Av. AHMET ŞÜKRÜ TAŞKIN’IN ANILARI

Av. AHMET ŞÜKRÜ TAŞKIN’IN ANILARI

08.02.2016

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…  Av. AHMET ŞÜKRÜ TAŞKIN’IN ANILARI (9) “KARA BİLECEN” HİKÂYESİ (1)  Biz Türkler’de ve özellikle Orta Anadolu Türkleri’nde öyle cahil, fakat öyle de hikmetli sözler ve kıssalar anlatanlar olur ki en bilgili, ya da bilgili geçinen insanların onların bu hikmet sözlü konuşmalarına bakarlar da “Bu cahil adam cahil değil, çarıklı kurmaydır” demekten […]

Dursun Yastıma4n

GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ…

 Av. AHMET ŞÜKRÜ TAŞKIN’IN ANILARI (9)

“KARA BİLECEN” HİKÂYESİ (1)

 Biz Türkler’de ve özellikle Orta Anadolu Türkleri’nde öyle cahil, fakat öyle de hikmetli sözler ve kıssalar anlatanlar olur ki en bilgili, ya da bilgili geçinen insanların onların bu hikmet sözlü konuşmalarına bakarlar da “Bu cahil adam cahil değil, çarıklı kurmaydır” demekten kendilerini alamazlar.

İşte, rahmetli babam da onlardan biri idi. Aslen  Güzler’li ve hiç mektep görmemiş, tâbir câizse Elif’i görse değnek sanan birisi idi. Bize küçüklüğümüzde pek çok hikmetli sözler, ya da fıkralar anlatırdı. Ben bunlardan çoğunu dinlemez, ya da o anlatırken kalkıp giderdim. Zira çoğu açık saçık düzmeceliğe kaçardı. Fakat bazıları da oturulup günlerce üzerinde düşünülecek fıkra, ya da kıssa niteliğini taşıyan cinsinden olurdu.

Unutamadığım fıkralardan biri de aktarmaya çalışacağım “Kara Bilecen Hikâyesi”dir.

Vakti zamanında Anadolu’nun bilmem neresinde “Kara Bilecen” adında birinin namı yayılmaya başlamış. Bu isim tevatür niteliğinde ağızdan ağıza dolaşa dolaşa öyle bir hâl almış ki bir efsane bilge olarak her tarafta söylenir olmuş ve her söylendiği yerde bu abartmalara yenileri eklenmiş. Günden güne bu bizim “Kara Bilecen”in adı kendi yöresini aşıp bütün bölgeyi sarmış.

Aman efendim, “Kara Bilecen”in bilmediği hiçbir şey yokmuş. Onun içinden çıkamadığı zorluklara daha rastlanmamış. En zor görülen şey onun elinde pek kolay bir problem oluverir, sonunda en isabetli ve uygun bir şekilde çözülüverirmiş. Hattâ birinin sidiği durup da günlerce çığlık atsa ve zamanın hekimleri bile âciz kalsa bizim “Kara Bilecen” bu hekimlerle alay eder, “Siz gidip altı sene tıp fakültesinde okuyacağınıza, ondan sonra da bevliye ihtisası için ömrünüzü çürüteceğinize gelip benim yanımda çalışsaydınız daha ehil ve bilgili olurdunuz” der, “İşte bu illetin dermanı buradadır” diye hastanın kabasına iki tokat vurduktan sonra annesine dönüp “Bunun önüne zeyrek lâpası sar” demişmiş de bu tavsiye üzerine iki saat sonra hastayı kurtardığı bile olmuşmuş!

ÖKÜZ BOYNUZLARI SU KÜPÜNDEN ÇIKARAMAMIŞ!

Eee, bu kadar ünlü bir bilge adamın elbette her çağrılan yere gitmemesi, gitse de kendi şan ve şöhretine uygun bir ücret, ayrıcalıklı bir itibar ve karşılanıp uğurlanma istemesi doğaldır. “Kara Bilecen”in çağrılıp gittiği yerde bir telâş, bir hazırlıktır gırla gidermiş.

İşte, günlerden bir gün “Kara Bilecen”in köyüne oldukça uzak bir yörenin bilmem ne köyünde iki öküzlü bir çiftçi ailesinin öküzlerinden biri tarla dönüşü saban altında susuzluğunu gidermek için ev kadınının su ile doldurduğu oldukça kocaman bir küpteki suyu içmeye başlamış. Öküz bu, az suyla doymaz. Hani insanların da öyle kanaatsızları olur ve o insanlara “Öküz gibidir; ne yeme doyar, ne suya kanar!” derler ya, işte öyle… Bizim öküz de az suyla doymadığı için içtikçe içmiş, doğal olarak da içtikçe küpteki su dibe doğru çekilmiş, ama öküz hâlâ içmek istemiş. İçerken içerken bizim öküzün kafası iyice küpün içine girmiş. Öküzümüz artık suya kanınca, ya da küpteki su tükenince öküz başını küpten çıkartmak istemiş, lâkin girerken gayet rahat giren kafa küpten çıkmaz olmuş. Sebebi de boynuzu geriye doğru yatıkmış da girerken küpün ağzına takılmayan boynuz çıkarılmak isterken takılıyormuş. “Olur mu böyle şey?” demeyin, olmuş. Bazen aynı tür hayvanlar arasında bile çeşitli tipte boynuz olacağı gibi başka başka türdeki hayvanların boynuzları da başka başka olur. Örneğin keçi boynuzu, geyik boynuzu gibi… Boynuz bu, ağaçta bile yetişir!

——————————

KIRŞEHİR ÇEVRESİNDEKİ SON İLLER

Cumhuriyet’in kuruluşundan 1989 yılına kadar il sayısında 10 kez değişiklik yapıldı. 1924 anayasası ile 74 olarak belirlenen il sayısı 1925’te 63’e indirildi. Daha sonra çeşitli tarihlerde 57’ye kadar indirilen il sayısı il iken ilçeye dönüştürülen Kırşehir’in 1957’de yeniden il yapılmasıyla 67 oldu. Aradan 32 yıl geçtikten sonra 1989’da yapılan düzenlemeyle il sayısı 71’e ulaştı. 1989’dan sonra 10 yeni il daha kurularak il sayısı 81’e çıkarıldı.

Kırşehir çevresinde 1989’da oluşturulan yeni iller, trafik plâka numaraları, aynı tarihte bu illere bağlanan bucak ve ilçeler şunlar:

68 AKSARAY: Acıpınar, Sultanhanı, Yeşilova ve Balcı bucakları ile Ortaköy, Güzelyurt ve Sarıyahşi ilçeleri.

70 KARAMAN: Bucakkışla, Kılbasan, Yeşildere, Göktepe, Kazancı ve Kızılyaka bucakları ile Ayrancı, Ermenek ve Kâzım Karabekir ilçeleri.

71 KIRIKKALE: Balışeyh ve Çelebi bucakları ile Keskin, Delice ve Sulakyurt ilçeleri.

———————————–

KIRŞEHİR BELEDİYESİ ANI DEFTERİNDEN

Kırşehir’i, bu mukaddes, bu mübârek şehri gezerken büyük milletimizin bin yıllık mücadelesi, mücahedesi gözlerimin önünden geçti. Horasan erlerinin, Melik Gazi’lerin, Ahi Evran-ı Velî’lerin, Erol Güngör’lerin diyarında tertemiz manevî ve millî bir hava teneffüs ettik.

Kırşehir birkaç sene öncesine göre çok değişmiş, çok gelişmiş, ilerlemiş. Bunda hiç şüphesiz Belediye hizmetlerinin büyük payı var. Kırşehir’de kamu yatırımları, kamu binaları, Belediye hizmetleri ve alt yapı yatırımlarında büyük bir gelişme meydana gelmiş. Bu vesile ile sayın Belediye Başkanı’na takdir, tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum.

İnşaallah gayretleriyle bu güzel, kıymetli insanlar lâyık oldukları hizmetlere kavuşacaklardır. Buna samimiyetle inanıyorum. 18.4.1987

HASAN CELÂL GÜZEL

Devlet Bakanı

———————————————–

Kırşehir’i ve Kırşehir Belediye Başkanlığı’nı ziyaret etmekten son derece memnunum.

Gelişen Kırşehir’de Belediyemizin başlattığı hamleler gerçekten gurur verici.

Başta çalışkan Belediye Başkanımız olmak üzere bütün personeli kutlar, başarılarının devamını dilerim. 14.11.1987

VEYSEL ATASOY

Zonguldak Milletvekili

Eski Ulaştırma Bakanı

———————————————–

Güzel Kırşehirimizi birçok defalar gelip geçerken görmüştüm. Son yıllardaki izlenimlerim çok olumlu oldu.

Günden güne gelişen bir şehir olarak görmekten büyük mutluluk duydum.

Emeği geçen başta Belediye Başkanı sayın Hakkı Göçen bey olmak üzere tüm Kırşehirli kardeşlerimi gönülden kutlar, başarılarının devamını diler, saygılar sunarım. 7.12.1987

ADNAN DOĞU

Orgeneral

Jandarma Genel Komutanı

———————————————–

İç Anadolumuzun sağlam karakterli insanlarının beldesi güzel Kırşehirimizin Belediyesine bu ilk ziyaretimden dolayı mutluluk duydum.

Çalışkan ve bilgili Sayın Belediye Başkanı’nın gayretleri ile şehrimizin yakın gelecekte lâyık olduğu bütün hizmetlere kavuşacağına inanıyor, başarılar diliyorum. 29.1.1988

MEHMET YAZAR

Devlet Bakanı

 ————————————————

 ZAMAN TÜNELİ

60 YIL ÖNCE KIRŞEHİR

Hazırlayan: DURSUN YASTIMAN                                                                                                   

Kaynak: KIRŞEHİR SESİ Gazetesi                                                                                              

Bu köşede aktarılan haber, yazı ve ilânlar yazım kurallarına göre düzeltilerek ve üslûbuna dokunulmadan yayına hazırlanmaktadır.

—————————————————-

Mucur Belediye Reisi ve azaları Demokrat Parti’ye geçtiler

Mucur’da yapılan Belediye seçimlerinde 14 azalıktan 12’sini kazanmış olan müstakil Belediye Meclisi azaları Demokrat Parti’ye geçmişlerdir.

Belediye Reisi Fehmi Çağlayan, Belediye Meclisi azaları Emin Taşkan, Ali Yücesan, Hasan Ay-Ak, Ali Baran, Mehmet Şimşek, Süleyman Gökçen, Kemal Kahraman, Ahmet Fındık, Mustafa Ballı ve Hasan Aydoğmuş’un Demokrat Parti’ye kayıtları yapılmıştır.

Sayın Belediye Reisi’ni ve Belediye Meclisi azalarını tebrik eder, her bakımdan himmete muhtaç bulunan Mucur’a başarılı hizmetlerde bulunmalarını temenni ederiz.

—————————-

Şehrimize tahsis olunan ihtiyaç maddeleri

Vilâyetçe şehrimize tahsis olunan 500 kilo kahve, 350 kilo kalay, 50 kilo kauçuk, 75 kilo kundura çivisi, 600 kilo nal mıhı, 500 kilo galvanize çinko, 4 paket fotoğraf kâğıdı mutemetler tarafından getirilmiş olup yakında halka ve ihtiyaç sahiplerine tevzi olunacaktır.

Ayrıca 3000 kilo inşaat çivisi, 2000 kilo elektrolik teneke, 220 kilo yuvarlak demir, 250 kilo lama demiri tahsis edilmiş olup yakında şehrimize getirilecektir.

———————————

Bayilere çay verildi

Tekel İdaresi bir miktar çayı bayilere tevzi etmiş ve bayiler mahalle muhtarlıklarından alınan vesika  mukabili halka dağıtmaya başlamışlardır.

Yalnız iki haneye bir paket çay verildiğinden bu şekildeki tevziat halkın şikâyetini mucip olmaktadır. Müşkilâtı mucip olan bu tevziat usulünün değiştirilerek hiç olmazsa hane başına bir paket çay verilmesinin teminini ilgili makamlardan temenni ederiz.

———————————-

Değirmencilik Şirketi’nin toplantısı yapıldı

Kırşehir Hidroelektrik Değirmencilik Şirketi’nin yıllık âdi umumî heyet toplantısı 24 Mart 1956 Cumartesi günü yapılmıştır.

Toplantı münakaşalı geçmiş ve müzakere bitmediğinden toplantıya Pazar günü de devam edilmiştir. Yapılan idare heyeti seçiminde Safa Ünal, Muzaffer Mermer, Dr. Örfi Görkey, Hacı İsmail Altunlu ve Hasan Hüseyin Çetin idare heyeti azalıklarına seçilmişler, murakıplıklara da Niyazi Gümüş ve İbrahim Uğur intihap edilmişlerdir.

Yeni idare heyetine başarılar dileriz.

———————————–

Şevki Akdoğan Değirmencilik

Şirketi müdürlüğüne tâyin edildi

Hidroelektrik Değirmencilik Şirketi yeni idare heyeti ilk toplantısını yapmış ve şirket müdürlüğüne eski Belediye Reisi Şevki Akdoğan’ın tâyinine karar vermiştir.

Belediye Reisliğinde bulunduğu müddet zarfında şehrimize kıymetli eserler kazandırmış olan sayın Şevki Akdoğan’a yeni vazifesinde muvaffakiyetler dileriz.

———————————

Burhan Ulutan Çimento Sanayii Umum Müdürlüğü’ne tâyin olundu

Hazine Umum Müdürü sayın hemşehrimiz Burhan Ulutan’ın Çimento Sanayii Umum Müdürlüğü’ne tâyin edildiğini memnuniyetle haber aldık.

Muhterem hemşehrimize yeni vazifesinde muvaffakiyetler dileriz.

——————————————-

Not: Gazetenin 24 Mart tarihli sayısında Müfit Hoca (Kurutluoğlu)’nın kardeşi Dr. Kudret

Kurutluoğlu‘nun H. Vahit Bulut’un 25 Şubat tarihli gazetede yayınlanan “Kırşehir Deyişleri”ne cevap olarak kaleme aldığı ve Cevat Hakkı Tarım’a ithaf ettiği “Bu Böyledir” başlıklı 14 kıtalık şiiri, 31 Mart tarihli sayısında da Defterdarlık’ta görev yapan Nevzat  Ulucan‘ın “İsmin Kırşehir” başlıklı altı kıtalık şiiri de yer almıştır.

 Köşemizdeki haber, yazı ve ilânlar 31 Mart 1956 tarihli gazeteden alınmıştır.

 —————————————

Tarihe düşecek açıklayıcı notlar

* Fehmi  Çağlayan ANAP döneminde Kırşehir milletvekilliği yapan Kâzım Çağlayan’ın babasıydı.

* Demokrat Parti 14 Mayıs 1950’de 27 yıllık CHP iktidarına son vererek tek başına iktidara gelmiş, beş yıl kadar süren bolluk döneminden sonra güttüğü ekonomik politika iflâsa doğru sürüklenmeye başlamış, halkın ihtiyaç maddelerinde büyük bir sıkıntı başgöstermişti. Demokrat Parti iktidarı sıkıntı duyulan ihtiyaç maddelerini karşılamak için birçok malın dış ve iç piyasadan temin ve dağıtımına el koymuştu. İktidara yanlısı mutemetler bu maddeleri getirir, Valilikte kurulan tevzi büroları kanalıyla sözüm ona halka dağıtarak sıkıntıyı gidermeye çalışırlardı. İhtiyaç duyulan maddeler arasında haberlerden de anlaşılacağı gibi kahve, kalay, kauçuk, kundura çivisi, nal mıhı, galvanize çinko, fotoğraf kâğıdı, inşaat çivisi, elektrolize teneke, yuvarlak ve lama demire varıncaya her çeşit mal yer alıyordu. Öyle ki Çay ve Aspirin bile bulunmuyordu. Bu arada tüccarın stok yapmasını ve karaborsayı önlemek için Millî Korunma Kanunu çıkarılmıştı. Kırşehir’de Osman Bölükbaşı taraftarları bu kanuna dayanılarak siyasî baskı altına alınmaya çalışılmış, elinde mal olduğu halde satmadığı gerekçe gösterilerek ağır cezalara çarptırılmışlardı. Bölükbaşı’nı destekleyen Eczacı Dündar Anıldı elinde bulunan ilâcı satmadığı gerekçe gösterilerek tutuklanırken depodaki otomobil lâstiğini beyan etmediği iddiasıyla Halit Altınok (Şoför Halit) ağır para cezasına mahkûm edilmişti. Ali Baytok’un karşısında tuhafiyeci Mehmet Salman da tanıdıklarına fazla fiatla satan, ancak tanımadığı kimselere “Yok” cevabını veren Aspirin’in üstüne muhtemel bir arama sırasında satmaktan kaçındığı izlenimi verme ve cezaya çarptırılma korkusuyla “Satılık değildir. Zâtıma mahsustur” şeklinde bir etiket koyma kurnazlığını göstermişti. Yine de tahsis edilen malları Valiliğin tevzi bürosuyla anlaşarak el altından yüksek fiatlarla satan Demokrat Parti yanlısı mutemetler büyük kazançlar sağlamışlardı.

* 1950’den sonra Kırşehir’de ilk kurulan şirketlerden biri olan Hidroelektrik Değirmencilik Şirketi’nin amacı akarsu enerjisinden yararlanarak un fabrikası kurmaktı. Dinekbağı’ndaki Caferağa Çiftliği mevkiinden geçen Kılıçözü Çayı üzerinde  uzun süre faaliyet gösteren ve halk arasında “Hacıağaların fabrikası” diye anılan bu un fabrikasının yerine daha sonra İhsan Yeşilli tarafından genişletilerek entegre un ve yem fabrikası tesisleri kuruldu. DY   

_____________________

KIRŞEHİR SESİ / Haftalık Siyasî Gazete / Fiatı: 10 Kuruş / Sahibi: R. Esensoy / Yazı İşlerini İdare Eden: Avukat Vahit Esensoy / İdare Yeri: Atatürk Caddesi No. 68/2 – Kırşehir / Basıldığı Yer: Kırşehir Basımevi – Kırşehir / Abone Şartları: Seneliği 5 Lira – Altı Aylığı 250 Kuruş / İlân Tarifesi: Resmî ilânların santimi 3 liradır.

 



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .