BİR AŞİRET DÜŞÜNÜN…

BİR AŞİRET DÜŞÜNÜN…

29.08.2018

Bir aşiret düşünün; Kırşehir gibi küçük bir ilde neredeyse 10 binden daha fazla bir potansiyeline sahip olsun ama şehirde hiçbir söz hakkı olmasın!.. Köydekiler şehre göç etmemiş olsalar idi belki de yıllar önce ilçe bile olabilirdi bu aşiret. Düğünde, cenazede, bayramda yaptıkları ile neredeyse bu şehrin büyük takdirini kazanmış olan ancak siyaseten hiçbir ağırlığı olmayan […]

Bir aşiret düşünün; Kırşehir gibi küçük bir ilde neredeyse 10 binden daha fazla bir potansiyeline sahip olsun ama şehirde hiçbir söz hakkı olmasın!..
Köydekiler şehre göç etmemiş olsalar idi belki de yıllar önce ilçe bile olabilirdi bu aşiret.
Düğünde, cenazede, bayramda yaptıkları ile neredeyse bu şehrin büyük takdirini kazanmış olan ancak siyaseten hiçbir ağırlığı olmayan bir aşiret size ilginç gelmiyor mu?
Bana çok ilginç hatta çok acı geliyor. Bunu niye siyasete bağladım memlekette tüm işler siyaseten oluyor da ondan.
Bu aşiretin adı Yağmurlu köyleri…
Şimdi şehircilik veya aşiretçilik yapmak için bunları yazmıyorum öyle ki bu şehirde bilmem ne iline mensup 300-500 oy potansiyeline sahip olan bir topluluk düşünün ama bir görün hem belediyede hem de siyasal anlamda bu şehirde hemşerileri adına sizden bizden daha güzel işler yapabiliyorlar.
Mesela Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği seçimlerinde neredeyse çatır çatır pazarlık yapıyorlar. Ne için mi? Desteklerini alması ve seçilmeleri durumunda belediyede bir başkan yardımcılığı, okumuş kişileri için üç beş müdürlük, çalışmayanlar için 40-50 işçi alımı sözü bu ve buna benzer bir sürü şey.
Bunu yapmaları doğal mı elbette ki doğal hiçbir sözümüz olamaz bize sadece helal olsun demek düşer.
Peki, yukarıda zikrettiğimiz koskoca Yağmurlu aşireti neden bu şehirde söz sahibi değil?
En büyük sebebi bu güne kadar dernekleşememiş olması. Aslında yıllar evvel kurulan ve birkaç yılda çok güzel işler yapan bir derneği vardı ama devam ettirilemedi.
Bu işler sadece siyaset için mi olmalı tabiî ki de hayır, Sosyal, ekonomik, kültürel anlamda kaynaşacak, ihtiyaç sahibi ailelere yardım edecek, okuyan fakir öğrencilerin okumasına katkı sağlayacak, işsiz olana iş imkânı, bekâr olanı evlenmesinde yardımcı olacak hatta gün içerisinde yaz kış demeden gazete ve kitaplarını okuyup boş zamanlarında satranç, masa tenisi, bilardo vb gibi aktivitelerde bulunabileceği güzel bir ortam içinde yapılmalı.
Bakın geçen yıl Ramazan bayramında benimde aralarında olduğum ve birlikte hareket ettiğim bu genç kardeşlerimizle Yağmurlu köyümüze gidip bayram namazını kılmış, bayramlaşmamın ardından geçmişlerimiz için köy mezarlığında dua da bulunmuştuk. Orada ayrılırken bu buluşmanın bura ile sınırlı olmaması gerektiğini konuşmuş gelecek yıl daha kapsamlı bir organizasyon yapılması gerektiğini kararlaştırılmıştık.
Bu durum neredeyse 5-10 yıldır küçük çaplı toplantılarda bir araya gelip konuşulup görüşülmüş ancak sonuç alınamamıştı.
O günde birlikte olduğumuz; Habib Çelik, Emin Azılı, Yusuf Çoban, Memiş Çelik, Hanifi Karaca, Hafifi Korkmaz, Gökhan Karaca, Emre Çelik, Sadık Bayram, Osman Çelik, Engin Çoban, Soner Mamak, Sami Çelik, Naci Karaca Ahmet Çoban,Mehmet Çoban, Abdullah Akça,Celil Temur, Metin Çelik, Bekir Çelik, Olcay Karadağ, Atalay Koç, H.İbrahim Akçakaya, Rıza Orman Mustafa Birçak ve adlarını sayamadığım bir çok genç adam geçtiğimiz hafta sonu 1.Yağmurlu köyleri şöleni düzenlediler ve muhteşem bir kalabalığı bir araya toplama başarısını gösterdiler.Tıpkı düğünlerimizde, cenazelerimizde olduğu gibi. Bunlara ek hiçbir ücret almadan reklam olmasın diye adlarını burada yazmadığım masa sandalyecisinden, yemekhanecisine, marketinden mobilyacısına, reklamcısından matbaacısına, uncusundan oto yıkamacısına kadar bir çok aşiretimiz mensubu esnafta maddi yardımda bulunarak bu şenliğe katkıda bulundular. Onlara da ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bu kadar kalabalığı hiçbir siyasi amaç olmadan, hiçbir maddi menfaat gözetmeden sırf aşiretleri bir araya gelsin, birbirlerini tanısın hemhal olsunlar diye yapan gençleri kutluyorum.
Aralarında Valilik, kaymakamlık, müdürlük, amirlik vs. yapmış birçok bürokratın yanı sıra kadın erkek yaşlı genç binlerce aşiret mensubu vardı. Bu aşiretin hâkimi savcısı, doktoru, avukatı, esnafı sanatkârı birçok ismi mevcut. Bu aşiret sadece Kırşehir ile sınırlı değil tüm Türkiye genelinde de bulunmakta.
Bu yapılan adımın ikincisi idi, üçüncü adım ise kesinlikle dernekleşmek olmalı.
Bunu yaparken de hiçbir siyasi partili geçmişi olmayan, aşiret tarafından sevilip sayılan, geçmişi kirli olmayan, kendi menfaatini değil aşiretin menfaati için çalışacak, yüzü eskimemiş, özellikle 40 yaş altı genç dinamik kişilerden oluşmasına dikkat edilmeli.
Her köyü temsilen en az birer Yönetim Kurulu üyesi olmalı, ayrıca 40 yaş üzerinde kişilerin olması gerekiyorsa da akil kurul olarak 5 veya 7 kişilik bir kurul oluşturabilir. Üyelik kayıtları yapılmalı, her Yönetim Kurulu üyesi için ayrı alt birimler oluşturulmalı. Bu ve buna benzer güzel organizasyonlar için kurullar oluşturulmalı. Eskide Yağmurlu Spor diye futbol takımımız vardı yine kurulabilir, hatta bunlara ilaveten basket, voleybol vs gibi spor dalları, toplu seyahatler geziler düzenle bilmeli.
Bunu yaparken birileri sizi bu yolda döndürebilir, dedikodunuzu yapabilir, kırabilir, “bunlar mı aşiretin sesi olacak” vs diyebilirler bunların hiç birine aldırmayın yolunuza devam edin.
İşte bu yukarıda bir kısmını yazdığımız konuların ve fazlasının yapılabilmesi için haydi gençler el ele verip çalışmaya devam diyorum.
Bu gençlere yardım etmekte ben yağmurlu aşiretindenim diyen herkesin boynunun borcudur.
Güzel fikirleri olan varsa bu gençler sizlerin fikir ve görüşlerine muhakkak saygılı olacaklardır.
Bu anlamda elimden gelen ne varsa fazlasını yapmaya hazırım desteğimiz sizlerle.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .