Bir dosttan geriye kalanlar

Bir dosttan geriye kalanlar

03.09.2016

Ölüm bizlere; her an kapımızı çalabileceğini, hazırlıklı bulunmamızı, dünyanın da, dünya hayatının da fani olduğunu, dünya gurbetinde sınandığımızı, bir gün … Dünya, üzerinden geçilip gidilmesi gereken suyu çok tuzlu bir deniz gibidir derler. Bu çok tuzlu ve tatsız deniz suyundan susuzluğunu giderecek yani hayatını idame ettirebilecek kadar içenler için ciddi bir sorun yoktur, ancak bu […]

Ölüm bizlere; her an kapımızı çalabileceğini, hazırlıklı bulunmamızı, dünyanın da, dünya hayatının da fani olduğunu, dünya gurbetinde sınandığımızı, bir gün …
Dünya, üzerinden geçilip gidilmesi gereken suyu çok tuzlu bir deniz gibidir derler. Bu çok tuzlu ve tatsız deniz suyundan susuzluğunu giderecek yani hayatını idame ettirebilecek kadar içenler için ciddi bir sorun yoktur, ancak bu tuzlu ve tatsız sudan kana kana içenler, yani fani ve lanetli dünyayı elde etmeye, sahiplenmeye kalkışanlar ahiretlerine en büyük kötülüğü yapmış olurlar.
Kısaca ölüm; her an kapımızı çalabileceğini, hazırlıklı bulunmamızı, dünyanın da, dünya hayatının da fâni olduğunu ihtar eder görene.
Dünya gurbetinde sınandığımızı, bir gün mutlaka sılaya döndürüleceğimizi, hesap gününü, ahireti hatırlatır bizlere.
Ölümün nasihati, ola ki gözden kaçar endişesiyle, bizim cenaze merasimlerimizde söze de dökülür. Cenaze namazı için saf tutulduğunda tekbirden önce cemaate dönen hoca efendiler, helallik istediğinde bir kez daha anlarsınız ölümün soğuk yüzünü…
En büyük ibret ölümdür. Ölüm insana kendi akıbetini, hayatının faniliğini hatırlatır durur.
İşte yıllardır birlikte olduğum, iyi günümüze, kötü günümüzü paylaştığım bir kardeşimi Erdal Gün’ü elim bir trafik kazası sonucu kaybetmenin üzüntüsünü yaşadım.
Erdal Gün kardeşimize Allahtan rahmet diliyorum. Erdal Gün olarak yakın çevresi bilmesine rağmen genelde “Çiçekçi Erdal” diye tanınır. Eşi Fatma’ya, Çiçekçi Erdal’ın tabiriyle Fadime olarak daha geniş çevrede hatırı sayılır aile mensuplarıdır.
Çiçekçi Erdal’ın eşi Fadime bir dönem CHP Kadın Kolları Başkanlığını yaptı. Sosyal bir kadın. Benim Fadime’ye karşı hitabım hep “sayın başkanım” olurdu. Hatır sorarken “başkanım nasıl gidiyor işler?” dediğimde, “İyiyiz Adem Abi. Mücadeleye devam ediyoruz” olurdu.
Çiçekçi Erdal sevgi dolu, dedikodu bilmeyen, dürüst, güleryüzlü, dost canlısı bir insandı. İnsanları sevmekle yetinmeyen, doğa ve hayvanları severek onlarla yoğun bir çaba harcayarak iç içe olmayı hep arzu ederdi.
Yapacağı programlar içerisinde cevizcilik, arıcılığı vardı ve zaten yapıyordu. Sebze ekim dikim işlerine ağırlık vermek istiyordu. Bana da hitap ederken “paşam” derdi. Arada çiçekçi dükkânına uğradığımda hal hatır, hoş beşten sonra doğadan, bağdan, bahçeden dem vururken “Paşam ben buraya hiç gelmeyeceğim. Köye gideceğim, ama Fadime dükkana gelmiyor” derdi. “Zorunlu duruyorum” derdi. Kendi doğayı sevdiği için çiçekçilik yaptığını anlatırdı.
İstanbul’dan bir gün bir dostum geldi “Düğüne çelenk göndereceğim. Var mı tanıdığın bir çiçekçi?” dediğinde “var” dedim ve birlikte Çiçekçi Erdal’ın dükkanına gittik.
İstanbul’dan gelen arkadaşım “burası mı çiçekçi?” dedi ve mekânı küçümsedi. Çiçekçiden önce ben söz alarak “yok dedim burası yazıhane, arkada bir atölyesi var. Bin metrekare 20 kişiden fazla çalışan var” dedim ve Çiçekçi Erdal bıyığının altından gülmeye başladı ve beni onayladı, “atölyemiz arkada!” dedi.
“Görelim” deyince, “geciktik, hadi gidelim” diyerek dostumla oradan çıktık ve bu olay aramızda hep espri konusu olmuştu . Her gördüğünde “paşam işçi sayısını artırdık” derdi.
Oysa Çiçekçi Erdal kendi işini kendisi yapan, mütevazi bir insandı. Bana gelirken iki üç aya bir elinde bir buket çiçekle birlikte gelir ve uzun uzun sohbet ederdik.
İşte böyle bir dostumuzu geçirdiği elim bir trafik kazası sonucu kaybettim. Üzüntüm böyle bir dostumu kaybetmek oldu.
Evet acı ama gerçek, Dünya değişen ve yok olan bir yer. Dünyadakiler ise telef olmaya mahkûm. Dünya malı ise az ve fani.
Buna fani dünya derler, durmayıp daim döner, Ademoğlu bir fenerdir, akıbet bir gün söner. Kader, insanın yüzünü her zaman güldürmez. Kestiğin karpuz bazen kelek bazen iyi çıkar. Hava bazen bulutlu bazen güneşlidir. Kaderine rıza gösterenler bu fani dünyada sıkıntısız, bunalımsız bir yaşam sürerler. Fani dünyaya düşkün olana hiç akıllı denir mi?
Evet hayat kısa, ömür sınırlı, ölüm her an gelebilir. Haksızlıklara ve vefasızlıklara değmez bu kısacık hayat.
Bu kısa hayatta geride hoş bir seda bırakmak önemli. İyilikle, güzelliklerle anılmaz çok önemli. Ben hiç kimseden Erdal kardeşim hakkında kötü söz duymadım.
O benim can dostumdu. Onu kaybettikten sonra duyduklarım onun hakkında hep güzellikler, mütevazilikler, vefakar ve kadirşinaslık dolu güzel sözler oldu.
İşte Çiçekçi Erdal dostumu cenazesine gelen dostlara baktım, seyrettim pek çoğunun gözü buğulu, üzüntüleri ve acılı her halinden belliydi. Gülen ve şakalaşan hiç kimseyi görmedim.
Evet dostum Erdal, herkes seni yad ederek hayıflanmaktan geri kalmıyordu. Geride bıraktığın eşin Fadime, Deniz ve Çağlar oğulların senin gibi ince ruhlu mütevazı sanatçı kişilikleriyle toplumda saygı gören insanlar hepsini seviyoruz.
Senin toprağın bol olsun. Allah geride kalanlara bir daha acı göstermesin güzel insan gittiğin yer aydınlık olsun. Seni seviyoruz hiçbir zaman unutulmayacaksın.



YORUMLAR

Toplam 3 yorum bulunmaktadır.

kenan kerimoglu

AGZINA SAGLIK AGBİ ADAM GİBİ ADAM DOST İYİ İNSAN

03.09.2016, 20:01
ERDAL ORAK

ADAŞ DIYE HEP BİRBİRİMİZE HİTAP ETTİĞİMİZ BÜYÜĞÜM ABİM TOPRAGIN BOL MEKANIN CENNET OLSUN..ALLAH FADİME ABLAYA VE COCUKLARINA CAN SAĞLIĞI VERSIN.ALLAH RAHMET EYLESIN. ERDAL ORAK

03.09.2016, 20:20
Halim Çakır

Değerli kardeşim Adem bey, ağzına yüreğine sağlık . Çiçekçi Erdal sizler gibi benimde kadim ve vefalı dostumdu. Dünyaya ve dünya nimetlerine değer vermeyen insanlara her zaman hosguruyle davranan bir gönül eriydi, dert ortagimizdi. Rabbim cennetiyle merhametiyle muamele etsin. Amin..

09.09.2016, 15:40

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .