Bebeklerinize verem aşısını yaptırın

Bebeklerinize verem aşısını yaptırın

17.03.2015

BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere Verem Savaşı Dispanserleri ve Aile Sağlığı Merkezleri’nde ücretsiz olarak yapılıyor…

Kırşehir Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, her yıl Mart ayının 24. gününde çeşitli eğitim çalışmaları ile değerlendirilen Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaparak, verem aşısının doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere yapılması gerektiğini hatırlattı.

Dünya Tüberküloz Günü’nde verem ile ilgili toplumun bilgilendirilmesi ve bu hastalığa bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesi amacıyla çeşitli eğitim çalışmalarının düzenlendiğini belirten Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birinin verem mikrobu ile enfekte olduğunu ve bu insanların yüzde 10’unun yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanacakları bilgisini aktardı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) “Küresel Tüberküloz 2014 Raporu”na göre dünya genelinde tüberküloz insidans, prevalans ve mortalite hızlarının düştüğü, ancak buna rağmen küresel TB yükünün halen çok yüksek olduğu ve 2013 yılında 9 milyon yeni vakanın 1,5 milyonunun TB’den ölüm olduğunun hesaplandığı belirtilirken, dünyadaki TB vakalarının yarısından fazlası (% 56) Güneydoğu Asya ve Batı Pasifik Bölgelerinde, hastaların yaklaşık % 35’i Hindistan ve Çin’de bulunuyor.
Türkiye’nin 2013 yılı TB prevelans hızının yüz binde 23, insidans hızının yüz binde 20, mortalite hızının yüz binde 0,42 ve vaka bulma hızının yüzde 88 olduğunu açıklayan Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, veremin bulaşmasına ilişkin olarak, “Veremin etkeni ‘mycobacterium tuberculosis’ basilidir. Uzun sürede çoğalır, kültürde 2-6 haftada ürer. Oksijenli ortamda yaşayan bir basildir. Özel boyama yöntemi ile boyanabilir. Asit ile boyayı vermediğinden aside dirençli basil (ARB) denilir. Verem basilinin kaynağı, tedavi görmemiş, aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır. Basil hava yolu ile bulaşır. Balgam tetkikinde ARB pozitif bulunan, kavitesi olan hastalar daha fazla basil saçarlar. Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır. Ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık büyük oranda azalır. Basil kaynağı ile karşılaşma süresi; Ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. En çok hastanın aile bireylerine ve yakın arkadaşlarına bulaşma olur. Hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır” şeklinde bilgi verdi.
Verem hastalığının belirtilerinde genel yakınmaların halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, gece terlemesi; akciğer yakınmalarında öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığı şeklinde kendini gösterdiğini, gırtlak vereminin ses kısıklığı yapabileceğini ve diğer organları tutan verem hastalığında ilgili organa ait semptomlar olabileceğini belirten Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, 3 haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerektiğine dikkat çekti.

HALK SAĞLIĞI copy
Kırşehir Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, verem tanısı için yapılan tetkiklerle ilgili şu bilgileri verdi:
“Verem tanısı basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi ile konulur.
“Hastanın semptomları ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Semptomlar yavaş gelişir.
“Akciğer veremi akciğer röntgen filminde bazı belirgin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler, doktorun veremden şüphelenmesine yol açar.
“Tüberkülin deri testi (TDT), tüberküloz enfeksiyonunu gösteren bir testtir. Kişinin verem mikrobu ile enfekte olup olmadığını gösterir.”
BİLDİRİM ZORUNLULUĞU
Tüberkülozun bildirimi zorunlu bir hastalık olduğunu ve tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında tanı konulan hastaların 24 saat içinde Halk Sağlığı Müdürlüğü’ne bildirilmesi gerektiğini de aktararak, tanı konulan verem hastalarının gizlilik kuralları içinde dispanserde kaydedildiğini belirten Kırşehir Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, veremin tedavisinde uygulanan süreç ile koruyucu tedaviye ilişkin de, şunları aktardı:
“Veremin teşhis ve tedavisi ücretsizdir.
“Veremin tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede yada dispanserde aynı şekilde düzenlenir.
“Tedavide kullanılan ilaçlar verem savaşı dispanserlerinde ücretsiz verilir.
“Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok büyük önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler.
“Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir.
“Tedavinin verem savaşı dispanseri (VSD) ya da hastanede başlanması gerekir. Aylık takiplerinin de VSD’de yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir.”
DİRENÇLİ VEREM
“Tedavide ilaçlar eksik ya da düzensiz kullanılırsa hastalık iyileşmez. Tam tersine tedavisi güç bir duruma gelir. Buna dirençli tüberküloz denilir.
“Bazı ilaçlara direnç gelişmesi özellikle çok ilaca dirençli tüberküloz denilen (İzoniyazid ve rifampisin’e direnç gelişen) hastalık bu bakımdan tehlikeli bir durum arz eder.
“Ülkemizde dirençli verem hastalarının tedavisi Ankara Atatürk, İstanbul Yedikule, İstanbul Süreyyapaşa, İzmir Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ve bazı Üniversite Hastanelerinde yapılmaktadır.
KORUYUCU TEDAVİ
“Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları verem savaşı dispanserinde ücretsiz muayene edilir.
“Temaslı muayenesi sonucunda hasta olduğu tespit edilenler tedavi edilir.
“Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyan kişilere koruyucu tedavi verilir.
“Koruyucu ilaç tedavisi tek ilaçla ve 6 ay süre ile verilir. Bu tedavinin hastalanmayı % 90’a varan oranda önlediği bilinmektedir.
BU ARADA BCG aşısının da özellikle çocuklarda kanla yayılan ve öldüren verem hastalıklarını önlemede çok etkili olduğunu belirten Bekir Demirbaş, ülkemizde BCG aşısının doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere Verem Savaşı Dispanserleri ve Aile Sağlığı Merkezleri’nde ücretsiz olarak yapıldığını, aşı zamanı geçirilirse 6 yaşa kadar yapılabileceğini, ancak bu durumda önce tüberkülin deri testi yapılması gerektiğini kaydetti.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .