Avukatlar Günü kutlandı

Avukatlar Günü kutlandı

04.04.2015

Kırşehir Barosu Başkanı Tuzcu: “Avukatlar asi ruhlu, mücadeleci insanlardır. Haksızlık karşısında susmayan avukatlar, mesleklerine karşı yapılan bu çirkin saldırı karşısında da susmayacaktır”

5 Nisan Avukatlar Günü etkinlikleri kapsamında Kırşehir Barosu Başkanlığı tarafından kutlama programı düzenlendi.

Avukatlar Günü kutlama töreni 5 Nisan gününün Pazar’a denk gelmesi dolayısıyla geçtiğimiz Cuma günü gerçekleştirildi. Cuma günü Adliye bahçesindeki Atatürk Anıtı’na çelenk konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan kutlama programına Vali Necati Şentürk, Gardnizon Komutanı Jandarma Albay Murat Bulut, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Gülistan Tuncer, Ağır Ceza Reisi Burhanettin Öksüm, İl Emniyet Müdür Sıtkı Akgül başta olmak üzere bazı daire müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile avukatlar katıldı.

V TÖREN4 copy
Günü anlam ve önemini belirten konuşmasında, 31 Mart 2015 Salı gününde Türk yargısının en acı günlerinden birini yaşadığını ve tarihimizde ilk kez Adliyede görev yapan bir cumhuriyet savcısının görev yaptığı esnada rehin alınarak şehit edildiğini ifade eden Baro Başkanı Mehtap Karaburçak Tuzcu, kendilerini derinden yaralayan bu olayı bir defa daha kınadıklarını vurguladı.

Kırşehir Barosu Başkanı Mehtap Karaburçak Tuzcu, “Avukatlar asi ruhlu, mücadeleci insanlardır. Haksızlık karşısında susmayan avukatlar, mesleklerine karşı yapılan bu çirkin saldırı karşısında da susmayacaktır” diği konuşmasında şöyle konuştu:

V TÖREN2 copy
“Bu sene maalesef günümüzü hak ettiği şekilde kutlayamıyoruz. Malumunuz olduğu üzere 31 Mart 2015 Salı günü Türk yargısı en acı günlerinden birini yaşamıştır. Tarihimizde ilk kez adliyede görev yapan bir cumhuriyet savcımız görev yaptığı esnada ve görev yerinde teröristlerce rehin alınmış ve maalesef şehit edilmiştir. Bizleri derinden yaralayan bu hain terör olayını Kırşehir Barosu olarak kınıyor, savcımızın ailesi başta olmak üzere tüm yargı camiasına başsağlığı diliyoruz.
“Savcımızın yani bir hukukçunun bir meslektaşımızın acısı içinde iken ve soruşturma ayrıntılı olarak yapılıp tüm deliller toplanmamışken başlatılan diğer bir saldırı da bizi derinden üzmüştür ve üzmektedir.
“Hepinizin yakından takip ettiği üzere, teröristlerden birinin avukat cüppesi taşıması nedeniyle şerefli avukatlık mesleğine ve cüppesine karşı bir karalama kampanyası başlatılmıştır. En basit kelimeyle ifade etmek gerekirse; bu yapılan büyük bir haksızlıktır. Doksan bin kişilik büyük bir camia olan ve yargının vazgeçilmez bir unsuru olan avukatları bu şekilde yıpratmaya çalışmak ve hepsini olağan şüpheli, güvenilmez ve hatta terörist olarak nitelemek, hedef göstermek doğru değildir.
“Adliyedeki güvenlik zafiyeti üzerinde değil de herkesin kolayca alıp elinde taşıyabileceği cüppe üzerinde durularak toplum nazarında avukata ve avukatlık mesleğine karşı olan güven sarsılmaya çalışılmaktadır.
“Ancak avukatlar asi ruhlu ve mücadeleci insanlardır, haksızlık karşısında susmayan avukatlar mesleklerine karşı yapılan bu çirkin saldırı karşısında da susmayacaktır.
“Adaletin hava gibi su gibi vazgeçilmez olduğu ve avukat olmadan adalet olmayacağının bilinmesi gerekmektedir. Dünya tarihi ve Türkiye tarihi hak savunucusu avukatları çeşitli şekilde bertaraf etmeye çalışmış ancak kendisi yargı önüne çıkınca yine avukatlar tarafından savunulmuş ibretlik örneklerle doludur. Bu örnekleri hatırlamakta fayda vardır.
“Sayın konuklar, az önce de zikrettiğim üzere Türkiye avukatları 90 bin kişilik büyük bir hukukçu ordusudur. Bu sayının hızla artmasının en önemli nedeni son yıllarda çok sayıda açılmış ve kontenjanları sürekli arttırılan hukuk fakülteleridir. İlk bakışta hukuk fakültesinin ve mezun sayısının çokluğunda bir sakınca yoktur. Ülkede yaşayan herkesin hukuk fakültesi mezunu olması ülkenin eğitim düzeyine şüphesiz olumlu bir katkı sağlayacaktır.
“Ancak hukuk fakültesinden mezun olan herkesin hiçbir yeterlilik sınavına tabi tutulmaksızın avukat olması sakıncalıdır.
“Yargının üç kurucu unsuru; iddia – savunma – karar unsurudur. İddiayı temsil eden savcılar sınavla, kararı temsil eden hakimler sınavla mesleğe alınmakta, ancak savunmayı temsil eden avukatlar için böyle bir sınav yapılmamaktadır.
“İcra müdür yardımcılarının hatta adliye katiplerinin sınavla alındığı bir ülkede görülen bu durum büyük bir tezatlıktır. Türkiye Barolar Birliğinin olağanüstü genel kurul toplayarak oybirliğiyle aldığı karar ardından hazırlanan yönetmeliğin önce resmi gazetede yayımlanmaması, ardından torba yasalardan birine eklenen hükümle Barolar Birliğinin mesleğe girişte sınav düzenleme yetkisinin elinden alınması düşündürücüdür.
“Medeniyet düzeyi olarak hedef aldığımız Avrupa ülkelerinin tümünde avukatlık mesleğine giriş için de tıpkı hakimlik ve savcılıkta olduğu gibi sınav vardır.
“Türkiye’nin bugününde ertelenmeye çalışılan bu sistem Türkiye’nin yarınında mutlaka getirilecektir. Bu kaçınılmazdır. Mesleğimizin sıkıntıları olduğu hepinizin malumudur. Meslek alanımız sürekli olarak daraltıldığı münhasıran avukatlar tarafından yerine getirilebilecek faaliyetlerin sayısının giderek azaltıldığı bir gerçektir.

“Avukatlar etkili bir sosyal güvenceden hala yoksundurlar. Baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin üzerinde Adalet Bakanlığı’ nın vesayeti devam etmektedir. Bir kamu hizmeti yapmasına rağmen halen avukatlara yeşil pasaport verilmemektedir. Avukatın delil toplama yetkisine dayanarak ileri sürdüğü taleplerin yerine getirilmemektedir.

“Savunma hakkı olmadan adil bir yargılamadan bahsedilemez. Bu nedenle avukatların çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve barolara karşı yapılan saldırıların, baskı altına alma teşebbüslerinin sonlandırılması gerekmektedir.

“Avukatın yaptığı iş kamu görevidir, ancak ödediği katma değer vergisi oranı %18’dir. Bu oranın %8’e indirilmesi talebimizdir.
“CMK’dan kaynaklı zorunlu müdafilik hizmetlerinin bedeli doğrudan Devlet tarafından ödenmektedir, bu nedenle bu ödemeden KDV kesintisi yapılmaması gerekir. CMK ücretlerinin düşüklüğü de nazara alındığında kesilen vergilerden sonra avukata kalan miktar hiçbir şekilde avukatın emeğini karşılamamaktadır.

“Kamuda çalışan avukatların ve iş sözleşmesine göre çalışan avukatların sorunları vardır. Görevini yapan avukatlara karşı yapılan saldırılar artmıştır.

“Değerli meslektaşlarım, siyasi düşüncemiz ne olursa olsun hepimizin ortak amacı güzel Türkiye’mizde adalet ve huzur içinde yaşamaktır. Diğer meslek gruplarına göre ülke idaresinde söz hakkına sahip olma imkanımız daha fazladır. Buradan çıkan sonuç bir kez daha şudur ki: avukatların ve avukatlık mesleğinin yok sayılması mümkün değildir.

“Tüm sorunlarımıza rağmen, yaşadıklarımıza rağmen bu camia güçlenerek büyüyecek ve ülkenin geleceğinde söz sahibi olacaktır.
“Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi sonlandırırken buruk da olsa avukatlar günümüzü bir kez daha kutluyor, kaybettiğimiz avukat, hakim, savcı tüm meslektaşlarımızı rahmetle anıyorum.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .