Bir hain bu kadar mı kıymetli olur?

Bir hain bu kadar mı kıymetli olur?

07.05.2019

Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluş felsefelerinden biri olan Türkçülük ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu döneminde ortaya çıkmıştır. Türk tarihinde önemli bir fikir akımı olan Türkçülük, her yıl 3 Mayıs’ta Türkçülük günü olarak kutlanıyor. Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve […]

Türkiye Cumhuriyet’inin kuruluş felsefelerinden biri olan Türkçülük ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu döneminde ortaya çıkmıştır. Türk tarihinde önemli bir fikir akımı olan Türkçülük, her yıl 3 Mayıs’ta Türkçülük günü olarak kutlanıyor.
Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir.
Burada fazla detaylara girmeyeceğim. Türkçe’mizin yozlaştığını, Kırşehir’de Ankara Caddesi’nden Terme Caddesi’ne kadar alanda ve diğer caddelerde faaliyet gösteren dükkanların tabelalarına baktığınız zaman içler acısı durumu görürsünüz. Yine Kırşehir cadde ve sokaklarda yürürken başta gençler olmak üzere hangi dilden konuşuyor bunlar diyebileceğiniz insanların konuşmalarına şahit olursunuz.
O nedenle Kırşehir Belediye Başkanlığı görevine yeni seçilen Selahattin Ekicioğlu Başkanımızdan Kırşehir’de faaliyet gösteren işletmelerin tabelalarının Türkçe yazılması konusunda karar almasını bekliyorum.
Hele Televizyon kanallarına bir şey diyemiyorum, programlarda ve dizilerde program arası Türkçe dinliyoruz dersem yalan olmaz.
Ya kurumlara ne demeli. Kırşehir hastanesine veya başka kurumlara gittiğinizde “GİRİŞ” yerine ENTER, ÇIKIŞ yerine EXIT yazdığına şahit olduğunuzda ne anlarsınız?
Türkiye Cumhuriyet’inde yaşıyoruz ama yaşadığımız Türkiye Cumhuriyetinde “Türk’üm” demek korkulacak hale getirildi, Türk Dili yozlaştırıldı, Türk Kültürü yok olmaya yüz tuttu ve en acı tarafı Türkiye Cumhuriyeti yazıları kurumlardan silindi, Türklük ırkçılık olarak benimsetildi.
Dünya coğrafyasında Türkiye’de olduğu kadar ülkesine, ülkesinin kurucularına, geçmişte bu vatan için şehit olanlara düşman olan, küfür eden başka bir millet topluluğu yoktur.
Almanya’da doğup, büyüyen “ben Alman vatandaşıyım” der.
İngiltere’de doğup, büyüyen “ben İngiliz vatandaşıyım” der.
Kaç milletten oluştuğu belli olmayan ABD’de doğup, büyüyen vatandaşlar, “Amerikan vatandaşıyım” der ve bu insanlar yaşadığı ülkelerin kanunlarına, yasalarına uyarlar, ülkelerini severler ve ülkeleri için çalışırlar.
Ancak nedense bizim ülkemizde doğup büyüyen insanlar Türk Düşmanı oluyor, ülkesine küfür ediyor, vatanına ihanet ediyor, Türk Bayrağını yerlerde sürüyor.
Bir de son yıllarda Arap olma özentisi başladı. Bu da işin garip bir tarafı. Geçmişten itibaren Arap toplumları en büyük kötülüğü ve ihaneti Türk Devletine karşı yapmışlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletine düşman olmuşlar, bölüp parçalamak için İngiltere ve ABD ile ortak hareket etmişler, ancak Kur’an’ın, “okuyun” dediği ama okumayarak cahil kalan bizim Müslüman insanımızda Arap hayranlığı başladı ve bu Araplaşma yolunda epeyce yol aldılar.
Bu zihniyette olanlar Türk olmayı kabul etmiyorlar, Arap gibi yaşamak istiyorlarsa yapacakları iş gayet basit. Arap devletlerine giderek oranın vatandaşı olacaklar ve Arap gibi yaşayacaklar. Türkiye Cumhuriyeti Devletini de uğraştırmayacaklar.
Bu düşüncedeki insanlar bilmelidirler ki Türkiye Cumhuriyeti Devletini Araplaştırma konusunda uğraşanların çocukları torunları Amerikan vatandaşı olup, Amerika’da yaşamaktadırlar Arap ülkelerinde değil.
Maalesef Arap kültürünü din olarak yaşamaya başladık. Allah, Kuran, Peygamber nidalarıyla konuşup Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Türk Milletine küfür eden dış mihrakların ajanlarını, satılık maşaları el üstünde tuttuk.
Bunların örnekleri çok olduğu gibi en büyük örneği yıllardır Türkiye Cumhuriyet’inin kurucusu Atatürk’e, İstiklal Marşımızın yazarı Mehmet Akif Ersoy’a, Türkçülüğün önderlerinden Ziya Gölkalp’e, Nihal Adsız’a küfürler eden “Keşke Yunan galip gelseydi de Türkiye Cumhuriyeti olmasaydı” diyen dün ölen ne yazıktır, ne acıdır ki tabutunun üzerine yıllardır küfür ettiği Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Bayrağı örtülen Kadir Mısıroğlu’dur.
Bu Kadir Mısıroğlu kimdir biliyor musunuz?
Gelin hep birlikte Mehmet Gülmezer’ in aşağıda yazmış olduğum araştırmalarını okuyalım.
Mehmet Gülmezer araştırmalarında der ki!
Kadir Mısıroğlu sarraflar olarak da bilinen Galata Bankerleri, Baltazzi, Lorando Tubini, Korpu, Kamondo, Zarifi, Ogenidi, Mavrogordato, Fernandez, Köçeoğlu, Mısıroğlu gibi Levanten, Ermeni, Rum ve Yahudi bankerlerdi.
Banker isimlerinde MISIROĞLU özellikle dikkatimi çekti. Sonra BOĞOS MISIROĞLU banker. Acaba dedim FESLİ ŞARLATAN’la bağlantısı var mıdır. Araştırayım dedim ve biraz araştırınca neler çıktı neler.
Elbet şaşırmadım, okuyan sevgili dostlarında şaşırdıklarını düşünmüyorum. Çünkü biliyoruz ki medyada ve tv’lerde şarlatanlık izni boşa verilmiyor bunun gibilere.
19. yy Osmanlısında Selanik Sabatayların en önemli merkezlerinden olmuştur. Özellikle Osmanlı son dönemi ve Cumhuriyet döneminde bürokraside, askeriyede, siyasi hayatta, medyada, iş dünyasında kritik noktaları elde etmişlerdir. 1924’de Lozan Mübadelesi ile Balkanlarda yaşayan 25 bin civarında Sabatay ülkemize gelmiş, farklı bölgelere yerleştirilmiştir. Toplumda Dönme/Kripto Yahudi olarak bilinen Sabatayların halen günümüzde varlıkların sürdürdükleri ifade edilmektedir.
Sabatay Sevi Vasif Aydınarslan: TC:51403100712 1895 Selanik Doğumu, Tokat Merkez Soğuk Pınar Nüfusuna Kayıtlı (Sabatay).
Huriye (Aydınarslan-Eşi) TC:51400100876 1900 Selanik Doğumlu Tokat Merkez Soğukpınar Nüfusuna Kayıtlı (Sabatay)
Aynur Mısıroğlu (Aydınarslan-Kızı): TC:39458065156 1937 İstanbul Doğumlu Akçaabat Dürbinar Nüfusuna Kayıtlı.
Kadir Mısıroğlu-Eşi.T.C.:39479064428 1933 Akçaabat Doğumlu Akçaabat Dürbinar Nüfusuna Kayıtlı
Şengül (Mısıroğlu) Kolot (Kız Kardeşi) T.C.53374601762 1942 Akçaabat Doğumlu Akçaabat Dürbinar Nüfusuna Kayıtlı (Sabatay)
Kadir Mısıroğlu’nun kız kardeşi evlendikten sonra KOLOT soy ismini almıştır. Birçok kaynakta KOLOT soy isminin Sabataylar tarafından kullanıldığı, İstanbul Üsküdar’da Sabatay mezarlığı olarak bilinen Bülbül Deresi’nde KOLOT soy isimli şahısların yattığı bilinmektedir.
Kadir Mısıroğlu’nun oğlu; Abdullah Sunisi Mısıroğlu TC: 39455065210 1963 İstanbul Doğumlu Akçaabat Dürbinar Nüfusuna Kayıtlı.
Eşi: ASLI GÜNER-MISIROĞLU-BİERSTEDT
TC: 32359798994 1966 Artvin Doğumlu İstanbul Fatih Kemalpaşa Nüfusuna Kayıtlı (Alman/Hristiyan)
Kadir Mısıroğlu’nun oğlu Abdullah Sunisi ile evlenen Aslı Güner İstanbul Özel Alman lisesinden mezun olması hayli dikkat çekicidir. Abdullah Sunisi’den boşandıktan sonra Müslüman olmayan Alexander Bierstedt isimli alman ile evlenen Aslı Güner Türk vatandaşlığından çıkıp Alman vatandaşlığına geçmiştir.
İşte Mehmet Gülmezer’ in Kadir Mısırlıoğlu’yla ilgili tespitleri.
Maalesef böylesine bir adam tabutuna Türk Bayrağı sarılarak törenle gömlendi.
Bir başka üzücü ve acı taraf ise 3 Mayıs’ın Türkçülük günü olarak kutlandığı ülkemizde ve Kırşehir’de yıllardır Türklüğe ve Türk İnsanına küfür eden Kadir Mısıroğlu hakkında Kırşehir’de övgü dolu sözler yazan, methiyeler dizen, rahmet dileyen tanıdığım, sevdiğim bir çok kişinin sosyal medya paylaşımlarıydı.
Anlayamadığım bir konu bir hain bu kadar mı kıymetli olur?



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .