Bulaşıcı hastalıklarda erken teşhis önem kazanıyor

Bulaşıcı hastalıklarda erken teşhis önem kazanıyor

02.03.2015

KIRŞEHİR Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Keskiner, özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklara ilişkin bilgiler verdi. AİDS, Hepatit B, Hepatit C ve Hepatit D hastalıklarının cinsel yolla bulaşmanın yanı sıra kan ve kan ürünleriyle de bulaştığını belirten Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları […]

KIRŞEHİR Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Keskiner, özellikle cinsel yolla bulaşan hastalıklara ilişkin bilgiler verdi.

AİDS, Hepatit B, Hepatit C ve Hepatit D hastalıklarının cinsel yolla bulaşmanın yanı sıra kan ve kan ürünleriyle de bulaştığını belirten Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Keskiner, şüpheli bir cinsel ilişki veya riskli bir kan veya kan ürünü transvizyonu ya da cerrahi işlem, diş işlemi, bir berberde ortak kullanılan kesici-delici alet kullanımı gibi durumlarda tetkik için başvurulması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

 

RAMAZAN KESKİNER copy
“Cinsel yolla bulaşan hastalıklar dediğimiz şeyler çok geniş bir perspektif içine almakta. Bunlar bakteriler, virüsler ve mantar dediğimiz bazı mikroplarla ortaya çıkan hastalıkları ihtiva etmekte. Bunlar içerisinde en tehlikeli olan, son dönemde popüler olan hastalıklarımız halk arasında AİDS diye bilinen bizim HIV enfeksiyonu dediğimiz hastalıktır. Temelde bu hastalıkların bulaşma yolları aynı. Yani korunmasız cinsel ilişki ile hastalığı bir şekilde bilerek veya bilmeyerek taşıyan kişilerle ilişkide bulunulması ve bu ilişkilerde de daha çok kan ve vücut çıkartılarıyla temas etmesi sonucu mikrobun bu hastalıklara karşı korunma veya bağışıklık durumu söz konusu olmayan kişilerde bulaşması ile olur. Erkek veya kadının hastalığa karşı bir muafiyeti söz konusu olmayıp her iki cinste bu hastalığa yatkındır. Sadece bayanlarda bu hastalığın oluşma ihtimali daha yüksektir. Çünkü genital organ yapıları tahrişe ve bulaşmaya uygun olması risk oluşturmaktadır.
“Bakteriyel hastalıklardan halk arasında en çok bilinenler bel soğukluğu ve frengi diye bildiğimiz sifilis hastalığı oluşturmaktadır. Bel soğukluğu bugün için tedavisi gayet kolay olan bir tür üretrit dediğimiz idrar yolu alt kısmının enfeksiyonu ile oluşur. Antibiyotiklerle teşhis konulduktan sonra tedavisi mümkündür. Sifilis dediğimiz frengi hastalığı, geçmişte çok ciddi sıkıntılara yol açmış bir hastalıktır. Eğer tedavisiz kalma durumu söz konusu olur ise hayatın ileriki yıllarında latent dediğimiz enfeksiyonlara ve daha sonra da otomonin dediğimiz, yani vücudun mikrobu temizleyip ondan sonra kendisine karşı reaksiyon oluşturduğu hastalık tablolarını ortaya çıkartır. Bunlar kalp hastalıkları olarak ortaya çıkabilir. Aortik dediğimiz ana artar damarındaki iltihaplanma tablosu ile ortaya çıkabilir veya santral sinir sistemi dediğimiz beynin tutulmasıyla ortaya çıkan santral sinir sistemi enfeksiyonlarına yol açabilmektedir. Bu safhaya geldiğinde tehlikelidir ve tedavisi daha güç ve zor olmaktadır.
“Bunun dışında daha kolay tedavi edilebilen klamidya dediğimiz bazı bakteriyel enfeksiyonlar söz konusudur. Bakteriyel vajinoz dediğimiz hastalıklar, bakteriyel mantar hastalıkları söz konusudur. Teşhis konulduktan sonra tedavisi mümkün olan hastalıklardır. Bugün için en önemli olan hastalıklarımız viral hastalıklar ki bunun başında HIV enfeksiyonu dediğimiz hastalık gelir.
“Temel bulaşma yolu kan ve kan ürünleri olmakla beraber topluma bunun yansıyışı cinsel ilişkiyle bulaşma sonucu ortaya çıkan ve özellikle de vücudun savunma sistemini zayıflatması nedeniyle fırsatçı başka mikrobik hastalıklara yol açarak vücudun iflasına ve daha sonra ki dönemde de kişinin ölümüne yol açan bir hastalıktır. AİDS’in kuluçka dönemi 9 aydır. Yani şüpheli bir cinsel ilişki veya riskli bir kan veya kan ürünü transvizyonu ya da cerrahi işlem, diş işlemi, bir berberde ortak kullanılan kesici-delici alet kullanılması sonucu mikrobun alınmasından sonra hastalığın teşhis edilebilir bulguları kanda vermesi 9 aya kadar uzayabilmektedir. Bu hastalıkla beraber Hepatit B, Hepatit C, Hepatit D hastalığı ve diğer daha nadir görülen Hepatit etkenleriyle de hastalığa yakalanabilinmektedir. Bunlarda da hastalığın temel bulaşma sonrası kuluçka dönemi 6 aya kadar uzayabilmektedir. 6 aya kadar hastalık tespit edilemez şekilde devam ettirip altıncı ayda kan testleri ile teşhis edilebilir hale gelir.”
“KIRŞEHİR’DE HERHANGİ BİR HASTALIK BULGUSU YOK”
Ramazan Keskiner, ayrıca ilimizdeki AİDS vakalarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirdi.
Kırşehir’de 300 kişinin AİDS olduğuna yönelik söylentilere açıklık getiren Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Ramazan Keskiner, İlimizde 300 AİDS vakası olduğu söylentileri doğru değil. Elimizdeki istatistiki veriler ve Sağlık Bakanlığı kaynaklarından ne daha önce, ne de şimdi 300 kadar AİDS vakası bilgisi yok. Aynı zamanda Türkiye çapındaki vaka sayısı 2 binler civarında. Bu hastalığın bulaşması için altyapı ilimizde diğer İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir gibi büyükşehirler veya daha çok bu tür hastalık geçişine yol açacak kaynak vakalarının olduğu şehirlerle kıyaslandığında olması imkansız olan bir tablodur. Polikliniğimize başvurularda son dönemde seks işçileri diye tabir edilen kişilerle ilişkisi olduğunu beyan eden 4-5 kadar genç başvurdu. Bunların testleri yapıldı, bu testler sonucunda herhangi bir hastalık bulgusu saptanmadı. Gençlerimiz hastalıkları hakkında bilgilendirilerek, daha sonra ki kontrol tarihleri verildi. Bunun dışında ek bir başvuru veya yoğunlaşma, vaka artışı söz konusu değil” dedi.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .