BİR ÇINARIN ARDINDAN

BİR ÇINARIN ARDINDAN

30.01.2017

Kırşehir taşra kentlerinde yaş sınırının en üst düzeyi olan bir yaşa kadar ömür sürdürmüş, günahı ve sevabı ile bir tarih diyebileceğim saygı duyduğum Hacı Mehmet Gülten’i kaybettik, Allah’ın rahmeti üzerine olsun. Hacı Mehmet Gülten Küçük yaşta öksüz kalıp analık yanında büyüdüğünü ve analıktan çok çektiğini hüzünle anlatırdı. Akşamları İkizarası’nda çamaşırlarını yıkayıp bahçede kuruttuğunu anlatırken eski […]

Kırşehir taşra kentlerinde yaş sınırının en üst düzeyi olan bir yaşa kadar ömür sürdürmüş, günahı ve sevabı ile bir tarih diyebileceğim saygı duyduğum Hacı Mehmet Gülten’i kaybettik, Allah’ın rahmeti üzerine olsun.
Hacı Mehmet Gülten Küçük yaşta öksüz kalıp analık yanında büyüdüğünü ve analıktan çok çektiğini hüzünle anlatırdı.
Akşamları İkizarası’nda çamaşırlarını yıkayıp bahçede kuruttuğunu anlatırken eski günlere yasar gibi gözleri dolardı. Şimdiki belediyenin olduğu yerde çok güzel bir park vardı ve o parkın önünde Buğday Pazarı kurulurdu ve o pazarda zahireciliğe başladığını ve daha sonraları bazı acentelerin bayiliğini alarak uzun yıllar ticaretle uğraştı. Kendisini 1963-64 yıllarında tanıdım ve esas samimiyetimizin başladığı tarih dört ortak bir araba almamızla başladı. Avşar ağa ile Mehmet Altınlı’nın ortaklaşa yaptırdıkları Anadolu Un Fabrikası’nın irtibat bürosu vardı belediyenin karsısında Mehmet Altınlı ile samimi olduğu için sık sık oraya gelirdi ve samimiyetimiz orda gelişti ve vefatına kadar devam etti.
Mehmet Altınlı ile ortak aldıkları ve belediyeye sattıkları binanın altında bir dükkanı vefatına kadar kullanmak şartıyla eski mekânında dostlarıyla son zamanlarını geçirdi. Pek çok kimsenin uğrak yeri olan eski bürosu sanki bir fikir ve yorum platformu gibi idi. Pek kimseyi kırmaz sevmediği kimselerin sohbetine katılmaz ve kimi sevip kimi sevmediğini belli etmezdi. Burjuva ekonomisinin kuralları onu da yakalayıp büyük bir varlığın kaybettikten sonra içine kapanık bir yaşantıya başladı. Yanına gelenlerin bir kısmını sevmezdi ve bunların arasından şehrin tanınmış simaları vardı, bir gün kendisine sorduğumda “Gelen kovulmaz, fakat konuşacak kimse yok ne yapayım?” derdi.
Kendisinin ifadesi idi beni takdir ettiğini ve sevdiğini söylerdi. Pek çok sırlarını anlattı. Bir olay anlattı ki bunu bilen üçüncü kişi olduğumu ve bu olayın kendisinde bıraktığı acının telafisi için benden yardım istedi, Fakat aradan uzun zaman geçtiği için o acısını dindiremedim.
Başına gelen ekonomik felaketin sebebi olarak değerlendiriyordu olayı. Ticaret hayatında çok rüşvet verdiğini ve istenilen parayı vermediği için ticari kayıtlarını Kızılcahamam’a aldırdığını anlattı. İkinci Dünya Harbi sırasında Askerlik Şubesi’nde asker olarak görev yaptığı için o günlerin askeri ve siyasi gelişmelerine vakıf olduğu için, zaman zaman anlatır son siyasi olayları yorumlar benim fikrimi sık sık sorardı
Köyü değil köylüyü sevmezdi, sebebini de burada yazmayacağım kendisi öyle yorumluyordu, on göre doğru bir sebepti. Ticari hayatında pek çok tecrübelerini anlatırken, bir gün “Bizi uzun zamandır tanıyorsun, ben nerde hata yaptım?” diye sordu. Fikrimi söylediğimde, elini öperdim. O da “Benden küçük olmasaydın!” diye cevap verdi.
Son on yılda çok sık buluştuk, buluştuk derken ben yanına varır uzun uzun sohbet ederdik. Her yurt dışında döndüğümde Avrupa’nın Türkiye’ye bakisini ve siyasi durumları sorar ve ilgiyle dinlerdi.
Bir çınar devrildi ve arkasında kendisini ilgilendiren çok soruları beraberinde götürdü.
Kırşehir bir tarihini kaybetti. 97 yaşında aramızdan ayrılan Hacı Mehmet Gülten Ağabeyimize bir kez daha rahmet diliyor, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .