BENİ SEVMEYENİ BEN DÖVERİM

BENİ SEVMEYENİ BEN DÖVERİM

04.11.2019

Son zamanlarda aynen eski uygulamaları hayata geçirmek isteyen iktidar geleneği bozmadı. Son yerel seçimlerden sonra kaybettiği beldeleri, kadrosunun hatalarını arama yerine, kendilerine oy vermeyen halkı cezalandırma yollarına başvurmayı seçti. Hatalarla hataların düzeltilmesi hiç bir siyasi partiye yarar getirmez, bir sonraki seçimde halkın vereceği tepkiyi pek de düşünen yok galiba. Günü kurtarma alışkanlığı, partiye yarar sağlamayacak […]

Son zamanlarda aynen eski uygulamaları hayata geçirmek isteyen iktidar geleneği bozmadı. Son yerel seçimlerden sonra kaybettiği beldeleri, kadrosunun hatalarını arama yerine, kendilerine oy vermeyen halkı cezalandırma yollarına başvurmayı seçti.
Hatalarla hataların düzeltilmesi hiç bir siyasi partiye yarar getirmez, bir sonraki seçimde halkın vereceği tepkiyi pek de düşünen yok galiba. Günü kurtarma alışkanlığı, partiye yarar sağlamayacak yöntemlere başvurulması, acemiliğin ve telaşın örneğidir.
Uzun yıllar İstanbul’un idaresini yürüten ve ihanetin faturasını kendilerine kesen iktidar, şehreminin el değiştirmesiyle beraber ali-cengiz oyunlarına başvurmaya hazırlanıyor. Hizmet sektöründe kasıtlı olarak işi yavaşlatmak veya caddeleri kirli bırakmak, eğer doğru ise gerçekten çok vahim.
Kaybedilen beldelerde hizmet sektörünün kasıtlı olarak aksatılması, el değiştiren beldelere değil, bizzat iktidar partilerine oy kaybettirir.
Evet, yenilmek gerçekten hazmedilmesi zor bir olaydır, fakat galibiyetin ana unsuru çok çalışmakla elde edilir. Meclisi devre dışı bırakarak bütün yetkileri tek elden toplamak, telafi edilemeyen neticeler doğurur. Halkın seçtiği ve aylıklarını kendilerinin ödediği vekillerin devre dışı bırakılmasını sorgulayan bir toplumla karşılaşan siyasi partiler kaybetmeye her zaman mahkûmdur.
Bir önceki devrelerde görev yapan Kırşehir Belediyesi çalışanlarını, yermek veya eleştirmek, geçmişe dönük hataları düzeltmeye yaramaz. Geçmiş yönetimi eleştirmek ve yermek niyetinde de değilim. Her gelen seçilmiş başkanlar ve kadroları, kötünün yanında mutlaka iyi hizmetlerde yapmışlardır. Kendi olanak ve kaynaklarını kullanarak eksiksiz hizmet vermek pek de mümkün görünmemekle beraber, hele taşra kenti olan Kırşehir gibi kırsal ve sadece kuru tarıma dayalı üretimle ayakta kalmaya çalışan kentlerde, devlet yardımı olmadan tam olarak hizmet vermez ise, yerel idarelerin isi hayli zorlaşır.
Bugün öğrendiğime göre, Kırşehir Belediyesi’nin el değiştirmesinin ardından yeni Başkan Selahattin Ekicioğlu’nun eli kolu bağlanmak isteniyor. İller Bankası’ndan kaynakları kesiliyor, maaşlar ödenmekte zorlanılıyor. Bu şartlarda yeni yatırım ve hizmet yapma engelleniyor. Bu son derece yanlış bir tutum.
Borçlu bir Belediye devraldığını her fırsatta dile getiren Belediye Başkanı Ekicioğlu, hem borç ödeyecek, hem de seçmene verdiği sözleri yerine getirecek. Bunu nasıl başaracak?
Ben kimsenin avukatı değilim tabi. Ben Kırşehir halkının avukatıyım. Bu halk kendisine getirilecek hizmetleri kim engellerse, bunun faturasını da ona keser onu biliyorum.
Kırşehir’e hizmetler engellenemez, engelleyen de affedilmez. Yazık edilir Kırşehir’e.
Özel sektörün yatırım yapmayı göze alamadığı Kırşehir’de, devlet desteği ile yatırım yapmaya yanaşan da yok. Kışları sert, yazları çok sıcak ve kurak geçen kentimizde üretime dayalı ne gibi bir tesis kurmak ve bunun ön çalışmasını yapmak devletin işi olması gerekir.
Son kırk yıldır böyle bir çalışma yapılmamıştır. İktidar partisine sarı kart gösteren Kırşehirlilerin cezalandırılma yoluna başvurulması daha fazla oy kaybına sebep olur. Çarşılarda gün geçtikçe kepenk indiren esnafın sayısı, geçmiş yıllara göre daha fazla olmaya başlaması, işsizliği de körükledi.
Kırşehir’de büyük baş hayvan besiciliği öne çıkarken, besi hayvanlarının beslenmesinde lazım olan kaba yemin yetiştirileceği sulak arazide son derece kısıtlı. Buna paralel olarak et ürünlerini isleyecek bir tesisinde olmayışı ayrı bir eksiklik. 250 binden fazla büyük baş hayvanin beslendiği Kırşehir’de et fiyatları diğer illere bakarak hayli yüksek. Sebebi besicilik yapan kurumlar, kaba ve kesif yemin yetiştirileceği arazilerinin olmayışı. Besicilik yapan kurumların elindeki hayvanlara yetecek kadar en azından kaba yemi yetiştirecek araziye sahip olması gerekir. Esasında Kırşehir’in coğrafi konumu büyük bas hayvan değil de, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine müsait arazi yapısına sahip olması sebebiyle daha kârlı olacağını düşünüyorum. Karasinek yoğunluğunun da sebebi, bos arazilere atılan ve ilaçlanmayan hayvan gübrelerinin varlığı.
Kalifiye elaman ve çoban sorunu da ayrı bir problem. Afganlıların bu açığı şimdilik kapattığı görülüyor. Meraların ve tarım arazilerinin, amaç dışı kullanılması da ayrı bir sorun olarak görülüyor. Şehrin stresinden kurtulma arayışları, verimli tarım alanlarına hobi bahçesi adi altında, alt yapısı bulunmayan küçük yerleşim yerleri oluşması, ileride daha büyük sorunlar yaratacağı gibi, bilhassa yeraltı sularının kirlenmesine yol acar.
Yetkililer bu durumları göz önünde bulundurması, sağlığımız açısından çok önemli. Çünkü içme sularının kirlenme rizikosu var.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .