Altyapı çalışması ve trafik

Altyapı çalışması ve trafik

01.12.2016

Gelişen bu çağda bir şehir düşünün, alt yapı ve sosyal yaşamın birbirine girdiği. Bir şehir düşünün yıllardır çamur bulaşığından iliklerine kadar bıkmış. Bir şehir düşünün, her yer Suriye sokakları gibi paramparça. Neredeyse 1 yıldır Kırşehir’de bir alt yapı çalışması başladı ve çalışma hala sürüyor. Bu çalışma belki şehrin altyapı ve insan sağlığı açısından yararları kaçınılmaz. […]

Gelişen bu çağda bir şehir düşünün, alt yapı ve sosyal yaşamın birbirine girdiği. Bir şehir düşünün yıllardır çamur bulaşığından iliklerine kadar bıkmış. Bir şehir düşünün, her yer Suriye sokakları gibi paramparça.
Neredeyse 1 yıldır Kırşehir’de bir alt yapı çalışması başladı ve çalışma hala sürüyor. Bu çalışma belki şehrin altyapı ve insan sağlığı açısından yararları kaçınılmaz. Ancak yapılan bir icraat faydadan çok faaliyeti süresince sınırız zararlar getiriyorsa, bu çalışmanın şeklinde bir tahta eksikliği var demektir.
Geçtiğimiz yaz ayında çalışmaları devam eden alt yapı çalışmalarında, insan hareketleri, rüzgar ve araç hareketleriyle havalanın toz bulutunu soluyan Kırşehir halkı üst solunum yolu enfeksiyonu ve akciğer enfeksiyonuna maruz kalmıştır.
İleri teknik ve teknoloji kullanmaksızın yürütülen çalışmalar sonucu ortaya çıkan yol çukurlarının kurbanı olan ne kadar araç sahibi varsa, her biri arabalarının alt takım sorunları nedeniyle sanayi kapılarında adeta milli servet harcamışlardır.
Düşünün bir şehirde alt yapı çalışması yapıyorsunuz, tüm tali ve geçiş yolları kapalı, araç sahipleri hedeflerine neredeyse ekstra 3 kilometre daha ilerleyerek ulaşabiliyor. Halk yakıtta israfa giderken, hükümet bu arada ısrarla akaryakıt zamlarına abanıyor. Doların artışıyla araç yedek parçaları yükseliyor ve onlarca dakika zaman kaybı.
Tüm ambulanslar hasta hedefine 20 dakika geç ulaşıyor ve o ambulans eğer bel sakatlığı veya kırık yaralanması geçirmiş bir hastayı taşıyor ise Kırşehir sokaklarında beşik gibi sallanan ambulansta, hasta, çektiği acı karşısında dünyaya geldiğine bin pişman oluyor.
Adana Aladağ’da yaşanan öğrenci yurdu faciası Allah esirgesin Kırşehir’de vuku bulsa itfaiye ve ambulansların nasıl hedefine ulaşacağı hayli düşündürücü geliyor.
Açılan çukurlar, sökülen kaldırımlar, ulu orta ortaya atılan hafriyat malzemeleri derken, halk aracını kah işyerinin önüne, kah işe yetişmek için, kah toz ve çamurdan kendini esirgemek için denk geldiği yere bırakıyor.
Onca çile ve eziyet sonrası bu kez trafik polisleri yükleniyor vatandaşa. Onca maddi ve manevi kayıptan sonra, trafik ışıklarının dönüşlerinin kapalı olması, trafik taşkınlığı sonucu ortaya çıkan manzara ile bir de trafik cezası yazılıyor.
Yasal haklılığını iddia eden polisler ise sözde açmaya çalıştığı trafiğin ortasına 4-5 polis otosunu park ederek asıl işgali kendisi yaratıyor. Şehrin MOBESE kayıtlarına bakılsa her biri açıkça görülür.
Bu şehirde kimi kime şikayet edesiniz ki!
Bugün ise çamur bulaşığı ve bataklık içindeki bir şehirle kış ayına giriyoruz. Utanç ve alınganlıktan eser yok. Aferin size.
Masa başlarında aldığınız kuru karar ve kontrolsüz uygulamalarla makamınızı ve bu şehri yönetiyor olamazsınız. Biraz vicdanınız varsa, kendinizi halkın yerine koyun. Biraz vicdanınız varsa, sırtından o makamlara geldiğiniz halkın kesintisiz şehir yaşamını sunarsınız. Biraz vicdanınız varsa bu acımasızlığa son verirsiniz. Biraz vicdanınız varsa, doğru olanı uygulamaya beceriniz yok ise, bulunduğunuz yeri istifa edip terk edersiniz.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .