Brunson…

Brunson…

24.10.2018

Merhaba, Ben Ozan Demirci, aranızda beni tanıyanlar mutlaka vardır biliyorum. Ben yine de kısaca kendimden bahsetmek istiyorum. 1993 Yılında Kırşehir’de devlet memuru bir annenin, esnaf bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldim. Çocukluğum Gölhisar Mahallesinde geçti. İlkokul ve Ortaokulu Cacabey İlköğretim Okulunda okudum. Lise eğitimime Kaman Anadolu Öğretmen Lisesinde başlayıp, Hacı Fatma Erdemir Anadolu lisesinde tamamladım. […]

Merhaba,
Ben Ozan Demirci, aranızda beni tanıyanlar mutlaka vardır biliyorum. Ben yine de kısaca kendimden bahsetmek istiyorum. 1993 Yılında Kırşehir’de devlet memuru bir annenin, esnaf bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldim. Çocukluğum Gölhisar Mahallesinde geçti. İlkokul ve Ortaokulu Cacabey İlköğretim Okulunda okudum. Lise eğitimime Kaman Anadolu Öğretmen Lisesinde başlayıp, Hacı Fatma Erdemir Anadolu lisesinde tamamladım. 2012 yılında liseden mezun olup Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde Makine mühendisliği okumak için Kırşehir’den ayrıldım. 2017 yılında mezun olduğumdan beri Makine Mühendisi olarak büyük ölçekli şantiyelerde görev alıyorum. Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi öğrencisi olarak öğrenim hayatım devam etmekte. İyi seviyede İngilizce biliyorum.
Üniversite hayatıma başladığım günden beri aktif siyasetin içerisinde yer aldım. Türkiye ve Dünya siyasetini ve Kırşehir gündemini hep yakından takip ettim, takip etmeye de devam ediyorum. Bir çok sivil toplum kuruluşunda aktif görevler aldım. Bunların yanında üniversite içerisindeki ilerici tüm faaliyetlerin içerisinde bulundum. Üniversite okumanın dışında doğa sporlarının, sosyal faaliyetlerin içerisinde bulundum.
Geleceğe dair konuşmam gerekirse Kırşehir’le ilgili hayallerim var. Kırşehir’in başta işsizlik sorununa olmak üzere, sosyal yaşam sorununa, gençlerin özgürce yaşam taleplerine, esnafın ihtiyaçlarına, kısaca sizlerin tüm sorunlarınıza cevap verecek projelerle karşınızda olacağım.
Kırşehir’de yıllardır kaliteli ve güvenilir, tarafsız ve objektif yayınlarıyla Kırşehirlilerin gönlünde haklı bir yer edinen “Kırşehir Çiğdem” Gazetesi’nde bundan böyle ben de bana ayrılan bu köşede sizlerle olacağım. Yaşadığım, büyüdüğüm, ailemin barındığı bu toprakların çağdaşlaşması, modernleşmesi adına fikirlerimi düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.
İyi okumalar dilerim…
BRUNSON.
‘’Terörist’’
‘’Ajan’’
‘’Hain ‘’
Vs. Vs. Yandaş medyanın kelime havuzunda ki genel yaftamaların tümüne maruz kalmış bir papaz.
Kim bu Brunson?
Daha doğrusu naapmış bu Brunson!
İddianamede yer alan yazışmalara göre, İçişleri Bakanlığı, Ağustos 2016’da yazdığı yazıyla süresiz oturma izni başvurusunun “kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından” uygun bulunmadığını ve reddedildiğini belirtti. Yazışmalarda Bakanlık ayrıca, “Brunson’ın 2010-2013 yılları arasında Kürt orijinli vatandaşlara yönelik ayinler düzenlediği” ve “Suriye’den gelen sığınmacılara yardım sağlama görüntüsü altında misyonerlik faaliyetleri yürüttüğünü” öne sürdü. Andrew Brunson ve eşi Ekim 2016’da İzmir Alsancak Polis Karakolu’na çağrıldı. Burada sınır dışı edilmek üzere gözaltına alındılar. Eşi Norine Brunson, 13 gün sonra serbest bırakıldı. Brunson daha sonra sınır dışı edilmek üzere Bornova ilçesindeki Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildi. Burada sınır dışı edilmeyi beklerken, Aralık 2016’da Fethullah Gülen Cemaati’ne üye olmak suçlamasıyla aynı gün içinde önce gözaltına alındı, daha sonra da tutuklandı.
Şimdi adamımız denildiğine göre hain, terörist, ajan vs. Bunları bi kenara bırakıp bakalım bu Brunson nasıl Türkiye hukukuna batırılmış Turnusol kağıdına dönüşmüş.
Üretimin azalıp, Tüketimin arttığı şu zamanlarda, dolar bir hayli yükselmişti. Elimizde olan parayı da betona gömdüğümüzden, Türkiye piyasaları dibe vurdu. Suriye’nin para birimi dahi TL karşısında değer kazanmaya başladı.
Hükümetin yıllardır her sıkıştığında bir suçlu bulup ihaleyi ona yıkıp işin içinden sıyrılma refleksine alışmıştık. Tam bu iş kime yıkılacak derken, papaz piyasaya sürüldü. Amerika düşman ilan edildi, İPhoneler kırıldı. Reis coştukça coşuyordu, bu fakir görevde oldukça o teröristi kimse alamaz diyordu. Ak troller gaza gelip Allahu Ekber nidalarıyla Emperyalizme posta koyuyordu.
Ki!
İşler değişti.
Ne mi oldu?
ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’den satın alınan çelik ve alüminyumda gümrük vergisinin iki katına çıkarılmasına onay verdiğini açıkladı. Türk Lirası rekor düzeyde gerilerken, Dışişleri Bakanlığı “Trump’ın kararını devlet ciddiyetiyle bağdaştırmak mümkün değildir” açıklamasını yaptı.
Erdoğan ise “Ekonominin Brunsonla bir alakası yok” dedi.
Tabi bu söylemden önceleri ekonominin tek sorumlusunun Brunson olduğu defalarca açıklanmıştı.
Fakat Reis niyeyse böyle bir çıkış yaptı. Ardında da “kararı verecek olan Türk yargısıdır” dedi. Aslında bu söylemler Brunson’un çıkacağının habercisiydi. Andrew Brunson üzerinden yapılan pazarlıkların hukukla ilgisi olmayan bir at pazarlığına dönüştüğünü açıkça söyleyebilirim.
Neyse ağrıtmayayım başınızı. Dava günü geldi. Tanıklar ifadelerini değişti. Brunson salındı, Amerikadan gelen uçakla uçtuuu gittiiiii….
Yani sevgili okurlar. Reisin vermem dediği Brunson Turnusol kağıdı gibi Türk yargısına batırılıp Amerika’ya yollandı.
Ne diyordu Ahmedo?
Nerden baksan tutarsızlık
Nerden baksan ahmakça…

Ozan Demirci



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .