BOL KEPÇELİ SEÇİM

BOL KEPÇELİ SEÇİM

05.10.2015

Seçime kısa bir süre kalırken, partiler seçim beyannamelerini açıkladılar. Tüm partiler küçüklü büyüklü o kadar bol vaatlerde bulunuyor ki seçmen hangi partiye oy vereceğine karar veremiyor. Verilen vaatlerin büyük bir bölümü boş argo kelimeyle palavradan ibaret… Muhalefet partilerini anladık, yalnız mevcut iktidar partisi de çok değişik, afaki vaatlerde bulununca bugüne kadar neredeydiniz demeden edemiyorsunuz. Liderlerin […]

Seçime kısa bir süre kalırken, partiler seçim beyannamelerini açıkladılar. Tüm partiler küçüklü büyüklü o kadar bol vaatlerde bulunuyor ki seçmen hangi partiye oy vereceğine karar veremiyor. Verilen vaatlerin büyük bir bölümü boş argo kelimeyle palavradan ibaret…
Muhalefet partilerini anladık, yalnız mevcut iktidar partisi de çok değişik, afaki vaatlerde bulununca bugüne kadar neredeydiniz demeden edemiyorsunuz.
Liderlerin bazıları bu toplumu çözmüş! Ne versen onunla idare ediyor. Yalan dolan hiç fark etmiyor. Seçmenlerin bir bölümü parti saplantısına girmiş büyük bölümünün o kadar zihni karışmış ki kim fazla promosyon dağıtıyorsa takip edip araştırarak oyunu o partiye vereceği gözüküyor. Çiftçiye mazot 1 lira, asgari ücret, emekli maaşı yüzde yüz artmış gençlere faizsiz kredi imkanı, işsizlere iş vaadi, sosyal devlet gereği herkes sigortalı, toplumun tüm kesimine refah içinde yaşam vaat eden bu beyannamelere bakınca seçmenlerin kafası karışmış sudan çıkmış balık gibi seçmenler birbirlerine soruyor hangi parti daha çok bizim için promosyon veriyor diye takip edilmeye başlandı.
Liderler seçim beyannamesinde verdiği vaatlerin büyük bölümünün gerçekleştirilemeyeceğini kendiside biliyor, ama lakin karşı taraf yalanla palavra ile halkı kandırmayı becerdiği için diğerleri de yalan söylemeye başlıyor. ülkemiz seçime giderken içerde ve dışarıda sürekli terör olayları devam etmektedir. Seçmenler üzerinde tedirgin, mutsuz, kararsız ve umutsuz bir şekilde ülke seçime gitmektedir. Ülkemizde demokrasi adı altında farklı bir yönetim sergilenmektedir. Benim gibi düşünmeyen benim gibi yazmaya benim gibi konuşmayan benim gibi giyinmeyen benim gibi okumayan daha birçok sayamadığımız koşullarda insanlar dışlanıyor dövülüyor öldürülüyor. Duyarlı insanlar soruyor demokrasi bunun neresinde bu yönetim biçiminin tarifini kim yapacak diye sormadan edemiyor. Gün geçmiyor ki ülkemizin değişik illerinden yoksul ve fakir çocukların teröristler tarafından şehit edilmesinin ardından manevi olarak şehitler ölmez vatan bölünmez sloganlarıyla defnedilmektedir. Vatanın ne zaman bölüneceğini bilemiyoruz ama ölen şehitlerin annesine, babasına varsa eşine varsa çocuklarına sormak lazım şehidin ölüp ölmediğine karar verecek merciler bunlar olmalı diye düşünüyoruz.
7 Haziran seçimleri yapılalı daha birkaç ay geçmesine rağmen, Kırşehir ve ülke seçmeni tercihini vermesine rağmen 1 Kasım’da yeniden sandık başına giderek seçmene dayatılan milletvekili adaylarına oyumuzu vereceğiz!
Kırşehir’de şu an bir seçim havası yok! Adaylar cılız bir çalışma içinde. Daha geçen seçimin yorgunluğunu atamayan, seçildiğine sevinemeyen milletvekilleri şimdi yeniden seçmenin karşısında.
Toplum olarak iyi ki maneviyatımız güçlü sloganlarıyla kendimizi teselli ediyoruz, ama nereye kadar! Her suskunluğun arkasında, her sükunetin sonunda mutlaka gelecek sonuçlar toplumumuza büyük zararlar açabilir. Ülkemizde terör devam ederken komşu ülkeler ile barışık, dost olduğumuz hiçbir ülkenin olmadığını hepimiz gözlemlemekteyiz. Bu olaylar bu günün ürünü değil, biliniyor da. Eskiden bu yana Türk’ün Türk’ten başka dostu olmadığını hep söylemişizdir. Bu söylemler son yıllarda eyleme dönüşmüş ve dönüşecek ülkelerde de göz ardı edilmemelidir.
Suriye mültecileri olmak üzere İran, Irak Afgan ülke insanları Türkiye’de kalmak veya ülkemizi geçiş güzergahı yapmak üzere milyonlarca insan evlerini, işlerini, yurtlarını terk ederek kaçmışlardır. İyi ki Türkiye varmış ki mülteci ve göçmenlere kucak açmakta, ihtiyaçlarını bir nebzede olsa temin etmektedir. Olası ülkemizde bir savaşın çıkması durumunda biz nereye gidebiliriz? Bizi hangi ülke kabul eder? Çoğu insanımız bunu düşünmekte ve kendi kendine hayıflanmaktan öteye gidememektedir.
Ülkemizin birliğine, bütünlüğüne sahip çıkarak akan kanların bir an önce birlik bütünlük içerisinde durdurulması gerekir diye düşünüyoruz.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .