“Biz engelliyiz, siz olmayın”

“Biz engelliyiz, siz olmayın”

21.03.2015

KIRŞEHİR Barosu Avukatı Mehmet Emin Hekimhan, toplumun engellilere bakış açısının yanı sıra engellilerin kendilerine bakış açısını değiştirmesiyle sorunların aşılabileceğini belirtti. Kendisi de bir engelli olan Kırşehir Barosu Avukatı Mehmet Emin Hekimhan, engellilerin toplumda yaşadığı sorunlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, engellilerin engelli derneklerinin yanı sıra diğer toplumsal örgütlere de katılarak, kendilerini benimsetmeleri gerektiğini ifade etti. Kırşehir Barosu […]

KIRŞEHİR Barosu Avukatı Mehmet Emin Hekimhan, toplumun engellilere bakış açısının yanı sıra engellilerin kendilerine bakış açısını değiştirmesiyle sorunların aşılabileceğini belirtti.

Kendisi de bir engelli olan Kırşehir Barosu Avukatı Mehmet Emin Hekimhan, engellilerin toplumda yaşadığı sorunlara ilişkin yaptığı değerlendirmede, engellilerin engelli derneklerinin yanı sıra diğer toplumsal örgütlere de katılarak, kendilerini benimsetmeleri gerektiğini ifade etti.
Kırşehir Barosu Avukatı Muhammed Emin Hekimhan, “Biz engelliyiz, siz engel olmayın. Bazen geri kalır, bazen geçeriz. Engelli olmayı bizler seçmedik. Biz engelliyiz, siz engel olmayın. Doğuştan ya da sonradan engelli. Herkes olabilir bir gün engelli. Bakış açınız olmasın engelli. Biz engelliyiz, siz engel olmayın. Her şeyi yapamayız belki. Ama yine de bir şeyler yapabiliriz. Yapabileceklerimizi yapmaktan asla ve asla vazgeçmeyeceğiz. Yeter ki biz engelliyiz, siz engel olmayın” şeklinde engellilerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti.
Muhammed Emin Hekimhan, şöyle konuştu:
“Türkiye’de nüfusun yaklaşık yüzde 13’ünün engelli olduğu istatistiki olarak açıklanmış bir gerçek. Engellilik de somut olarak karşımızda. Engelli olan vatandaşlarımız bazı sınırlamalar ve kısıtlamalarla karşı karşıyalar, yani bu bedensel engellerinden kaynaklanan sebeplerden genellikle karşımıza çıkıyor. Bir de engellilerin kendilerine ve toplumun engellilere ve engellilerin topluma bakışıyla ilgili bazı sıkıntılarımız var. Bu sıkıntıların giderilmesi aslında bizim maksadımız.
Toplumda bilinç oluşturulması için engellileri kısıtlayan birinci şey onlara insanların bakış açısıyla ilgili. Bu nedir, engelliye küçümseyen gözlerle bakış, onu farklı bir varlık olarak algılayan bakış veya tavırlar ve engellilerin kendilerine toplumdan farklı olarak görmelerinden kaynaklanan bakışlar, engellilerin topluma, yani engelli olmayan diğer insanlara bakışlarında kendilerini yardıma muhtaç, bu insanlardan acaba nasıl yardım alabilirim bakışı. Bunların hepsi bizim için büyük sıkıntılar.
“En büyük sıkıntılardan birisi de engellilerin kendisine bakışıyla ilgili, bu konuda engellilerin kendilerini toplumdan soyutlamaması, toplumun sadece kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir kitle olarak görmekten kurtulması, kendi çalışma ve gayretleriyle üreteci olması, üretimin sonucunda da yönetimde de bazı noktalara gelmek için gayret içinde olmaları gerekiyor. Bu konuda onların yönlendirilmesi gerekiyor. Toplum engellilere bakarken, bunlar yardıma muhtaç diye bakarak sadece onları yardım edilmesi gereken bir varlık olarak görmekten kurtulup onları hem iş alanında çalışmaya teşvik etmek, hem de yapabilecekleri şeyler konusunda onları bilinçlendirmek, önlerini açmak, tabiri caizse balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek noktasında bir hareket ve tavır sergilenmesi gerekiyor. Bu konuda ciddi manada ülkemizde, toplumda gerilik var. Ciddi manada ileri seviyeye gelmiş değil.
“Ülkemiz 4-5 yıl önce Uluslararası Engelli Hakları Sözleşmesi’ne de taraf oldu. Bunun dışında ülkemizde Engelliler Kanunu çıkarıldı. Bu noktada bir bilinç oluşturulmaya çalışılıyor, ama bu bilincin toplumda tam olarak yerleşmesi zaman alacak. Toplumun bakış açısını değiştirmek kolay değil. Bu konuda çalışıyoruz, Kırşehir’de basınımızda bu konuda yapılan çalışmalara destek veriyor, teşekkür ediyoruz.
“Engellilerin kendilerini sadece engelli dernekleri çatısı altında toplamaktan kurtulup, toplumun diğer sosyal örgütlerin içine girmeli. Gerek siyasi partilere, gerek diğer derneklere girmeleri, oralarda yer almaları ve çalışmalara katılmaları, engelli olmayan sosyal toplum içinde yer alarak onların içinde, onlardan birileri olduklarını hissettirmeleri ve herkes gibi başarılı olabileceklerini onlara göstermeleri gerekiyor. Ve bundan da kaçınmamaları gerekiyor. Toplumun da onları dışlamak, sadece engelli dernekleri çatısı altında toplanmaktan kurtulmaları için kendi aralarına almaları gerekiyor. Diğer örgütlerde, vakıflarda ve diğer tüm sosyal noktalarda engellilerin büyük ölçüde temsil edilmesi lazım ve diğer insanlarla birlikte hareket ederek, toplumun içinde farklı olmadıklarını göstermeleri lazım. Bu noktadaki çalışmaların çok zayıf olduğu ortada.
“Yüzde 13 civarında Türkiye’de nüfus oranında engelli var dedik, ama genel ve yerel seçimlerde gösterilen adaylara baktığımız zaman bu birkaç kişiyi geçmiyor, 550 milletvekilinde 2-3 kişi, 5 kişi. Her partinin 70-80 tane aday göstermesi lazım engellilerden, toplumdaki nüfus oranına göre bir adalet olması gerekiyorsa. Engellilerde ancak bu şekilde ciddi manada nüfus oranına göre temsil noktasına ulaşabilir ve o zaman önlerindeki engellerin kalkması açısından hem kanuni olarak, hem de toplumsal bakış açısını değiştirmesi açısından ciddi sonuçlar elde edebilirler. Çalışmaların bu yönde geliştirilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Ayrıca engellilerin suiistimalinin engellenmesi lazım. Engelliler bir kendilerini suiistimal ediyorlar. Nasıl, engelliliklerinden dolayı dilenci pozisyonuna düşüyorlar çoğu zaman. Açık açık olmasa da dolaylı dilencilik yollarına girebiliyorlar. Doğrudan dilenmenin dışında maddi yardımlar toplayarak dernekler vasıtasıyla. Bazen gerçekten ihtiyacı olan ve kendini idame ettiremeyecek durumda olan insanlar var. Bu sadece engelliler için geçerli değil, toplumun her kesiminin bununla ilgisi var. Engelliler de toplumda ihtiyacı olan insanlara yardım edebilirler. Bizim bu konuda çalışmalarımız da var, ama bu bilinmiyor. Engelliler yardım almak zorunda değil, engelliler de topluma yardımcı olabilirler. Toplumun bunu bilmesi lazım, engelli topluma yardıma edebilen bir insandır. Bunu başarabilir ve bu noktada başaramaz bakış açısının kaldırılması ve tüm insanların başardığı birçok şeyi başarabileceklerini kabul edilmesi ve bakış açısının bu şekilde değişmesi gerekiyor. Biz bu değişime sebep olmak istiyoruz. Bu konuda çalışmalarımız da devam ediyor.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .