzenleyemeyeceğini açıklayan Kayı “İmza gününde gazeteleri çağıracaktım Kırşehir’e özgü yerel gazeteler var. Onlarla bir araya gelerek kitapla ve gelecekteki düşüncelerimle ilgili düşüncelerimi açıklayacaktım. Ancak bu virüs hepsine engel oldu. Akpınar’da da imza günü düşünüyordum onu da iptal etmek zorunda kaldık. Ancak belediyeye uğrayıp kitabımdan yetkililere bırakacağım. Bir de benim bu kitaplarımın gelirini Akpınar ilçelerinde öğrenim gören çocuklara bırakıyorum. Kitaplarımın geliri yükseköğrenim gören gençler için. İki tane de bizim köyümüzde var, durumları zayıf bu sefer bu çocuklara verin diyeceğim. Kitaplarımın gelirlerini de bu şekilde değerlendiriyorum” dedi.
Cemal Kayı, kitabının önsözünde şunları ifade etti:
“Gözlerin kör kulakların sağır, dillerin lal olduğu bir dönemden geçiyoruz. Sanki uzay boşluğunda gittiğimiz yeri bilmeden bilinçsizce savrulmaktayız. Koranavirüs dediğimiz küresel afet, kendi tercihimiz olan politik afetle birleşerek ülkemizi, insanlığımızı yıkıma doğru sürüklerken son günün arifesinde gibiyiz. Ülke olarak insan olarak duygularımız yok olmuş, mücadele azmimiz yitmiş, felaketlerin getirdiği acizliklerde rahmetli anamın dediği gibi yorganı başımıza bürüyüp yatıyoruz. Yorganı başımıza bürüyüp yatmakla felaketlerden, olumsuzluklardan, kazalardan belalardan kurtulacağımızı sanmanın aymazlığı içinde boynumuzdaki muskalara sığınıyoruz.
“Ülkemiz, ülkemizin geleceği çocuklarımız, çocuklarımızın geleceği sanki bizi ilgilendirmiyor. Yorganı başımıza bürüdükçe bürüyoruz.
“Bir tarafta sel baskınları, sel baskınlarının getirdiği can kayıpları ölümler, acılar, yitikler… Diğer tarafta aylardır düşmeyen yağmur damlalarının getirdiği kuraklık sonucu betona düşmüş topraklarıyla toz toprak içinde çamurlu suların içilip yıkanıldığı ölü şehir görünümde kaderine terk edilmiş bozkırın Anadolu köyleri…
“Talan edilen orman arazileri, tahrip edilip kesilerek içindeki canlılarla birlikte yakılıp orman vasfı kaybettirilip imara açılan koylar, sit alanları yer altı üstü sularıyla satılığa çıkarılan köy meraları, kayalıkları, dağlar, tepeler…
“Bacası tütmeyen fabrikalar, ekilmeyen yaban otlarına terkedilmiş milyonlarca dönüm araziler, boş oteller, kapanan dükkanlar, akşam evine ekmek götüremeyen milyonlarca işsizler…
“Üstüme kalmış ne olacakları meçhul Suriyeliler, Afganistanlılar, Iraklılar, İranlılar, Afrikalılar… Gene bir tarafta şalvarlı, sarıklı cübbeli başka bir dünya yarattığı gibi cübbeyi savunarak televizyonlarda ahkam keserken Atatürk’e, Cumhuriyete kin kusan çağ ötesi güruh…
“Bu ülke, bu dünya duyarlılığını, sorgulama, düşünme yetisini kaybetmiş insanlarıyla sadece seyretmekle yetinmenin sonucu ne olacak bu şekilde daha nereye kadar gidecek?
“Kendine ben aydınım diyen Cumhuriyet’ten, Atatürk’ten çağdaşlaşmadan yana olan herkesin görevi Cumhuriyetin, aydınlanmanın, Atatürk ve Atatürkçülüğün yanında olmaktır. Şurası unutulmamadır ki yıkıma sebep olanlarla, sebep olanlara yardımcı olanlar ya da ‘Yorganı başına bürüyüp yatanlar da bu yıkımın altında kalıp ezileceklerdir.”
CEMAL KAYI KİMDİR?
1954 yılında Kırşehir/Akpınar Hacıselimli Köyü’nde doğdu. İlkokulu köyde, Ortaokulu Kırıkkale’nin Keskin İlçesinde, liseyi Kırşehir Ticaret Lisesi’nde okudu. Ankara Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi’ni bitirdikten sonra; Hatay Dörtyol Ticaret Lisesi’nde Meslek Dersleri Öğretmenliği, özel şirketlerin yurt dışı bölümlerinde muhasebe müdürlüğü, mali işler müdürlüğü yaptı.
1991 yılından itibaren Avusturya / Viyana’da yaşamakta. Avusturya Devletine ait çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı. 2019 yılında emekli oldu. Yaşantısını Avusturya ile Türkiye arasında sürdürüyor. Gençlik yıllarından itibaren edebiyatın çeşitli türlerinden yazıyor. Türk gazetelerin Avrupa baskılarında, Türkiye’de de Yerel Gazetelerde çeşitli yazılar yazıyor. 2019 Eylül ayında bastırdığı; “USTA VURULDU” adlı eserinden sonra 2. Kitabı olan “Yazılarım Tanığımdır” kitabı yayınlandı. (HABER: BEYHAN BALLI)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .