ATATÜRK-ATATÜRKÇÜLÜK (10 Kasım’ın 81. Yılında)

ATATÜRK-ATATÜRKÇÜLÜK (10 Kasım’ın 81. Yılında)

05.11.2019

Atatürk, Tanrı’nın Türkiye’ye bir lütfudur!… Atatürk olmasaydı, Türkiye Cumhuriyeti de olmazdı. Bugün geçmişi kötülemeye kalkanlar da olmazlardı. Atatürk devriminin ve sonraki başarılarının benzeri, dünya tarihinde görülmemiştir… Atatürk, Türk milleti için bir mucizedir! Hovard A. Reed Connecticut Üniversitesi Öğretim Üyesi (75. kuruluş yıldönümü nedeniyle TBMM’de yaptığı konuşmadan) “Bir demokratik toplumculuk hareketinin veya kemalist hareketin veya bugünkü […]

Atatürk, Tanrı’nın Türkiye’ye bir lütfudur!…
Atatürk olmasaydı, Türkiye Cumhuriyeti de olmazdı. Bugün geçmişi kötülemeye kalkanlar da olmazlardı. Atatürk devriminin ve sonraki başarılarının benzeri, dünya tarihinde görülmemiştir… Atatürk, Türk milleti için bir mucizedir!
Hovard A. Reed
Connecticut Üniversitesi Öğretim Üyesi
(75. kuruluş yıldönümü nedeniyle TBMM’de yaptığı konuşmadan)
“Bir demokratik toplumculuk hareketinin veya kemalist hareketin veya bugünkü Türkiye’de algılandığı biçimde sosyal demokrasinin bütün ön koşullarını Türkiye’de Atatürk koymuştur.”
Prof. Dr. Emre Kongar
(Sosyal Demokrat Değişim, 96/4, S:69)
“Atatürk ardında karanlık bırakmadan batan tek güneştir.”
Hasan Ali Yücel
(Sanat olayı, Nisan,1981, Sayı: 4)
“Mutlaka az gelişmişlik cenderesinden kurtulacağız. Bunun için tek yol vardır. Türkçe düşüneceksiniz. İstiklali Tam’ca düşüneceksiniz. Ve Atatürk’çe karar vereceksiniz.”
Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya
(Milli Mücadele’de Alaşehir Kongresi) 1985,S:221
“Atatürk, bir kişi, kimse bir insan değil, bir fikrin bayrağı, bir felsefenin simgesi!… Ölümle değil, yaşamla: geçmişle değil, gelecekle bütünleşen bir dünya görüşünün günümüzdeki önderi…”
“Atatürk, insanlık tarihinin Doğu-Batı ekseninde vazgeçilmez bir lider”
İlhan Selçuk (Cumhuriyet, 12.11.1996)
“Atatürkçülük, dün olduğu gibi bugün ve de sonsuza değin ulusumuzun yolunu aydınlatacak, Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlık ve yüksek gönenç düzeyine taşıyacak tek nurlu ışıktır. Türk Ulusu, yurt topraklarında çağdaş değerlere açık, bağımsız, özgür, kardeşçe, onurla ve güvenle yaşıyorsa; bu O’nun önderliğinde gerçekleştirilen görkemli bir düşüncenin, iradenin ve hareketin eseridir.”
Amiral Tanju Erdem (Cumhuriyet, 6.6.1995)
“Atatürk’ü 20.yüzyılın en büyük dâhisi kabul ediyoruz!… Amacımız; Atatürk’ü hem kendi ülkelerimizde hem de tüm dünyada tanıtmaktır.”
Balkan Bilim Derneği
(Cumhuriyet,7.6.1995)
Atatürk 20. yüzyılın en büyük önderlerindendir. Bugün de bütün ulusların devlet adamları için esin kaynağıdır.
Newt Gingrich (AGK)
“Atatürk’ün çok büyük bir hayranıyım. Çünkü, çok az şeyle, çok büyük bir devrimi gerçekleşmiştir. Kendi kişilik ve kararlılığından biraz fazla bir olanakla, ulus yarattı. Bütün uluslar için O, bir modeldir.”
William j. Crow (AGK)
“Yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu şanssızlığımıza bakın ki, o büyük dahi çağımızda Türk Milleti’ne nasip olmuştur.”
D. L’loyd George
Hukukçuluk niteliklerini taşıyarak ve gereklerine uyarak, kimseden yana ve kimseye karşı olmadan, Türkiye’yi Türkiye yapan Atatürk ilkelerine içtenlikle bağlı olarak çalışmak onur borcudur. Yargının bir kesimi için aykırı olan, öbür kesimi için uygun olamaz. Tümlük yadsınırsa hepsi kararır. Yargıya güvenmeli, asla kuşku duyulmamalıdır. Dinsel, dilsel ve etnik hiçbir ayrım gözetmeden kardeşçe bildiren Atatürk milliyetçiliğiyle, hangi kökten olduğunu özgürce belirterek Türk Ulusu yapısı içinde ‘’vatandaşlık’’ kurumunda tam eşitlikle kaynaşıp ‘’Ne Mutlu Türküm diyene’’ demenin kıvancını duyan yurttaşları yapay nedenlerle ayırmaya ülkeyi parçalamaya kalkışan ırkçılar, bölücüler, yıkıcılar ve demokrasiye asla bağdaşmayan şeriat özlemcileri, ölüneceğini, ama devletin tekliğinden, ülkenin tümlüğünden ulusun birliğinden ödün verilemeyeceğini bilmelidirler.”
Yekta Güngör Özden
Anayasa Mahkemesi Başkanı
(6.9.1993, Cumhuriyet)
“Atatürk, değişmenin gerekli olduğunu bilmiş, bilmemekle kalmayıp canını değişme ülküsüne vermiş ve herkesin değişmez sandığını değiştirmiş insandır. Atatürk yaşamın değişme olduğunu bilen, bu bilgisini uygulayan binde bir insanlardan biridir.”
Prof. Dr. Sabahattin Eyüboğlu
(Köy Enstitüleri Üzerine, 1979 S. 113)
“Atatürkçülük, idealizmle realizmin erişebilecek en yüksek dengesidir. Denge prensibi ve dengelilik aşırı uçlardan hiçbirine sarkmamayı şart koşar. Yaşadığımız dünyada iyilik ve kötülüğün mutlak formları sürekli başarıya ulaşamamıştır. Pervasız olmak, tedbirsizliğe delalet etmez; ve tedbirsizlik hesabına tevil edebilecek hiçbir örnek ittihaz edilemez.”
Necati Akder (Türk Kültürü, Nisan 1971)
…….
“Devletimizin banisi ve milletimizin fedakar, sadık hadimi,
İnsanlık idealinin aşık ve mümtaz siması;
Eşsiz kahraman Atatürk!
Vatan sana minnettardır.
Bütün ömrünü hizmetine verdiğin Türk Milleti ile beraber senin huzurunda tazim ile eğiliyoruz. Bütün hayatında bize ruhundaki ateşten canlılık verdin. Emin ol, aziz hatıran sönmez meşale olarak ruhlarımızı ateşli ve uyanık tutacaktır.”
Cumhurbaşkanı İsmet İnönü
(Ulus, 22.11.1938)
“…Gerçekten, Türkiye’de solculuk marksizim adına Kemalizm’e çatmayı alışkanlık haline getiren ve akıllarına gelen her şeyi önce ‘’resmi ideoloji’’ olarak adlandırıp, sonra da buna karşı çıkmayı marifet sayan bir grup aydın, aslında bindikleri dalı kesmektedirler. Laik Cumhuriyet ve onu ayakta tutan kurum ve ilkeler olmasa, bu toplumda barınmaları bile mümkün olmayacak olan bu insanların en büyük hatası (belki de ayrımın da olmadan) kendilerini toplumdan soyutlamaları ve bir bilimsel gözlüğün ardına sığınmalarıdır.”
Toktamış Ateş (Cumhuriyet, 11 Nisan 1992)
“O’nun kurduğu Cumhuriyeti’nin en temel ve vazgeçilmez ilkesi, laikliktir. Laiklik, aynı zamanda demokrasi için de vazgeçilmezdir. En genç zamanlar, daha yaşanmamış zamanlardır. Çünkü zaman içinde her şey değişme uğrar, aşınır. Çünkü yaşamın kendi dinamiktir, zaman içinde değişir. Değişim gerekli; değişebilmek ise önemlidir. Asıl önemli olan başkalaşmadan değişmektir. Atatürk ve onun fikirleri, geçen zamanla birlikte daha da gençleşiyor. Çünkü çağdaşlık, başkalaşmadan değişimi gerçekleştirebilmektedir. Dünyada çok az bir lidere nasip olmuştur böyle bir ödül. O’nun düşünsel yapısında düşmanlığa, şovenizme, başkalaşmaya, tutuculuğa, saplantılara yer yoktur. Her ölüm yıl dönümünde bir yıl daha gençleşen, ölümsüz büyük Ata’mıza genç Atatürk’e selam olsun!…”
Prof. Dr. İ. Keşat Özkan
(Atatürk ve Zaman, 22.11.1997, Cumhuriyet)
“Atatürkçülük, kısacası ulusal bağımsızlık ve ulusal onur demektir. Atatürkçülük, özetle anti-emperyalist bir kurtuluş savaşını başlatan ve sürdüren eylem ve öğretidir. Atatürkçülüğü ‘’tam bağımsızlık’’ inancından ayırmanın ve çok yönlü uluslararası ipotekleri ‘’Atatürkçülük’’ adına savunmanın olanağı yoktur. Kurtuluş Savaşı başlarında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütün programlarının dayanağı şu iki temel ilkedir. Tam Bağımsızlık, kayıtsız-koşulsuz ulusal egemenlik!
Uğur Mumcu (Cumhuriyet, 6.1.1981)
“Dünya sık sık Atatürk yaratacak kadar cömert değildir.”
İsmet İnönü (2. Cumhurbaşkanı)
“Atatürk! Seni sevmek milli bir ibadettir.”
Celal Bayar (3. Cumhurbaşkanı)
Atatürkçüler sadece ülkemizi geri kalmışlıktan kurtarmakla kalmayacaklar, islam dinini de yobazın elinden kurtaracaklardır.
Fatih Rıfkı Atay
“Atatürkçü olmak; yürek kafa ve kişilik ister. Atatürkçü olmak onurdur. Bu onuru her omuz taşıyamaz.”
Yekta Güngör Özden
(İş Bankası Dergisi, Şubat-1994)
“Atatürkçülüğün olaylara bakışı, bilimsel ve ussaldır. Düşünce yöntemi, bilimsel düşünce yöntemidir. Bu bilimsel gerçekçi anlayış içinde her çeşit doğmayı reddeder. Atatürkçülük ayrımcılığa, eşitsizliğe, sömürüye, sömürgeciliğe, baskıya, zulme ve şiddete şiddetle karşı çıkar. Atatürkçülük: ulusal, laik, demokratik toplumsal hukuk devletini; halkın siyasal örgütlenme, yönetme ve yönetilme modeli olarak belirler. Bu nitelikle bir devlet yapısını oluşturmak onu evrensel değerlerle donatmak, yurttaşlarının özgürce ve sistemli biçimde yönetime katılmasını sağlamak ister.”
Saim Sezer
(Cumhuriyet, 20.8.1996)
“Cesaretim olsa, tıpkı İnce Memed’i yazdığım gibi, Mustafa Kemal’in de destanını yazmak isterim.”
Yaşar Kemal
“Son zamanlarda bizi Atatürk’ten ayırmak ve bataklığa gömmek isteyenler var. Tarikatlarla, mezheplerle, cinsel ayrımlarla ancak karanlığa gideriz. Gençler, fırıldakların değil ışıldakların arkasından gidin, çünkü hepiniz Mustafa Kemal’siniz!”
Yekta Güngör Özden.
Anayasa Mahkemesi Başkanı
(Milliyet, 28.12.1996)
(X) Bu yazarın “Düşünceler Cumhuriyeti” adlı araştırma, inceleme eserinden alınmıştır.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .