AKDENİZ’DE BATMAYAN UÇAK GEMİMİZ

AKDENİZ’DE BATMAYAN UÇAK GEMİMİZ

18.07.2017

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Recep T. Erdoğan’ın İstanbul Taşkışla Dershanesi’nde bir firkateyni denize indirme töreninde “hedefimiz bir uçak gemisi yapmak olsun; İnşallah onu da yapacağız” sözü bana Kıbrıs Müzakerelerini ve sonuçlarını hatırlattı. Çok şükür müzakere Rum tarafının uzlaşmaz tutumu ile sonuçlandı. Akdeniz’de batmayan uçak gemisi gözü ile bakılan Kıbrıs adasındaki hakimiyetimizi sonlandırmak için […]

Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Recep T. Erdoğan’ın İstanbul Taşkışla Dershanesi’nde bir firkateyni denize indirme töreninde “hedefimiz bir uçak gemisi yapmak olsun; İnşallah onu da yapacağız” sözü bana Kıbrıs Müzakerelerini ve sonuçlarını hatırlattı.
Çok şükür müzakere Rum tarafının uzlaşmaz tutumu ile sonuçlandı. Akdeniz’de batmayan uçak gemisi gözü ile bakılan Kıbrıs adasındaki hakimiyetimizi sonlandırmak için Rum ve batı dünyası elinden geldiğince bize baskı yapmaya çalışıyor.
Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bizim bir uçak gemisine ihtiyacımız yok. Kıbrıs’ta var olan topraklarımızı koruyabilirsek bu bizim için bir uçak gemisi sayılır. Milyar dolar verip yapacağımız bir uçak gemisini ne yapacağız. Savaşmak için ABD, Çin veya Japonya’ya mı göndereceğiz. Uçak gemimizi daha Akdeniz’den çıkmadan düşman ülkeler havaya uçurur. Bizimle ezeli düşmanlık güden Ermenistan, Yunanistan zaten burnumuzun dibinde. Dolayısıyla Türkiye olarak Rum’un ve batının oyununa gelmeden KKTC’deki mevcut toprak bütünlüğünü ve haklarımızı korumaktır. Bunların yanı sıra Ege Denizini bir Yunan iç denizi olmaması için onlar tarafından işgal edilen 18 ada (Bu adalardan Eşek adası Aydın ilimize bağlı ve 1980 askeri darbesi ile burada Rahmetli Erbakan ve Ecevit 10 gün burada tutulmuştu) ve 1 kayalık için Yunanistan’a bir nota verip bu 2004 yılından beri işgal ettiği bize ait adalardan çık dememiz..
Biliyorsunuz Temmuz ayının ilk haftasında bir gemimizi taciz edip kurşunlamışlardı. 2010 yılında da bir balıkçı gemisi kaptanını öldürmüşler yine aynı yıllarda bir kaptanımızı Yunanistan’a götürüp hapsetmişlerdi. Öyle görülüyor ki, bu gidişle Türk bandıralı gemiler Ege denizinde seyahat edemeyecekler. Çünkü Yunan’ın işgal ettiği adalar bizim 6 Millik kıta sahanlığı içinde bulunuyor. Bu adalardan vazgeçersek Uluslar arası anlaşmalara göre bizim kıta sahanlığımız 3 Mile düşüyor. Bu üç Milden dışarı çıkarken Yunan makamlarından izin almamız gerekiyor.
Geminizin kurşunlanması bu yüzden. Halbuki Lozan anlaşmasına göre Türkiye’nin 6 Millik kıta sahanlığı ve bu sınırdan sonra 6 Millik Uluslar arası kıta sahanlığı bulunuyor. Yunan’a bu kadar taviz verilmesi sebebi bizi, AB’nin alması için bunların desteğinin beklenmesi deniliyor. Günümüze gelindiğinde Yunan’ın bırakın destek olmasını. Devamlı eskiden beri köstek olmaya devam ediyor.
15 Temmuz darbe girişiminde bulunan 8 FETO’cu subayı bize vermediği gibi Ege denizinde işgal ve tacizlere devam ediyor. Bir başka önemli hususta Yunanistan’ın LOZAN Anlaşması gereğince Ege’de bulunan ada ve adacıkları silahlandırmaması gerekiyor. Bu maddeye rağmen kendisine ait adalar ve 2004 yılından beri işgal ettiği bize ait adaları gözümüze baka baka silahlandırıp bir de savunma bakanı silahlar ve askerlerin gölgesinde objektiflere boz veriyor.
Türkiye olarak bundan sonra yapılacak en önemli şey KKTC’ haklarımızdan taviz vermemek ve Yunanistan’a da bu işgal ettiği 18 ada ve 1 kayalığı boşalt dememiz. Bunu Türk Hükümeti olarak yapmaz isek, daha çok gemimiz ve uçağımız taciz edilecek demektir.

Burhan GÜNGÖR



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .