BİZ YAZALIM KİM DUYAR BAKALIM

BİZ YAZALIM KİM DUYAR BAKALIM

22.05.2019

Anlaşılan hissedilen şu ki bu yaz ve önümüzdeki gelecek günler çok çetin geçecek. İşini kaybedenler, işyerini kaybedenlerin sayısı çoğalacak gibi gözüküyor. Şehrimizde şöyle caddeler üzerinde dolaşırken sizler de şahit olmuşsunuzdur kapanan dükkanlar üzerinde “devren satılık” bulunan işyerleri bence çok acı. Fakat gerçekler gözden kaçmıyor. Aklı erenler konuşup, çözüm yolu gösterirken muhatap alması gerekenler dikkatlerini başka […]

Anlaşılan hissedilen şu ki bu yaz ve önümüzdeki gelecek günler çok çetin geçecek. İşini kaybedenler, işyerini kaybedenlerin sayısı çoğalacak gibi gözüküyor.
Şehrimizde şöyle caddeler üzerinde dolaşırken sizler de şahit olmuşsunuzdur kapanan dükkanlar üzerinde “devren satılık” bulunan işyerleri bence çok acı. Fakat gerçekler gözden kaçmıyor.
Aklı erenler konuşup, çözüm yolu gösterirken muhatap alması gerekenler dikkatlerini başka tarafa vererek adeta bu milletle dalga geçiyor.
Yazık oluyor ülkemin üretimsiz geçen her gününe… Her şeyi dışarıdan ithalat etmekle bu ülkenin kalkınmasını düşünen aklı selim gözüken insanım, haddim olmayarak söylüyorum bu düşünce ile olmaz, olmaz, olmaz.
Allah aşkına çıkın piyasalara bakın tüketilen ürünlerin bir çoğu dış ülkelerle bağımlı olarak üretilmiş ürünler ve dayanıklı tüketim mallarından oluşuyor. Herhangi bir arıza sebebi ile giderilemeyen arızalardan dolayı bu ürünlerin bir çoğu çöpe gidiyor
İnsanların kullanımına sunulan bir çok teknolojik cihazlar kısa sürelerde arızalandığında tamir masrafları yenisinin fiyatına mal oluyor.
Şimdi hiç kimse diyemez ki kardeşim sen de kullanma böyle bir düşünce olamaz olmamalı. Bizler bu ülkenin bir ferdiyiz, ülkemin kalkınması için her konuda çaba sarf edilmesini istemek her halde hakkımızdır. İlimizin atanmış ve seçilmişlerinden benim isteğim, bu ilin teknolojik bir kent olması için çalışıp çaba sarf etmeleridir.
Kimler bu yol haritasında olması gerekiyorsa bu beyinlerle bir araya gelin. Bu proje basit görülmemeli. İlimizde bu konuda bir araştırma geliştirme masası kurulmalı ve de olmalı. İlkokuldan üniversiteye kadar yetenekli ve vasıflı çocuklarımız bu alanda toplanmalı, eğitimlerine buradan devam etmeli, yetenekli öğretmenler bu çocukların yetişmesinde ülkeme kazandırılmasında çaba sarf etmeli. Burası bilgi ve teknoloji kampüsü olmalı.
Dünya bu yöne gidiyorsa bizler de il olarak, ilin seçilmiş ve atanmışlarından bunu istemek hakkımızdır diye biliyorum. İstediğim yolun zor ve çetin olduğunu biliyorum. Fakat her zorluk istenirse, arzu edilirse, hedef yapılırsa aşılır diyen büyüklerimiz ve inancım bunun olabileceğini ve hedefe ulaşılacağı yönündedir.
Ülkemde bir çok teknolojiye milyon dolarlar ödendiğini de okuyor takip ediyorum. Bir dönem bu satırlarda bitkisel tohum yetiştirmek adına teknolojik uluslar arası yeterliliği olan laboratuvar kurulmasını yazmıştım, fakat bu konuda da duyarlı olan kimseyi göremedim kaçırdım ise duyarlı olan herkesten özür dilerim.
Gönül işte insan yaşadığı şehrin her türlü imkânlarının olmasını, yetişen beyinlerinin başka illere ülkelere gitmesini kısaca bu ilin göç vermemesini istiyor.
Yaşadığımız Kırşehirimizde tarihler yazılmış. Astronomi, esnaf teşkilatlanması, Türk diline önem verilmesi, devletine kanun ve nizamnamelerin yazılması başta olmak üzere yüzlerce eser ve yapıtlar.
Şimdi dedelerinin izinde bir nesil olmak adına iyi şeyler istemek ve bunu bu şehre yakıştırmak kimi rahatsız eder?
Bence kendi menfaatine çalışan, “gün olsun, devran dönsün” diyenleri rahatsız eder. Anadolu’da “bir lokma bir hırka” diyen derviş misali bu şehire hizmet için talip olan her yetkili unutulmamak için hizmetlerine eserler kazandırarak hem kendisinin adının anılmasına sağlayacak, hem de ilimize değer katacak eserler kazandırmalıdır.
Kırşehirimizin nüfusu 2018 yılı verilerine göre, ilimiz geneli 243 bin 874’tür. Sanayisi olan bir il olsak, tarımda, hayvancılıkta ürettiğimizi işleyen sanayimiz olsa, turizm de termal yatırımlar yapılıp devre mülkler yapılıp, büyük mekânlar bölgeler oluşturabilsek…
Kısaca üreten, ürettiği ile devletimize katkı sağlayan il olur isek bu gelirler ile zenginleşen vatandaşlarımızın refah seviyesi yüksek olduğu il olarak tanınabilsek, mutlu olmayan kalmaz. Yeter ki isteyelim ve çalışalım bir olup bu ilin menfaatini isteyelim olmayacak yapılmayacak hiçbir işimiz kalmaz diye düşünüyorum.
Hadi seçilmişlerimiz, atanmışlarımız bir olun bu ilin hak ettiği hizmetleri yapın artık.

***

ÖZLEDİK

Kapıyı açınca, sana seslendiğimde gülen yüzün nerede
Hoş geldin sofra az sonra hazır olacak demen nerede
Sen nasılsın, bir sıkıntın oldu mu sözün nerede
Sıcak bakışın sevgi ile gören gözlerin nerede

Çocuklar hadi yemeğe diye söylediğin bal tatlısı sesin nerede
Sofrada ayakta bizlere hizmet edişin nerede
Biz bir aileyiz diye başlayan sözün nerede
O titizliğinle başlayan ikramların nerede

Yoksun be gülüm evimizde kokun nerede
Seni kara toprağa emanet ettik ruhun nerede
Dualarla başlayan günlerimiz nerede
İbadet eder gibi bakışların nerede
Canım çok acıyor özledik seni benim gülüm nerede



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .