Babanızdan kalmadı bu ülke

Babanızdan kalmadı bu ülke

09.07.2015

Bu ülke, ne vakit hassasiyetin eşiğine gelse, aydınıyla, basınıyla, bürokratıyla, siyasetçisiyle, vekili ile, iktidarı ile, el birliği ile sorunu sorun haline getirmekte on numarayız. Yaza yaza bıktık. Bıktık, tv. kanallarında, köşe yazlılarında, manşetlerde dönek yazıcıların eşgal yanlısı haberlerinden. Sorumsuzlar korosunun kurguladığı arsız sahne gösterilerinden bıktık. Strateji ve planlarını keskinleştirmeden, olası sonuçlara karşı dersini çalışmadan 7 […]

Bu ülke, ne vakit hassasiyetin eşiğine gelse, aydınıyla, basınıyla, bürokratıyla, siyasetçisiyle, vekili ile, iktidarı ile, el birliği ile sorunu sorun haline getirmekte on numarayız. Yaza yaza bıktık. Bıktık, tv. kanallarında, köşe yazlılarında, manşetlerde dönek yazıcıların eşgal yanlısı haberlerinden. Sorumsuzlar korosunun kurguladığı arsız sahne gösterilerinden bıktık. Strateji ve planlarını keskinleştirmeden, olası sonuçlara karşı dersini çalışmadan 7 Haziran seçimlerine giren ve şimdi bir koalisyonu dahi kuramayan halkın baş belalarına ne denilebilir ki başka?
İktidarın dahi çıkan bu ‘’seçim sonuçlarına karşı nasıl bir koalisyon ya da politik taktik geliştirilmeli’’ dersine hiç çalışmadığı o kadar açık ki, muhalefet dahil şimdi hiçbir şeyin içinden çıkamıyor ve sonuç alamıyor. Kendilerinden korkanların dünyasına bir ülkeyi teslim etmek ve umut ediyor olmak ne acı?
Bu ülkenin ve bu halkının geleceği uğruna aynı posta oturmak çok mu zor. Çok mu zor, meselelere uzanmak ve çözüm bulmak? Çok mu zor adam siyaseti yapmak? Çok mu zor aydınlığa çıkmak? Her birinizin yağmaladığı, öldürdüğü, kasıp kavurduğu bir siyasete karşı hesap vermek? Kendi çıkar ve inisiyatifleriniz uğruna kirlettiğiniz bu ülkenin sorunlarından kurtulmaya kalkmak?
7 Haziran genel seçimleriyle TBMM bana göre ciddi bir renk ve demokrasi yakaladı. Her dilden, her renkten, her ırktan ve siyasetten, yaşlısından gencine bu halkı temsil etmeye yetkin çok değerli vekiller çıktı ortaya. Meydanlar da getireceğiz dediğiniz demokrasi fırsatı ortada işte. Neyi, niçin kuramıyorsunuz? Nedir işinize gelmeyen ? Bu halkın suçu günahı ne? Yıllardır bu vatanı sata sata bitirirken bize sormayan bir siyaset, oturup adam gibi siyasetini yapmalı ve halkın meclisini kurmalıdır. Zira yeni bir seçim yolunu kullanmak isteyen bir süreç şaibelidir ve günahlarından korkuyordur.
Ekonomi tam takır, millette ne huzur var, ne para? Akli dengesini yitirip umudu kalmayan bir ülkeye karşı birbirini asan asana, vuran vurana. Şu yaz mevsiminde yaptığınız ayıptır. Oturup sofralarda tıkındığınız ekmeğin buğdayını üreten çiftçiye kan ağlattınız. Hububat fiyatlarına utanç çaktınız. Helal de olmasın, burnunuzdan gelsin.
Köylü böbreğini satıyor. Esnaf batıyor. Olmayan gelirlerin vergisi alınıyor. Bankaların kucağında halkın her biri. Atanamayan gençlik. Zorunlu tayinlerle yerlerini huzurlarını cehenneme çevirdiğiniz öğretmenler, polisler. Çiftçi harmanda alayınıza bela okuyor. Tabutlara çivilediniz çocukları. Anaları bağırlarında kara taşla bıraktınız. Amerikan siyasetinin ahlak darbesini bu ülkeye öyle kaygısız aldınız ki, ne kültür kaldı, ne gelenek, ne milli değer. Sınırlar da başı boşluk ayyuka çıktı. ”Kim kime dum duma” memleketine çevirdiniz ülkeyi. Seçim meydanlarından ortaya koyduğunuz kişiliğinizden bir gram adamlık bekliyor bu halk beyler. Yazıktır günahtır, ne işini koydunuz ne aşını bu halkın. Sizlere silkecek yakaları da kalmadı inanın. Az bir gelin, oturun diz dize, birbirinize sorun; ‘’ biz ne yaptık, bu halkın sorunu ne, bizden ne istiyor?’’ hiç değil sizi adam eden bu ülke için.
Gücünü yitireceğine inanan iktidar, genel seçimlerden bu yana üst düzey kadrolarda atama ve tayinlerle meşgul. Olası durumlarda, bürokrasiyi ve hukuku lehlerine işlemek için. MHP, Abdullah Öcalan’a karşı idamı kaldırdığı imzasının derin yarasından hala kurtulamıyor. Siz kaldırdınız işte, kabul edin oturun, bu koalisyonu kurun. Sorunu sorun haline getirme niyetiniz ne? Halk kırılıyor diyoruz. HDP açılım süreci diyor, tamam açıldınız yeteri kadar. Barajı aşarak bu mecliste siyaset yapma hakkını da kazandınız. Şimdi oturup kendi çıkarlarınızı halkın çıkarları üzerinde tutmaya hakkınız nasıl olabilir? Biraz da aş diyorum, birazda ekmek. Temizlenmiş, yıkanmış kansız ellerle.
Yıllardır Türkiye siyasetinde halkın özlediği zengin siyaset ve uzlaşmacı anlayış CHP’de. CHP ciddi bir siyasal dönüşüm içinde. Halkın siyasetini yapmaya hazır. Barış da olsun, bu ülkenin kanını emen, soyan, soyduran herkes hesabını da versin diyor. İktidarın hiçbir zaman vermediği milli gelirden halkın payına düşen bütçe dağıtılsın. Üreten bir Türkiye inşa edilsin. İşte, içinizden biri çıkıp bunu öneriyor. Komplekse girmeye, ”her şeyi ben bilirim” e ne gerek? Yönetmeye aklın yetmiyorsa, yönetene destek ver hiç değil.
Bu konuda Kırşehir de suskun. Olup bitenleri izliyor. Partilerin il başkanları, yöneticileri sanki her şey normalmiş, akılları hiçbir şeye yetmiyor muş gibi davranıyor. Siz de bu kentte halkınıza sorun, Kırşehir koalisyona ne diyor, meclise bunu taşıyın. Yerelden genel bir siyaset için bu şart. Kamu oyunda tartışın. Bütün partiler birleşip ‘’halk koalisyon istiyor’’ kararını alalım. Bunu hiç değil kendi insanınız için yapın.
Kendi çıkar siyasetinizi bir kenara bırakın, halkın koalisyonunu kurun ve bu halkın nefes almasına izin verin.. Zira babanızdan kalmadı bu ülke.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .