Cahilin düşüncesine bakar mısın?

Cahilin düşüncesine bakar mısın?

19.05.2016

Kırşehir fazla iş yeri olmayan fakat emeklisi çok olan, caddeleri tok olan ve trafiği b…. olan bir şehir. Gelişen teknolojiye ayak uyduramayan, dar görüşe sahip insanların, “ben bilirim ve ben bilirsem iyisini bilirim” mantığı ile gelinen nokta ortada. Kaldırımlarda yayaların geçeceği bir yer kalmadı, park edilen arabalar sayesinde. Esasında kaldırım denen bir yer ve yaya […]

Kırşehir fazla iş yeri olmayan fakat emeklisi çok olan, caddeleri tok olan ve trafiği b…. olan bir şehir.
Gelişen teknolojiye ayak uyduramayan, dar görüşe sahip insanların, “ben bilirim ve ben bilirsem iyisini bilirim” mantığı ile gelinen nokta ortada.
Kaldırımlarda yayaların geçeceği bir yer kalmadı, park edilen arabalar sayesinde.
Esasında kaldırım denen bir yer ve yaya geçiti de yok. Çarşıda gezmek için artık cambazlık yeteneğine sahip olmak gerektiriyor. Tek cadde üzerine sıralanan dükkânların, dışarıya taşan sergileri sayesinde adeta bir açık Pazar yeri haline gelmiş. Dükkân çalıştıran dükkânın önünü de kendisinin zannediyor. Yeni yapıların dahi araba parkı yok, yasal olarak olması gerekirken.
Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin beyin verdiği bilgiye göre şehirde kayıtlı araba sayısı 62 binin üzerinde ve bunun 40 bini merkezde kayıtlı. Yine Sayın Hüseyin Bey hesaplamış bu arabaların yüzde 10’u hareket halinde olsa ki bazen oluyor caddeler tepeleme doluyor ve hareket edilemez hale geliyor. Tabi bu arada da ne kadar eli boş avare cin varsa insanların tepesine bağdaş kuruyor.
Peki, çözüm, düzelir be yahu taktiği. Zaten herkes onu bekliyor bir gün düzelir elbet. Ama nasıl ve ne zaman olacak bu iş, pekte bilen yok.
Onu düşünecek zaman değil şimdi! Cephe karışık! Başkanlık, anayasa, muhtemelen tekrar tekrar olmadı bir daha tekrar seçim. İstenilen oluncaya kadar seçim…
İşte demokrasi böyle bir şey. İsteklerin ve alternatiflerin sonu olmayan hiçbir şeye benzetilemeyen belirsizlik. Bazıları buna hür rejim diyorlar ama dünyada böyle bir uygulama yok uygulayan ülkede yok. Esasında demokrasi denen bir şeyde yok. Ümit bu ya Adnan hocanın mehdi beklediği gibi, Kırşehirliler somut bir çözüm bekliyor, trafiğin iyileşmesi konusunda. Çok vatandaş gibi bende ümitsizim.
Yenice Mahalle’nin çarşı girişi eh işte öyle merak eden olursa, Ziraat Bankası’nın ikinci şubesine kadar yürüsün görür. Saat beşten sonra yani iş paydosu sırasında oluşan kargaşa, seyre değer ortam. Orta göbek denen yer, yani şehrin tam ortası. Terme tarafına giden yol, küçük Sarraflar Çarşısı denen yerden iş bankasından aşağıya yani termeye doğru yıkılması lazım. Ankara ve Terme Caddesi’ne bir alternatif hat gerekli. Şehrin ortasında kalan top sahası kalkmalı yerine Belediye binası veya hükümet binası yapılsa ve altına iki katlı oto park yapılmış olsa zannedersem iyi bir gelir kaynağı olur ve az da olsa caddeler biraz refahlar. Ahi külliyesi için yapılacak etkinliklerine gelecek ziyaretçilerin park yeri sorunu da giderilmiş olur. Tabi cahil kimsenin boş lafı ve isteği çok olur her kelimesi karın ağrıtır, önemli ve mühim işleri büyüklerimiz bizler kadar yüzeysel düşünmez, onlar daha teferruatlı düşünür.
Böyle işlerin rantı var, bantı var, vırtı var zırtı var, halkın öyle her istediğine kulak asarsa büyüklerimiz, iş göremez hale gelirler. Hele hele eleştirmek, yanlışı işaretlemek zümmühaşa hem tehlikeli, hem de çalışan mekanizmayı zora sokmak demektir. Herkes haddini bilmeli. Biz de haddimizi bilerek, gündemi fazla zorlamadan az stresli kolay çözümlü problemler dileyelim.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .