AK KADINLARDAN 28 ŞUBAT TEPKİSİ

AK KADINLARDAN 28 ŞUBAT TEPKİSİ

01.03.2018

AK Parti Kırşehir Kadın Kolları Başkanı Meryem Düğer, 28 Şubat 1997 tarihinde yaşanan post modern darbeye ilişkin yaptığı basın açıklamasında, o günlerde yaşananların, darbeler tarihinin en utanç verici zaman dilimlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “28 Şubat’ı ve diğer darbeleri unutmadık, unutturmayacağız” dedi. Çarşamba günü AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya AK Parti Kadın Kolları Başkanı […]

AK Parti Kırşehir Kadın Kolları Başkanı Meryem Düğer, 28 Şubat 1997 tarihinde yaşanan post modern darbeye ilişkin yaptığı basın açıklamasında, o günlerde yaşananların, darbeler tarihinin en utanç verici zaman dilimlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “28 Şubat’ı ve diğer darbeleri unutmadık, unutturmayacağız” dedi.
Çarşamba günü AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya AK Parti Kadın Kolları Başkanı Meryem Düğer, Merkez İlçe Başkanı Bilgehan Altaş, Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Akkuş, MÜSİAD Kırşehir temsilcisi Hasan Eraslan ile partililer katıldı.
Kadın Kolları Başkanı Meryem Düğer burada AK Parti İnsan Hakları Başkanlığı adına 28 Şubat 1997 tarihinde yaşanan post modern darbeye ilişkin basın açıklaması yaptı. Düğer şunları söyledi:
“28 Şubat 1997 tarihinde Türkiye post modern bir darbeye muhatap oldu. Bugün 28 Şubat darbesinin yıldönümü vesilesiyle tüm darbeleri bir kez daha şiddetle ve nefretle kınıyoruz.
“Darbe bir insanlık suçudur. Zira, darbe eylemiyle insanların başta yaşama hakları elinden alınmakta, bireysel ve toplumsal her türlü özgürlükleri kesintiye uğratılmaktadır. 28 Şubat döneminde bireysel özgürlükler bağlamında, insanların eğitim-öğretim, çalışma, düşünce, inanç ve ibadet haklarının elinden alındığını gördük. Bu milletin çocukları ilköğretimden üniversite çağına kadar eğitim hayatından yoksun bırakıldılar. Dini inançları sebebiyle çalışma hakları dahil tüm sosyal ve ekonomik hakları ellerinden alındı, haince fişlendiler. Başörtülü kadınlarımız örtülü oldukları gerekçesiyle kamu hizmeti alamadılar. Bazı firmalar ise yeşil sermaye denilerek ihalelere alınmayıp, teşebbüs hürriyetleri kısıtlandı ve ekonomiye, iş gücüne yapacakları katkıyı yerine getiremediler. Bankalarda milletin trilyonlarca parası hortumlanarak, illegal yapılara aktarıldı. Medya atağı manşetlerle meşru hükümeti devirdi, siyasi darbe yaptı.
“Darbeciler tarafından Başbakan, Bakanlar hükümetten tard edildi. Partiler kapatıldı. Ankara sokaklarında tanklar yürütülerek siyasete, demokrasiye ve insan haklarına “balans ayarı (!)” yapıldı. Bürokrasinin bir ayağı olan Milli Güvenlik Kurulu kararlarıyla siyasiler hizaya çekilip, hükümet yönetimi vesayet odaklarına teslim edildi.
“Ancak 15 Temmuz Darbe girişiminde de açıkça ortaya konulduğu üzere hükümetimizin ve milletimiz darbeler tarihine noktayı koymuştur. Son hain örneği 15 Temmuz’da bir kez daha yaşadığımız her türlü darbe ve darbe girişimini artık tarihin karanlık sayfalarına gömüyoruz.
“Ak Parti olarak bu noktadaki kararlığımızı, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milletimizden aldığımız güçle her türlü vesayet odaklarına ve darbeci zihniyete deklere ediyoruz.
“Milletimizin feraseti, cesaret ve gayreti ile artık o günleri hiçbir zaman yaşamayacağımıza inanıyoruz. Milletin kendi kendini yönetme hakkının ve milli iradeye saygının ülkemizdeki siyasi, hukuki ve sivil tüm kurum, kuruluş ve bireylerce kabul görmesini diliyoruz.
“Geçmişten gelen kadim medeniyetimizin tecrübesi ile geleceğe, güçlü bir lider Türkiye’ye daha emin adımlarla yürüyoruz. 16 yıldır her daim yanımızda olan milletimize saygıyla şükranlarımızı sunuyoruz.”
28 Şubat 1997’de Refah Partisi’nin İl Başkanı olan ve bugün MÜSAD’ın Kırşehir Şube Başkanlığı görevini yürüten Hasan Eraslan da post modern darbeye tepki göstererek şunları söyledi:
“Bugün 28 Şubat. 28 Şubat’ın mağdurlarından birisiyim. Bunda dolayı da Berat Bey konuşmamı arz etti. 1996’da Refah Partisi İl Başkanlığına seçilmiştim. Zaten 54. Hükümet yaşı müsait olanlar hatırlayacaklardır. 11 küsur ay sürdü 12 ay dolmadı. 28 Şubat süreciyle bu milletin helal oylarıyla, demokratik yollarla iktidara gelmiş, sandıkta alınan oyla iktidar. 54. Hükümet maalesef bu millettin varoluş değerlerine inanmayan, bu milletin varoluş değerlerini yaşamayan, bu milletin milli ve manevi değerlerinden uzak günümüzde beyaz tülver diye tabir edilen o zaman biz mahşerin beş atlısı diye tabir ettiğimiz 5 büyük STK’nın başkanları sermaye ve maalesef ki bugün Genel Kurmay başkanımızın sabah namazına gittiği ordumuzun o zaman ki yöneticileri o iktidarın yasal olmayan yollarla, yasal yollarla gelen iktidarın yasal olmayan yollarla indirdiler. Ben il başkanıydım biz Refah Partisi’nin kapatılmasına gerekçe olan kayıp 1 trilyon davasında 71 il başkanı arkadaşımız yargılandı 69 arkadaşımız 1’er yıl ceza aldı. Ve 69 arkadaşımız 5’er ay bir fiil cezaevinde yattı. Ben de bunlardan birisiyim. Burada ziyaretime gelen arkadaşlarım da var. Arkadaşlar bu Türk siyasi hayatına vurulmuş kara bir leke, demokrasi tarihimizde kara bir leke. 1960’da yüzde 50 küsür oyla iktidara gelen rahmetli Menderes’i indiren zihniyet 12 Eylül’de İhtilal yaptı. 28 Şubat’ta post modern darbeyle 54. Hükümeti iktidardan uzaklaştırdılar. Biz mağdurların sadece siyasi ayağıydık. Bunun yanında başörtülü kardeşlerim var. En büyük zulmü başörtülü bayanlar, kızlarımız gördü. İl başkanıydım Eğitim Fakültesi’nde okuyan başörtülü kızlarımız staj için okullara alınmadılar. Öğretmen arkadaşlarımız polisler, askerler, memurlar namaz kılmaya korktular hepsinin sicili bozuldu, hepsinin siciline işlendi. Hatta çok enteresan gerçekten utanılacak bir hadise bir astsubay başörtülü hanımını askeri lojmanlara girip çıkarken arabanın bagajına koyarak saklayarak girip çıkıyor. Sicilinden korktuğu için biz bunları yaşadık. Benim hala sicilim düzelmedi aradan 20 yıl geçmesine rağmen biliyorsunuz ben partiliyim. Sicilimin düzelmemesine üzülmüyorum gurur duyduğum bir şey var. Tayyip Erdoğan bu ülkede tabiri caizse bir ihtilali gerçekleştirdi, bir sessiz devrim oldu.” (HABER: MUALLA CEYLAN)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .