BİR YİĞİT ADAM…

BİR YİĞİT ADAM…

24.03.2016

1992 yılı Temmuz ayının 7. günüydü Ankara Maltepe Düğün Salonu’nda senin liderliğinde, Ökkeş Şendiller (Kenger), Ahmet Öztabur, İsmet Gür, Saffet Topaktaş ve Esat Bütün MHP (o zamanki adı MÇP) den ayrılıp yeni bir oluşum ve yeni bir partinin ilk temelini atmıştınız. Ülkemizin birçok yerinde bulunan Ocak ve parti temsilcilerinin de istifasıyla başlayan ve senin önderliğindeki […]

1992 yılı Temmuz ayının 7. günüydü Ankara Maltepe Düğün Salonu’nda senin liderliğinde, Ökkeş Şendiller (Kenger), Ahmet Öztabur, İsmet Gür, Saffet Topaktaş ve Esat Bütün MHP (o zamanki adı MÇP) den ayrılıp yeni bir oluşum ve yeni bir partinin ilk temelini atmıştınız. Ülkemizin birçok yerinde bulunan Ocak ve parti temsilcilerinin de istifasıyla başlayan ve senin önderliğindeki hareket, binlerce ülkücünün katılımıyla MÇP’den ve Ocak’tan ayrılarak bunu bir bildiri ile açıklamıştın.“Türk Milleti’ne Beyanname” ve “Millî Mutabakat Çağrısı” yapmış harekete başlamıştın.
29 Ocak 1993 tarihinde “Büyük Birlik Partisi” kuruldu ve Genel Başkanlık görevine getirilmiştin.
Ben Kırşehir’de henüz 17 yaşında genç bir delikanlı, sen ise ülkene hizmet için mücadele veren bir yiğit alperen…
İlk kurultaydaki o konuşmanı hiç unutmuyorum; “Allah’a vereceğimiz hesapla milletimize ve tarihimize vereceğimiz hesap arasında herhangi bir farklılık ya da çelişki yoktur” demiştin.
Erkeğin az, ürkeğin çok olduğu o zamanlar meydanlarda olup, mazlumun yanında yunus zalimin karşısında yavuz olan bir yiğit…
Allahtan başkasının önünde eğilmeyen, namerde boyun bükmeyen, vatan millet ve din adına hayatını hiçe sayan bir Anadolu eri…
Seni bu insanlar en çok yiğitliğinle sevdi tabi en zor dönemlerden biri olan birilerinin analarının etekleri altında saklandığı 28 Şubatta “Namlusunu halka çevirmiş tanka selam durmam” diyerek cunta rejimine tek başına kafa tutacak kadar yürekli olan bir adamdın.
“Konu ülkemse geri kalan her şey teferruat” diyecek kadar memleket sevdalısı.
“Bir hayalim var: Bütün vatandaşlarımızın, ay yıldızlı bayrağın altında şerefle yaşadığı bir Türkiye hayal ediyorum. Bir hayalim var: Başını örtenle, açanın aynı üniversitede yasaksız, kavgasız kardeşçe yaşadığı bir ülke hayal ediyorum. Bir hayalim var: Kürt-Türkmen, Alevi-Sünni ayrımı olmadan, zengin-fakir ayrıcalığı görülmeden imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir Türkiye istiyorum. Kısacası; Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar kaynaşmış, güçlü bir Türk dünyası hayal ediyorum. Büyük bir Türkiye hayal ediyorum” diyerek bu günlerdeki birlik ve beraberliğe yol gösteren bir insanlık abidesi.
Bu günlerde alt-üst kimlik oluşturma çabası içerisinde olanlara bakın nasıl tokat gibi cevap veriyor:
“Biz, alt kimlik-üst kimlik gibi kavramları kabul etmiyoruz. Dinimizde bölücülüğe yer yoktur.”
Kürt Türk Alevi Sunni vs. vs. ayırım yapanlara bakın ne diyor:
“Çerkez’iz, Laz’ız, Boşnak’ız, Azeri’yiz, Terekeme’yiz, Türkmen’iz, Kürt’üz, Alevi’yiz, Sünni’yiz; ama hepimiz hep beraber büyük Türk milletiyiz. Asla ve asla etnik köken değiliz, Kürt, bizim kardeşimiz, soydaşımız, candaşımız.”
1996 yılında Kırşehir’e davet için yanına gittiğimizde kendisine sorduğum genç yaşında “7.5 yıl hücrede hapis yattın ve cezan bittikten sonra suçsuz olduğunu söylediler hayatının en güzel yılları olan bu yıllarda hapisten çıkınca devlete hiç kızmadın mı?” verdiği cevap devlet sevgisini çok güzel anlatıyordu “ Devlete kırgınlık, küskünlük olmaz, devlet bizim devletimiz, devlet biziz” diyordu.
Bugün insanların dünyevi işler için nasıl fırıldak ve yalakalık yaptıklarına dair tüm inanan insanlara yol gösterici olan şu sözünü hiç unutmayacağız: “Bir saniyesine bile hâkim olamadığımız bir hayat için fırıldak olmanın anlamı yok.”
Ve son olarak kendi kısa hayatını şöyle özetliyor:
“Gençliğim dedim, “Ver” dediler. İstikbalim dedim, “Yok” dediler. Kanım dedim, “Dök” dediler. Canım dedim, “Milletin” dediler. Sevdim dedim, “Suçtur” dediler. Ve çığlıkla yarıldı karanlık; sevgimi çarmıha gerdiler.”
25 Mart 2009 tarihinde, Kahramanmaraş mitinginden Yozgat-Yerköy mitingine hareket etmek üzere içinde bulunduğu helikopter keş dağlarında henüz bilinmeyen ve belki de yıllarca bilinemeyecek bir sebepten dolayı düştü, düşürüldü, düşürtüldü…
Siyasi hayatında sana beklide bir kez oy vermeyenler o gün Kocatepe Camisi avlusunda 1.5 milyon insanın içinde yer aldılar…
Söylenecek o kadar çok söz var ki kelimeler kifayetsiz…
Bildiğim tek şey varsa oda; hayatını vatanı milleti için heba etmiş Anadolu’nun yiğit evladı…
Şimdi senin yokluğunu her zamankinden daha çok hissediyoruz…
Bu halk seni ve beraberinde bağıra bağıra ölen dostlarını hiç ama hiç unutmayacak..
Cennette görüşmek üzere yiğit adam…
Mekânın cennet olsun MUHSİN BAŞKANIM…

BİR YİĞİT…
Bir bakarsın Ömer, bakarsın Ali,
Hazreti Hamza’nın cenkteki hali,
Tevhidi diriltmek bütün hayali,
Bir yiğit geliyor göklerde hilal,
Bir yiğit ki balam Habeşli Bilal.
Mazluma umuttur zalime korku,
Temsil makamında soylu bir ırkı,
O’na bel bağladı yedisi, kırkı,
Bir yiğit geliyor görsen tanırsın,
Bir yiğit ki balam Battal sanırsın.
Dilimde, gönlümde vahdet türküsü,
Sarıp sarmalamak kırgını küsü,
Nizam-ı Alem’dir bütün Ülküsü,
Bir yiğit geliyor Muhsin bakışlı
Bir yiğit ki balam Haktan nakışlı.
(Teşekkürler Ali ÇELİK 1995)



YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Kırıkkaleli hoca

Yüreğine sağlık kıymetli abim, değerli idolüm. Enfes bir yazı olmuş.

24.03.2018, 23:54

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .