“BU TEKLİF TÜRKİYE’YE YAKIŞMIYOR”

“BU TEKLİF TÜRKİYE’YE YAKIŞMIYOR”

15.08.2017

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-sen Kırşehir Şube Başkanı Oktay Cebeci, 4. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerini değerlendirdi. Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, hükümet adına Kamu İşveren Heyeti’ne başkanlık eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun sunduğu, “2018 için 3+3, 2019 için 3+3”lük teklifi, “Bu teklife kapalıyız” dövizini kaldırarak reddetti. Yalçın, […]

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-sen Kırşehir Şube Başkanı Oktay Cebeci, 4. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerini değerlendirdi.
Kamu Görevlileri Sendikaları Heyeti Başkanı, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, hükümet adına Kamu İşveren Heyeti’ne başkanlık eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu’nun sunduğu, “2018 için 3+3, 2019 için 3+3”lük teklifi, “Bu teklife kapalıyız” dövizini kaldırarak reddetti.
Yalçın, Kamu İşveren Heyeti’nin kabul edilebilir bir teklifle masaya gelmesi gerektiğinin altını çizdi.

Memur-Sen ve Eğitim-Bir-sen Kırşehir Şube Başkanı Oktay Cebeci; “2018 için yüzde 16, 2019 için ise yüzde 18’lik bir teklifimiz söz konusuydu. Şu an en düşük devlet memuru maaşı, bekâr çocuğu olmayan bir hizmetli için 2 bin 405 TL’dir. Yoksulluk sınırı ise ülkemizde 4 bin 800 TL’dir. Yani yoksulluk sınırının aşılması için yüzde 50’lik bir artışa ihtiyaç var. 4. Dönem Toplu Sözleşme’nin kamuoyu gündemine girmesinden bu yana çok temel bir şeyi ifade ederek, ‘Yeni ve Büyük Türkiye söylemi, masada yansıtılsın, 4. Dönem Toplu Sözleşmesi bir milat olsun’ dedik. Türkiye’nin uluslararası alanda güçlenmesi, ekonomik anlamda büyümesinin kamu görevlilerine yansımasını istemek gibi temel bir teklifimiz oldu” dedi.

ESKİ TÜRKİYE’DEN KALMA BU TEKLİFE KAPALIYIZ
Cebeci, enflasyona karşı koruma illüzyonu yerine refahın adil paylaşıldığı, enflasyonda Türk tipi eşel mobil sisteminin devreye girmesini istediklerini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kamu işveren Heyeti’nin teklifinin bütün bunları karşılamaktan çok uzak olduğunu görüyoruz. Anlaşılan o ki, Kamu İşveren Heyeti’nin elindeki hesap makinesi eski Türkiye’den kalma. Biz sunulan bu teklifi eski Türkiye’nin teklifi olarak görüyoruz. Onun için bu teklifi müzakere etmeye değer bulmuyoruz. Bu teklife kapalıyız. Yeni, makul ve makbul teklifler geldiğinde, kapımız açık olacaktır.
“2018-2019 yıllarını kapsayacak 4. Dönem Toplu Sözleşme trafiğimiz sürüyor. Bugün masada ilk teklif geldi. Teklif 2018 için 3+3, 2019 için yine 3+3 şeklinde; dört tane üçün yan yana gelmesiyle oluşturulmuş. ‘Sektöre teşvik verip bize tenkis’ yapan anlayışı doğru bulmuyoruz. Finans sektörü mevcut enflasyon rakamının neredeyse 7 katı kâr etti. Cumhurbaşkanımızın ise bankaların kârından şikâyetçi olan bir ifadesi vardı. Dolayısıyla bankaların kârından bahsedilen bir noktada bize maliyenin cimriliğinden pay düştü anlaşılan. Alın teri dökene yüzde 3, parayı işletene yüzde 40, bankaların kârı enflasyonun 7 kat üzerinden gözüküyor.
“Açlık sınırı yükseliyor, alım gücümüz düşüyor. 3 alternatifli teklifle masaya gittik. Masada tüm alternatifleri sunarak, hangi kalemde iyileştirme yapılacaksa bunu Kamu İşveren Heyeti belirlesin istedik ve masaya gelirken de, 3 şartlı hazır olarak geldik. Birincisi, yüzde 16 istedik, teklifimiz karşılanmış olsaydı, ‘evet’ kartımızı kaldıracaktık. Müzakere edilebilir bir teklif olsaydı, ‘müzakereye açığız’ diyecektik. Masaya gelen teklif müzakere edilmeye uygun bir teklif değil. Bu teklifi müzakereye kapalıyız, yaklaşımını ortaya koyduk. Teklifi küçültenler, bu saatten sonra Türkiye’yi büyütenlerle temas kursun. İleri giden Türkiye’nin, geri giden memurları olmak istemiyoruz. Bize bu reva görülmesin.
“Memuru enflasyona ezdirmedik’ cümlesi alım gücü hesabı yapılmadan hesap edildiği için bir illüzyona tekabül etmektedir. Alım gücümüzün düştüğünü görüyoruz. Bize ayağınızı yorgana göre uzatın denilmesin, yeni Türkiye, yorganın ayağa göre büyütüldüğü bir Türkiye olmalı. Masaya refah payı olmayan bir hesap makinesi tuşuyla gelinmiş. Biz bu hesap makinesine yüzdelik zam, refah payı, Türk tipi eşel mobil sistemini ifade eden, verilen yüzdelik zammı enflasyon aştığı aydan itibaren, enflasyon farkının yansıtıldığı bir tuşun eklenmesini istiyoruz. Çünkü 2017 için aldığımız yüzdelik zamlarda ilk dönem için 2 aydan sonra alınan yüzdelik zammı geçen bir enflasyon rakamıyla karşılaştık. Ve 6. aydan itibaren yeni zam dilimi devreye girerken, enflasyon farkını yansıtmayı öngören bir yaklaşım var. Aradan geçen aylar bizden çok şey götürüyor, onun için eşel mobil sisteminin Türk tipini üretelim. Memuru enflasyon farkına karşı koruyalım derken zammın enflasyon kadar olması demek memurun maaşı stabil tutulması demek. Bunu asla istemiyoruz. Türkiye ekonomisinin büyüdüğü bir ortamda, bize büyüme rakamlarının yüzde 50’sinin yansıtılması gibi bir teklifimiz var, bunun da hesap makinesinin tuşlarından birisi olması gerekir. Cebimiz açık, kapımız açık, konfederasyonda olacağız. Masaya getirilen teklifi kabul etmediğimizi, müzakere dahi etmeyeceğimizi belirtmek isterim. Yeni ve makul bir teklif bekliyoruz.”
HABER MERKEZİ



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .