Aşırı sıcaklarda su ile korunun

Aşırı sıcaklarda su ile korunun

17.08.2017

Suyu her zaman görünür bir yerde bulundurmalı, susama hissi beklenmeden su tüketmeye özen gösterilmelidir…

AŞIRI sıcakların yaşandığı şu günlerde oksijenden sonra yaşamımız için en önemli öge olan su tüketimine dikkat edilmesi gerekiyor.
Kırşehir’de Ağustos ayı ortalamasının 8 derece üzerinde aşırı sıcaklar yaşanırken, aşırı sıcaklarda vücudumuzu korumak için su tüketiminin önemine dikkat çeken Kırşehir Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, büyüme ve vücut fonksiyonlarının devamının sağlanmasında yeterli su alımının çok önemli olduğunu söyledi.
Vücutta oluşan zararlı maddelerin atımını sağlamak ve vücut sıvı dengesini koruyabilmek için 8-10 bardak/2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirten Kırşehir Halk Sağlığı Müdürü Dr. Bekir Demirbaş, suyun etkisi ve gerekliliğine ilişkin şu bilgileri verdi:

“İnsan yaşamı için oksijenden sonra gelen en önemli öğedir ve beslenmemizin vazgeçilmez bir parçasıdır. İnsan, besin almadan haftalarca canlılığını sürdürmesine karşın, susuzluk durumunda ancak birkaç gün yaşayabilir. İnsan vücudunun su içeriği yaşa ve cinsiyete göre % 42 ile 75 arasında değişmekle birlikte yetişkin insan vücudunun ortalama % 59’u sudur. Vücut fonksiyonlarının çalışmasında, metabolizmanın dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonunun gerçekleşmesinde su son derece önemli rol oynamaktadır.
“Su; besinlerin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınmasında, hücrelerin, dokuların organ ve sistemlerin düzenli çalışmasında, metabolizma sonucu oluşan zararlı maddelerin taşınması ve vücuttan atılmasında, sindirim sisteminin düzenli çalışmasında, vücut ısısının denetiminin sağlanmasında, eklemlerin kayganlığının sağlanmasında, çeşitli biyokimyasal olayların gerçekleşmesinde yardımcıdır.
“Büyüme ve vücut fonksiyonlarının devamı yeterli su alımı çok önemlidir. Yapılan çalışmalar uygun miktarlarda günlük su tüketiminin soğuk algınlığı, kabızlık, idrar yolu enfeksiyonları, cilt sağlığının korunması, organizmanın toksinlerden arındırılması, kilo kontrolü programlarında zayıflamaya yardımcı olması, cildin nem ve elastikiyetinin düzenlenmesinde rol oynaması nedenleriyle selülit oluşumunun önlenmesinde yardımcı olduğu bilinmektedir.
“İçinde bulunduğumuz aşırı sıcaklıklarda vücudun normal sıcaklığını korumak için suya olan ihtiyacı artmaktadır. Sıcak, nemli havalarda vücut terleyerek sıvı kaybını arttırır. Bu nedenle, sıcaklığın yoğun olduğu şu günlerde sıvı tüketiminin arttırılmasına özen gösterilmelidir.
“Sabah kalkıldığında ilk yapılması gereken işlerin başında 1 bardak su içmek de olmalı.
“Her tuvalet sonrası, kaybedilen sıvıyı yerine koymak için 1 bardak su içilmeli.
“Egzersiz yaparken ve özellikle sıcak havalarda çalışırken su tüketimi arttırılmalı.
“Özellikle hava ve deniz yolculuklarında su tüketimi arttırılmalı.
“Suyu her zaman görünür bir yerde bulundurmalı, susama hissi beklenmeden su tüketmeye özen gösterilmelidir”

HER GÜN NE KADAR SU?

Vücutta oluşan zararlı maddelerin atımını sağlamak ve vücut sıvı dengesini koruyabilmek için 2,5 litre su tüketilmesini öneren Dr. Bekir Demirbaş, “İnsanlar su gereksinimlerini genelde içecekler, besinler ve metabolizma olmak üzere üç kaynaktan sağlarlar. Besin içerisinde bulunan besin öğelerinin yakılması sonucunda su oluşur. Diyette proteine göre karbonhidrat ve yağın yüksek olması metabolik suyu arttırır. Yediğimiz besinler ve içecekler yoluyla da vücudumuza su sağlarız. Örneğin sebze ve meyvelerin yaklaşık yüzde 85-90’ı, 1 su bardağı sütün % 90’ı sudur. Gün içerisinde içtiğimiz çay, kahve, soda vb. içeceklerle ile de sıvı almaktayız. Ancak kafein içeren kahve, çay ve diğer içecekler sıvı ihtiyacını karşılasa da uygun su kaynakları olarak sayılmazlar. Örneğin kafein içeren kahve içildiğinde su alırsınız, ancak diüretik etkisinden dolayı daha fazla idrar çıkışı yaparak daha fazla sıvı kaybedersiniz” şeklinde bilgi vererek, uyarıda bulundu

SAĞLIKLI VE GÜVENLİ SU

Güvenilir suyu zararlı bakteriler, zehirli materyaller ve kimyasalları içermeyen su olarak tanımlayan Dr. Bekir Demirbaş, Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış ticari amaçla satılan kaynak suları, içme suları ve doğal mineralli sularda üretim aşamalarının kontrol altına alındığını ve Sağlık Bakanlığı denetimine tabii güvenli sular olduğunu belirtti.

Kırşehir’de şehir şebeke sularının da Halk Sağlığı İl Müdürlüğü ve belediyelerce rutin olarak kontrol edildiğini, şehir suyunda bulunması muhtemel olan virüsün bakteri ve çeşitli patojenler çeşitli dezenfeksiyon yöntemleri ile ortadan kaldırılmaya çalışılarak güvenli hale getirildiğini ifade eden Dr. Bekir Demirbaş, Halk Sağlığı İl Müdürlüğü’ne bağlı Bulaşıcı Hastalıklar Çevre ve Çalışan Sağlığı Şube Müdürlüğü’nde çevre sağlığı teknisyenleri tarafından periyodik olarak su numunelerinin alınarak laboratuvarda tahlil edildiğini kaydetti.
HABER MERKEZİ



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .