AŞIKPAŞA ŞİİR ŞÖLENİ VE KIY-ŞAD

AŞIKPAŞA ŞİİR ŞÖLENİ VE KIY-ŞAD

19.11.2019

Şiirlerdir insanların anlatamadıklarını, anlatan, söyleyemediklerini söyleten, dertlilerin şifası, düğünlerin eğlencesi. Şiirlerdir vatanı sevdiren, marşlar yazdıran. Ömrü savaşlarla, yokluklarla, sıkıntılarla, acılarla geçmiş olan Türk İnsanı geçmiş tarihten itibaren söyleyemediklerini, anlatamadıklarını şiirlerle anlatmıştır yaşadıklarını. Eşini savaşlarda kaybeden, Türk Kadını duygularını şiirlerle anlatarak rahatlamaya çalışır. Oğlunu Şehit veren baba yüreğine taş basıp, şiirlerle anlatır yaralı yüreğindeki acıyı. Aynen […]

Şiirlerdir insanların anlatamadıklarını, anlatan, söyleyemediklerini söyleten, dertlilerin şifası, düğünlerin eğlencesi.
Şiirlerdir vatanı sevdiren, marşlar yazdıran.
Ömrü savaşlarla, yokluklarla, sıkıntılarla, acılarla geçmiş olan Türk İnsanı geçmiş tarihten itibaren söyleyemediklerini, anlatamadıklarını şiirlerle anlatmıştır yaşadıklarını.
Eşini savaşlarda kaybeden, Türk Kadını duygularını şiirlerle anlatarak rahatlamaya çalışır.
Oğlunu Şehit veren baba yüreğine taş basıp, şiirlerle anlatır yaralı yüreğindeki acıyı.
Aynen Leyla ile Mecnun da olduğu gibi genç kız veya genç erkek birbirlerine olan ama bir türlü söyleyemedikleri aşklarını ellerine aldıkları kalemle dökerler kâğıtlara, şiirlerle söylerler söyleyeceklerini şiirlerle anlatırlar anlatmak istediklerini.
Aynı Kırşehirli Halk Ozanı Muharrem Ertaş’ın oğlu Neşet Ertaş’ın Leyla’ya gönül vermesine şiddetle karşı çıkmasıyla redifli bir türkü söyleyerek;

“Küsmedim Neşedim kahrettim sana
Baban değil miydim sormadın bana
Olan olmuş yavrum ne deyim sana
Aslı bozuk alma dedim evladım.”

Dizlerine; Neşet Ertaş’ın,

“Yazımızı felek yazdı Mevlâdan değil
Senin dediklerin evladan değil,
Her hata suç bende Leylâ’dan değil
Aslı bozuk deme gel şu insana. “
Dizleriyle cevap vermesi gibi.

Türk İnsanın hikayelerini, duygularını anlatan bu şiirler bestelenmiş, türkü ve bozlak haline getirilmiş, neşe kaynağı olan türküler düğün ve derneklerde insanımızı eğlendirmiş, bozlaklar ise ağlatmıştır.
Şiirler zor duruma düştüğü zaman en büyük ilacıdır, Türk İnsanının; ayrılık, tutku, aşk, yakınma gibi duygular, geçmişe özlem sevgiliye hasret şiirlerle anlatılır. Bu şiirleri okurken başka dünyalara gider insan. Vücudu şiir okuduğu yerde, kafası geçmişte olur. Yürekleri yakar Türk İnsanın şiirleri.
Bugün Türk Edebiyatında, Türk Kültüründe var olan şiirlerin her birinde yaşanmış, ayrı bir olay vardır, çile vardır, hüzün vardır, azda olsa mutluluk vardır.
Anadolu Türk Kadını kocasından dertlidir, evlat acısı yaşamıştır, yokluk, kıtlık görmüş, kaynana ve kayın babadan eziyet görmüştür, anlatamadığı dertlerini, şiirlerle anlatarak şifa bulmaya çalışmıştır.
Türk Erkeği, geçim sıkıntısından dertlidir, “doluya koysa almıyor boşa koysa dolmuyor” sözünde olduğu gibi ne yaparsa olmuyor, bitmiyor dertleri, sıkıntıları ve kaleme, kâğıda sarılarak şiirlerle anlatır derdini.
Türk Annesi, Türk Babası, Türk Ebesi, Türk Dedesi, birisi oğlundan dertli, birisi kızından, birisi gelininden dertli, birisi damadından, ne yaparsa olmuyor gülmüyor yüzleri bir türlü, bir de anne, baba, evlat, kardeş, eş acısı yaşamışsa, geçim sıkıntısı canına yetmişse, yüzleri gülmeyi unutmuşsa, hemen şiir yazarak anlatır anlatmak isteyip, anlatamadığını, söylemek isteyip, söyleyemediğini.
Sadece aşk, hüzün, sevda için yazılmamıştır şiirler, İnsanın manevi ve milliyetçilik duygularını ayağa kaldıran çok sayıda vatan sevgisiyle ilgili şiirlerde vardır ki Mehter Marşlarında olduğu gibi savaşlarda askeri cenke getirir, Arif Nihat Asya’nın bayrak şiirinde olduğu gibi dinleyenlerin Milliyetçilik duygularını şaha kaldırdığı gibi.
Bir de bunlara ilave olarak ayrı bir kategoride Aşıkpaşa tarafından yazılmış olan;
Türk diline kimse bakmaz idi,
Türklere hergiz gönül akmaz idi.
Türk dahi bilmez idi bu dilleri,
İnce yolu ol ulu menzilleri.
Dizelerinde belirttiği gibi Türk Dilinin horlandığını, dışlandığını anlatan değişik tarzda şiirlerde mevcuttur.
Aşıkpaşa demişken geçtiğimiz cumartesi günü kısa adı KIY-ŞAD olan Kırşehir Yazarlar ve Şairler Derneği tarafından Neşet Ertaş Kültür ve Sanat Merkezinde 8’ncisi düzenlenen uluslar arası Aşıkpaşa Şiir Şölenine davet edildim.
KIY- ŞAD özet olarak edebin, sevginin, hoşgörünün ve kültürün adıdır.
KIY-ŞAD Başkanı Veysel Turgut bizzat arayarak kendisinin özel davetlisi olduğumu ve yerimin özel olacağını söyleyerek davet etti Aşıkpaşa Şiir Şölenine. “Davete icabet sünnettir” diyerek gittim programa.
Başkan Veysel Turgut ve diğer yöneticiler sıcak ve samimi bir ilgiyle karşıladılar beni ve ön tarafa yerimin ayrıldığını söyleyerek koltuğa kadar iştirak ettiler.
Sayın Valimiz İbrahim Akın ile Belediye Başkanımız Selahattin Ekicioğlu’nun, siyasi patilerin ve STK’ların katıldığı programa ilgi yoğundu.
Türkiye ve yurt dışından katılan birbirinden kaliteli üst düzey şairler kendi yazdıkları şiirleri okuyarak dile getirdiler yüreklerindeki sesleri.
Okunan tüm şiirlerde vatan sevgisi ve Türklükle birlikte duygu, hüzün, anlam, mana, aşk, sevda vardı.
Şairlerimizin hepsi anlatmak isteyip anlatamadıklarını, haykırmak isteyip, haykıramadıklarını şiirlerle dile getiriyorlardı. Birisi duygulandırıyor, birisi güldürüyor, birisi Milliyetçilik duygularımızı ayağa kaldırıyordu.
Sadece şairler değil Sanatçıların Neşet Ertaş’tan okudukları bozlaklar programı daha güzelleştirirken, Türk Tarihiyle olan bilgisiyle ön plana çıkan uzun yıllar TRT’ de sunucu ve sanatçı olarak görev yapmış olan Bünyamin Aksungur Hocamızın Türk Dünya Cağrafyasını birleştiren Türküleri ve bilgilendirici konuşmaları ayrı bir ren kattı programa, Gerçekten her yönüyle güzel hazırlanmış, organize edilmiş 8’nci Aşıkpaşa Şiir Şöleni harika geçti.
İşte benim yazılarımda sürekli yazdığım ve KIY-ŞAD’tan istediğim budur, KIY-ŞAD Kırşehir’de sadece tabelası olan dernek değil her haliyle aktif olan bir dernek olmalıdır.
Sadece Aşıkpaşa için değil on iki aya yayarak Ahmed-i Gülşehri, Şeyh Eedebalı, Süleyman Türkmani, Kayı Şeyhi, Dadaloğlu, Aşık Hasan ve diğer değerlerimiz içinde programlar yapılmalıdır. Sayın Valimiz İbrahim Akın’dan izin alınarak, Polis Eğitim Merkezinde ve Ahi Evran Üniversitesinde öğrencilere güzel vakit geçirmek için programlar yapmalıdır. En önemlisi bu yıl 24 Aralık Atatürk’ ün Kırşehir’ e gelişinin 100’ncü yılı olması nedeniyle özel bir program yapmalıdır, Ben bunu KIY-ŞAD Başkanı Veysel Turgut’tan ve tabi diğer kurumlarımızdan bekliyorum.
Programın bir başka tarafı Kırşehir’de KIY-ŞAD’ın olduğunu göstermesiydi. Son günlere kadar KIY-ŞAD’ tan bunları göremiyorduk. Ne güzel ki! Veysel Turgut’un Başkan olmasıyla birlikte aktif hale gelen KIY-ŞAD meydanı birilerinin elinden alarak Kırşehir’de adından söz ettirmeye başladı.
İnşallah Kırşehir’de faaliyet gösteren STK, resmi daireler, Kırşehir Belediyesi ve Kırşehir Valiliği yapılacak olan programlarda KIY-ŞAD’ı dikkate alarak şiir okuyacak şairleri KIY-ŞAD aracılıyla temin eder.
Bu mükemmel programı hazırlayan başta KIY-ŞAD Başkanı Veysel Turgut olmak üzere KIY-ŞAD üyelerine ve programa katılan şair ve ozanlara ayrı, ayrı teşekkür ediyor, programların devamını bekliyorum.



YORUMLAR

Toplam 2 yorum bulunmaktadır.

Zeki çatar

Emeği geçen herkese teşekkürler.

19.11.2019, 20:09
M.Ç

Şiirlerle ağlar, şiirler güler Anadolu İnsanı. Ağıt yakar ölen eşi ve evladı için göz yaşı döket içine atar İnsanımız derdini.
Duygu yüklü yazınızda en harika ve güzel tarafı Muharrem Ertaş ile Neşet Ertaş ın baba oğul olarak birbirlerine söyleyemediklerini bestelenmiş şiirler bozlak olarak okumalarını bağlantı kurarak örnek göstermekti.
Elinize kaleminize sağlık.

20.11.2019, 9:44

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .