Batsın böyle gazetecilik!

Batsın böyle gazetecilik!

26.03.2015

YARIN gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in 39. yaş günü… 28 Mart 1977’de yayın hayatına başlayan ve yayınını aralıksız 38 yıldır sürdüren gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in en mutlu günüdür bugün… Dile kolay tamı tamamına 38 yıl bitti. 39’una adım attı “Kırşehir Çiğdem”… Ağabeyim Şevket Güner’le birlikte başladığım bu mesleğin cefasını en çok çekenlerden biriyim. Böyle bir günde mesleğinden emekli […]

YARIN gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in 39. yaş günü…

28 Mart 1977’de yayın hayatına başlayan ve yayınını aralıksız 38 yıldır sürdüren gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”in en mutlu günüdür bugün…
Dile kolay tamı tamamına 38 yıl bitti. 39’una adım attı “Kırşehir Çiğdem”…
Ağabeyim Şevket Güner’le birlikte başladığım bu mesleğin cefasını en çok çekenlerden biriyim.
Böyle bir günde mesleğinden emekli olmuş, sürekli basın kartına sahip bir kişi olarak “gazeteciyim” diyemediğim bir ortamda 38 yıldır yapmakta olduğum mesleğimin Kırşehir’de içinde düştüğü hazin durumdan bahsetmeden edemedim.
Kırşehir’de sürekli basın kartına sahibiz iki kişi var. Bunlardan biri ağabeyim Şevket Güner biri de ben…
Öyle ya işimiz sadece karşı tarafı eleştirmek değil. Aynada kendimizi de görmemiz gerekiyor zaman zaman…
Bakıyorum da, Kırşehir’de gazetecilik yaptıklarını sanan bazılarını görünce kan beynime vuruyor ve lanet olsun böyle gazeteciliğe diyorum!
Gazeteci tarafsız mı olmalı?
Gazeteci bence tarafsız olmamalı.
Gazeteci taraf olmalı. Yaşadığı ülkenin bayrağı, toprak bütünlüğü ve sınırlarının korunması adına, yaşadığı kentin insanlarının hayat standartlarının yükseltilmesi adına, insanların hileli yönlendirilmesinin önüne geçilmesi ve doğruları öğrenmeleri adına taraf olmalı.
Peki bunu Kırşehir’de yapan kaç gazete ya da gazeteci var ki?
Bastır parayı, istediğini yazdır, istediğine hakaret et, tehdit ve şantaj savur!
Türkiye mi?
Millet mi?
Bayrak mı?
Toprak mı?
Kırşehir mi?
Hak getire!
Bunu yapan omurgasızlar zaten ayaklar altında, hemen elinin yanında. Ver üç- beş kuruş yazdır, çizdir!
Çıkar uğruna her şeyi yapar bunlar!
Son bir yıldır 14 sayfa ve renkli olarak yayınlanan gazetemiz “Kırşehir Çiğdem” hep ilkeli yayın yaptı, halen de yapmaya devam ediyor.
Bu uzun süreçte önüne çıkan, ya da çıkarılan her türlü engellere göğüs gererek bugünlere gelen gazetemize el uzatan da, dil uzatan da…
Başkaları gazeteciliği köşe dönme ve tehdit aracı olarak kullanırken “Kırşehir Çiğdem”, “Kırşehir” dedi, “Kırşehirliler” dedi…
Onlar köşe dönmenin hesabını yaptı, “Kırşehir Çiğdem” Kırşehir’in küçülmesinden, nüfusunun düşmesinden, milletvekili sayısının 2’ye düşmesinden duyduğu rahatsızlıkları dile getirdi.
Başkaları siyasilerin ve il yöneticilerinin sırtını sıvazladı, yağ çekti, köşe döndü. “Kırşehir Çiğdem” eleştirdi, yerden yere vurdu. Maddi anlamda sarsıldı ise de yıkılmadı ayakta kaldı.
Çünkü bizim mizacımızda birilerine yalakalık yaparak köşe dönmek yok, abidik gubidik yok. Ama onlar mayalarının gereğini yapıyorlar. Kalemlerini satıyorlar.
Oysa kalem satmanın namusunu satmaktan farkı yoktur.
Onlar tehdit ve şantajla kazandıkları haram parayla günlerini gün ediyorlar.
Kırşehirliler kendilerine neler söylediklerini duymazdan geliyorlar, yüzleri kızarmadan, utanmadan “gazeteciyiz!” diyebiliyorlar.
Büyüklerimiz, duayenlerimiz onları gördükçe “biz gazeteci değiliz!” diyorlar. Ama onlar hala boş buldukları meydanda ayak altında dolaşmaya, sözde gazetecilik yaptıklarını sanmaya devam ediyorlar…
Evet Kırşehir’de eskiden resmi ilan alan 12 gazete vardı. Bu sayı geçen yıl yaşanan birleşmeler sonucu 3’e düştü, biri dışarıda kaldı!
Türkiye’ye örnek gösterilen bu birleşmelerde bizim gazetemiz “Kırşehir Çiğdem” sorunsuz ve sıkıntısız olarak ayakta dururken, diğerlerinde bir takım sorunlar yaşandı, birileri hisselerini devretti. Bir kısmı da namus ve şeref sözü vererek bir daha gazete çıkarmayacaklarını söyleseler de, yeniden sözde gazete çıkarmaya başladılar. Tabi çıkardıkları gazetelerde kendileri gibi. Kendileri gazeteci olmadıkları için yayınladıkları da birer paçavra gibi…
Bunların işi gazete yayınlamak değil, Kırşehir’in sorunlarını yazıp çözmek değil. Onların amacı kağıt müsvettelerini tehdit ve şantaj aracı olarak kullanmak!
Çünkü onların işi bu!
Akşama kadar orada burada ayağını sürüyüp gezerler, kamu kurum ve kuruluşların başkanlarını, siyasileri, tehdit eder, şantaj yaparlar. İhale alıp haram yerler! Akşam internet başına geçip, kurumlardan gelen e-maillerle ve bizim gazetelerden aşırdıkları haberlerle, Kırşehir’in sorunlarından bihaber, sözde gazetelerini yayınlarlar, sonra da utanmadan “gazeteciyim!” derler!
Geçtiğimiz günlerde Kırşehir’de yayınlanan üç büyük gazete yani 14 sayfa yayınlanan gazeteler ortak bir açıklama yaparak bu duruma tepki göstererek Kırşehir’deki bazı yemekli toplantılara katılmama kararı aldılar. Bizim de ortak kararımız olan bu konu Kırşehir’de belki de bir ilk oldu. Ortak karar…
Orada da belirttiğimiz gibi ayda yılda bir gazete çıkaranlar valiyi, milletvekillerini, belediye başkanlarını, siyasetçileri, daire müdürlerini, oda başkanlarını, hatta işadamı ve sanayicileri, hatta hatta küçük esnaf ve sanatkarı köşeye sıkıştırıyor, “bize ilan vermezseniz… abone olmazsanız!!!” diyerek tehdit ve şantaj yaparak mesleğimizi ayaklar altına alıyorlar.
Biz böyleleriyle aynı ortamda bulunmaktan, aynı kefeye konmaktan utanır olduğumuz için bu tür toplantılara katılmama kararı aldık. Bu kararımızı Kırşehir’de büyük bir kesim destekledi ve bize hak verdi.
Bizim amacımız mesleğimizi ayaklar altına alan sözde gazetecileri aramızdan temizlemekti. Umarım bu konuda başarılı oluruz. Bu konuda Kırşehir’i yönetenler de gerçekleri görür ve gereğini yaparlar. Yoksa mesleğimiz daha da aşağılara düşecektir diye düşünüyorum.
Ne yazdığı belli olmayan, nasıl basıldığı anlaşılmayan, insanın bırakın okumayı, eline almaya utandığı paçavralarla, seçimden seçime çıkan, haftada ya da ayda bir yayınlanan sözde gazetelerle, internet gazetecikleri ile biz hiçbir zaman birlikte olamayız. Dün olmadık, yarın da olmayacağız.
Çünkü bunlar paçavra gazeteciklerinde, sitelerinde ilin yöneticilerine saldırıyorlar, tehdit ediyorlar, hakaret ediyorlar, kamuoyunda küçük düşürüyorlar, rant kavgasıyla hareket ediyorlar. Bunları gördükçe mesleğimizden utanır olduk. “Biz gazeteciyiz” diyemez olduk!
Dün Vali’yi, Belediye Başkanı’nı yerden yere vuran utanmaz, yüzsüz, sahtekar liboşlar, bugün vıcık vıcık yağ çekmeyi gazetecilik sanıyorlar.
Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin bir yılını değerlendirdiği basın toplantısına mazeretim nedeniyle katılamadım. İyi ki de katılamamışım. Burada Başkan Yaşar Bahçeci’ye, ekibine geçmiş yıllarda iftira ve çamur atan zavallı birinin çektiği yağı duyunca ben şahsen eridim. Belediye Başkanı ve yanındakiler, mesleğimizi yaptığını sananlar, kaşarlanmışlar bu yağ karşısında ne yaptılar bilmiyorum. Sanırım oturdukları için düşüp kaymadılar. Ayakta olsalar da hepsi hastanelik olacaklardı!
Batsın böyle gazetecilik!
Bu konuda içimiz dolu, yaz yaz bitmez!
Gazetemizin 39. yılına girerek siz değerli okurlarımızla biraz dertleşelim istedim hepsi o kadar. Yılda bir gün de olsa kendimizden, mesleğimizin içinde bulunduğu acıklı durumdan, sözde gazeteci olanlardan bahsettik. Affola…
Gazetemize kurulduğu günden bu yana destek veren, güven duyup destekleyen tüm okurlarımıza ve saygıdeğer hemşehrilerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyorum.
Nice yıllar “Kırşehir Çiğdem”le karşınızda olmaya…



YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

rüştü selamoğlu

salih abi sen sağlam dur dik dur bizler senin yandayız her ne kadar gürbettede olsak seni takip ediyoruz

02.04.2015, 10:07

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .