Benim de sual hakkım olursa!

Benim de sual hakkım olursa!

17.09.2019

Mahşeri mahkeme kurulur da bana sual sorma hakkı verilirse, beni idare edenlere soracağım ilk sual, “Beni neden başkalarına muhtaç ettiniz?” olacak. Seçilmişlerin kendilerinin, en pahalı zırhlı araçlarla yaşamının emniyetini sağlarken, “Bizleri neden çıplak olarak cepheye sürdünüz, bizi aldattınız ve bu senaryoyu devam ettiriyorsunuz?” derim. 1936’da eğitim uçağı sattığımız ülkeler bugün bize harp malzemesi ve uçak […]

Mahşeri mahkeme kurulur da bana sual sorma hakkı verilirse, beni idare edenlere soracağım ilk sual, “Beni neden başkalarına muhtaç ettiniz?” olacak.
Seçilmişlerin kendilerinin, en pahalı zırhlı araçlarla yaşamının emniyetini sağlarken, “Bizleri neden çıplak olarak cepheye sürdünüz, bizi aldattınız ve bu senaryoyu devam ettiriyorsunuz?” derim.
1936’da eğitim uçağı sattığımız ülkeler bugün bize harp malzemesi ve uçak satmaktan imtina gösteriyor ve kendilerinin çıkarları doğrusunda bazı tavizler koparmaya çalışıyor.
Parasını verdiğimiz güya bizim de ortak olduğumuz şirket ürettiği uçağı “vermiyorum!” diyor. Bizim siyasetçiler de laf kalabalığı yaparak sözüm ona Coni’ye kafa tutuyor ve Türkiye’de nasıl ve kime hizmet ettiği Coni üstlerinde faaliyetlerine çıt diyemiyoruz.
Neymiş efendim anlaşmalarımız varmış, NATO çerçevesi doğrultusunda hükümlüğümüzü yerine getiriyormuşuz.
Maşallah uluslararası anlaşmalara ne kadar sadık olduğumuzu gösteriyormuşuz. Halka verilen sözden daha mı önemli Coni’ye verilen söz?
Peki F35’lerin üretimine ortak olurken biz nasıl bir ortaklığa imza attık da Coni kıvırıyor pes doğrusu. İthal edilen pahalı zırhlı araçlara ödenen parayla fabrika kurulur, Allahtan hiç mi korkan kalmadı, ayıp ve günah.
İşin senaryo tarafı daha başka. Türkiye’nin bu uçaklara ihtiyacı var mı?
Şimdilik evet var, askeri kanatta görevliler de var diyorlar. Fakat son teknoloji verilerine göre bu uçakların bir kaç sene sonra demode olacağını söylüyorlar.
Nanoteknolojide her gün yeni aşamalar kaydediliyor. Silahlar küçülüyor, küçülürken etki alanı ve tesiri daha fazla artıyor. Yeni silahlar insansız hava araçlarıyla hedefe atılabiliyor ve isabet oranı daha da yüksek.
Bugün bu tip uçakları Türkiye yapabilir teknolojiye ulaşmış durumda. Özel zırhlı pahalı araçlara verilen paralar eğer ASELSAN’a verilmiş olsa, daha da geliştirilmiş silahlar üretebilirler.
Fakat tank palet fabrikası gibi onun da akıbeti pek iyi görülmüyor. Çünkü bu kadar silah ve teknoloji üreten kuruluşun borsadaki durumu yürekler acısı. Avrupa’da böyle bir kuruluşun hisselerini borsada bulmak şans eseri. Mesela Mercedes Benz veya leopard tank fabrikasının üreticisi olan Kraus Maffei’nin hisselerini bulmak yine şansa bağlı, bulunur fakat fiyatı el yakar. Ama bizim ASELSAN hep değer kaybediyor, acaba birileri kuruma el koymayı kafaya koydu da mı değeri düşürülüyor?
Devlet ne yapıyor, onu da yetkili olan söylesin. Devlet askeriyenin savaş uçağı açığı var almak istiyorsa, satan çok illa Coni olacak diye ısrarı anlamak mümkün değil. Eğer NATO bahanesi ileri sürülüyorsa ki, zaten NATO diye bir kurumun etkinliği kalmamış gibi görülüyor. Çünkü bazı ülkeler cephaneliğini atmosferin üzerine taşıyor ve Dünya’yı tepeden izliyor, yani savunmanın şekli ve yöntemi değişiyor. O zaman alınan pahalı uçakların varlığı lüksten başka bir şey değildir diye düşünenler çoğunlukta.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .