Biz burada dalgamıza bakmaktayız!

Biz burada dalgamıza bakmaktayız!

24.03.2016

Her zaman söylerim; her kim olursan ol; hor bakmayacaksın yaşama!.. Ahlâk, vicdan ve adaleti kendine özgü bir tavır olarak almışsa bir kimse, bu önce kişinin kendisine olan hürmetindendir. Yaşamın sana sunduklarıyla, insani bir biçimde şekil almak, oluşmak ve olgunlaşmak; kişiliği yakalamak, pisliğe saplanmış ve pisliklerle kuşatılmış bir toplumda oldukça zor. Ancak insan kalabilmeyi başarmaksa çok […]

Her zaman söylerim; her kim olursan ol; hor bakmayacaksın yaşama!..
Ahlâk, vicdan ve adaleti kendine özgü bir tavır olarak almışsa bir kimse, bu önce kişinin kendisine olan hürmetindendir. Yaşamın sana sunduklarıyla, insani bir biçimde şekil almak, oluşmak ve olgunlaşmak; kişiliği yakalamak, pisliğe saplanmış ve pisliklerle kuşatılmış bir toplumda oldukça zor. Ancak insan kalabilmeyi başarmaksa çok radikal ve erdem düzeyi yüksek bir zaferdir.
Aklı, yüreği, ruhu ve vicdanı üretmeyen insan, öldüren, karanlığı doğuran insandır. Ki, toplumsal çabaları, ahlâksızlık, hukuksuzluk, vicdansızlık, insanı yok sayan bir şiddetle şımarıklık üzerine kuruludur. Zaman zaman Kırşehir toplumunda, bir aradalığı pay edindiğim dostlarla bu özveriler üzerine hep konuşurum.
İslâmın, dervişliğin, evliyalığın, toplumsal öncülüğün yüksek olduğu Anadolu’da, gerçekten sapıklar, arsızlar, hırsızlar, yüzsüzler, talancılar, barbarlar, katiller, şımarıklar üretmek, buna seyirci kalmak, böylesine kirli bir durum Türk toplumuna yakışan en normal bir gelişmeymiş gibi davranmak oldukça şaşırtıcı.
Bu yüzden bizlerin, yani Anadolu halkının hak etmediği bu karanlığa iliklerime dek karşıyım. Fukara gelip, fukara ölsem de hırsızlığa karşıyım, nefsime yenilip ırz ve namus katili olmaya karşıyım, keza nefsimi ruhumdan neşterle biçseler yeğdir.
Utanılacak bir hatayı yapmaya, sevgisizliğe, saygısızlığa, şımarıklığa, talana, yalana, tetikçiliğe, sömürüye karşıyım arkadaş… İnsan şerefi ile ölmeli.
Her akşam televizyon programlarında sorunlar cayırtısı. Artık medya da yetişemiyor, depremler gibi devrilen zaman haberlerine. Detaylarını tartışmaya çokça gerek yok, kısa kısa toplumsal bozulmaların seyrini geçmek sanırım yeterli kalacaktır.
Sapıklar bu ülkenin başrol oyuncusu, çocukların güzel dünyasına kadar uzanan salyalılarla bir ülkeyi ve bir toplumu üleşmek, ne kadar acı ve mide bulandırıcı. Ahlaklı bir devlet asmalı böylelerini.
Talancılar, köstebek yuvasıyla ilerliyor yurdun tüm sermayesini kemirerek. Haram ne çok saade kalıyor, adına ” ben müslümanım” diyerek, arsız, utanmaz, vicdansız bir iştahla.
İstanbul ilinin o maymun müteahhidi, suratına pislik dökülmüş sulalesiyle, pişkin pişkin şımarıyor; ”Ben İstiklal Caddesi’ne fakir karanfili değil, zengin gülü bıraktım” diyor. Etrafındaki fantazi düşkünü çıplak yalakalarsa kahkalarla katılıyor, terbiyesizliğine zenginin.
Dün büyük güç ülkelerle dost, bugün piyonlukları açıkça açığa çıkan ve uluslararası her türlü sosyolojik, politik ve ekonomik illegal işlere girişmiş, sosyete damatları. Ve ardındaki halkaları. Hak büyük bir vebaldir, sizin gibiler fukaradan beter ölür, gömülerek üstelik toprağın bağrına onca ahh ve beddualarla.
Yaza yaza bıktık; namussuzu, hırsızı, katili, uğursuzu. Yaza yaza arındık ama, bulaşmadan mikropların dünyasına.
Mümin yolunu şaşırdı, hacı sapık çıktı, barışçılar kan kokuyor, bürokrat vurdumduymaz. Çocuklar tedirgin, ceylan bakışlı kızlar kuşkulu, analar endişeli, babalar öfke küpü…
Unuttuk gayrı yoksul, aşı, ekmeği, tüten sıcacık çobayı, canının derdine düştü. Konuşursan suçlusun, isyan edersen günah. Haksızlık normal geçiş gibi, her suçlu haklı.
At izi it izine karıştı, bırakın uygar bir gelişim göstermeyi tek derdimiz; sapıklardan, şımarıklardan, katillerden ve hırsızlardan arınmak. Sizlere çok anlamlı bulduğum bir şiir dizeleriyle bir köşe yazımla daha baş başa bırakmak istiyorum;

Sevgili köylü kardeşlerimiz
Köylü yurdun efendisidir
Efendiliği asla bırakmayınız
Uygarlık ulusal hedefimizdir
Pijamasız yatmayınız.

Sevgili köylü kardeşlerimiz
Taban fiyatlarını ayarlıyoruz
Uygarlık işini tımarlıyoruz
Sevgili işçi kardeşlerimiz

Grevlere boykotlara yüz vermeyiniz
Bin verip bir alıp şükür deyiniz
İktidarınız sizi seviptirsindir
Her bir işinizi görüptürsündür
size çok çok dualar ediptirsindir.

Biz burada dalgamıza bakmaktayızdır
Ama yeni yeni piyasalar açmaktayızdır
Bakınız gelişip serpilmekte bit pazarımız
Emrinize amadedir bankalarımız
Yalandır kredi yolsuzlukları
Tefeci yoktur Türkiyaaamızda
Demokraaasi çoktur yurdiyamızda
Amerikan copları ardiyamızda
Adalet diyerek tutturuyorlar
Aklımızı fikrimizi fırttırıyorlar
İşçiyi köylüyü hop ettiriyorlar
Gençlerimizi polise cop ettiriyorlar
Hop ettire cop ettire
Ne olacak sonu aziz yurttaşlarım ne olacak sonu.

biz müreffeeeehh…
biz gelişmiş demokraaatiiikk…

Turnalar çizeyim gurbetlerime
Ağıtlar düzeyim çektiklerime
Yürekler sunayım yiğitlerime
Kelepçeler vurulsa da bileklerime…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .