Ahilik ve Esnaf Bayramımızı kutlarken…

Ahilik ve Esnaf Bayramımızı kutlarken…

17.09.2018

Ahilik Haftası kutlamalarının birisi daha dün başladı. Görüştüğüm bazı il yöneticileri kutlamalara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağını söylediler. 42 yıldır yayınladığım “Kırşehir Çiğdem” Gazetesi’nde “Ahilik ve Esnaf Bayramı”yla ilgili niceler yazılar kaleme aldım, kutlamaların güzelliklerini, eksikliklerini, yanlışlıklarını gündeme getirdim. 1954’te Kırşehir’den koparılan eski ilçemiz Hacıbektaş’ta 1963 yılında kutlanmaya başlanan “Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anma Şenlikleri”nin […]

Ahilik Haftası kutlamalarının birisi daha dün başladı. Görüştüğüm bazı il yöneticileri kutlamalara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağını söylediler.
42 yıldır yayınladığım “Kırşehir Çiğdem” Gazetesi’nde “Ahilik ve Esnaf Bayramı”yla ilgili niceler yazılar kaleme aldım, kutlamaların güzelliklerini, eksikliklerini, yanlışlıklarını gündeme getirdim.
1954’te Kırşehir’den koparılan eski ilçemiz Hacıbektaş’ta 1963 yılında kutlanmaya başlanan “Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anma Şenlikleri”nin hemen ardından bir yıl sonra 1964’te Kırşehir’de de Ahi Evran-ı Veli adına Ahilik ve Esnaf Bayramı kutlamaları başlatılmıştı.
1963 yılında eski Kırşehirliler çok iyi hatırlarlar Hacıbektaş’ta Müze Müdürü olarak görev yapan Hacıbektaş’lı Ali Sümer, Adalet Partili Belediye Başkanı Dede Aslan başkanlığında düzenlenmeye başlayan Hacıbektaş Şenlikleri 55 yıldır giderek artan bir ilgi ile kutlanıyor. Zaman zaman burayı siyaset arenasına çevirmek isteyenler olsa da buna izin verilmiyor.
Oraya Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, bakanlar ve en önemlisi ülkenin her yanından, hatta yurt dışından bile insanlar katılıyor.
Bundan 54 yıl önce Kırşehir eski belediye başkanlarından rahmetli emekli albay Refik Soykut, birkaç yıl önce 102 yaşında kaybettiğimiz emekli kurmay albay Selâhattin Saygı ve bu yıl 17 Mayıs’ta kaybettiğimiz Kırşehir’in yaşayan son “Ahi”si Mustafa Karagüllü “Ahilik ve Esnaf Bayramı” etkinliklerini başlatmışlardı.
Tüm imkânsızlıklara rağmen Çarşı Camii’nin yanındaki Kırşehir Esnaf Teşkilatlarının önünden toplanan esnaflarla birlikte oluşturulan konvoyun en önünde Bursa’dan getirilen Mehter Takımı ve Kılıç Kalkan ekibi ile arkalarında Kırşehir’in mahalli davul-zurna ekibi ile birlikte Ahi Sancağını taşıyan, mahalli kıyafet giyen, uzun bıyıklarıyla Kındam Mahallesi eski muhtarlarından rahmetli Hasan Gökçınar ile yine Kındamlı “Jandarma” lakaplı Ramazan Karadeniz, arkalarında “Ahi Baba” Mustafa Karagüllü ve esnaf temsilcileri, kalabalık bir esnaf topluluğu yürüyerek Karayolları Kavşağı’na kadar giderler ve burada toplanan kalabalık tekrar il yöneticileriyle birlikte kortej yürüyüşüyle Ahi Meydanı’na gelirlerdi.
Ahilik Esnaf Bayramı kutlamalarını zaman zaman geçmiş iktidarlar siyasete alet edip çomak sokmak da istediler. Bütün bunlara o yıllardaki valiler, belediye başkanları sessiz kaldılar. Ama çok iyi biliyorum ki kutlamaların değişmez başkanı “Ahi Baba” Mustafa Karagüllü siyasetçilere mikrofonu vermek istemez, “Esnafımın bayramında mikrofonları siyasetçilere kirletmem” derdi.
Yıllardır törene katılanlardan kutlama komitesi başkanı vali, belediye başkanı, esnaf teşkilatları başkanı, bakanlar, başbakanlar ve cumhurbaşkanları konuşurlar, Ahiliğin merkezi Kırşehir’in önemine dikkat çekerler, Ahiliğin çok iyi tanıtılması gerektiğini dile getirirlerdi. Hatta Ahiliği bugün 81 ilde kutlanan hafta düzeyine getirdiler.
Ben yıllardır bu törenleri izlerim. Törenlere nedense Kırşehir esnafı ya katılmaz, ya da gönülsüz, istemeyerek katılırlar. Tören alanını hangi parti iktidarda ise o partinin adamları doldururlar.
Yine hiç unutmuyorum. Bundan 45 yıl önce bir Ahilik ve Esnaf Bayramı kutlamalarında Isparta’dan katılan esnaf teşkilatları başkanı Aşıkpaşa Spor Salonu’nda bir konuşma yaparak sanki bugünleri görmüş gibiydi.
Ne demişti Ispartalı başkan “Ey Kırşehirliler, Ahiliğinize, Ahinize sahip çıkınız. Bir zamanlar adınız güldü, Gülşehriydiniz. Gülünüzü aldık. Yine bir zamanlar halı kenti idiniz. Evlerinizde halılarınız dokunurdu. Halınızı da aldık. Eğer siz Ahi Evran’a sahip çıkmazsanız, bayramlara katılmazsanız bir gün gelir onu da elinizden alırız” demişti.
Evet ne kadar haklı söylemişlerdi Ispartalılar.
Kırşehirliler, esnafları kendi bayramına sahip çıkmazlarsa onu da bir gün kaybedeceğimiz aşikârdır.
Bugün Ahilik törenlerini küçük görenler, sahip çıkmayanlar şunu çok iyi bilmeli. Eğer bu kutlamalar olmasa Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, bakanlar hangi etkinlik için Kırşehir’e gelirlerdi?
Hiç olmazsa yılda bir kez de olsa Kırşehir’e gelip, Kırşehir’in sorunlarını yerinde öğrenme fırsatı buluyorlar.
Şu 15-20 yıl önceki kutlamaları şöyle bir hatırlıyorum da Ahi Evran Cami’sinin yanındaki adı da Ahi olan çarşıdaki esnafların hiçbir tanesi dükkânını kapatıp “şurada ne oluyor, Esnaf Bayramı mı kutlanıyor, Ahi Evran-ı Veli mi anılıyor?” deyip ilgi duyup katılmadılar, katılmıyorlar. Sanayi esnafı sadece kortej yürüyüşünde gözüküyorlar o kadar.
Bir ara kutlamalar 81 ile yayılınca Kırşehir’deki etkinlikler daha sönük geçmeye başladı. Hatta neredeyse Ahilik Esnaf Bayramımızı başka illere kaptıracaktık.
Sağ olsun, eski Valimiz Lütfullah Bilgin yanına Kırşehir Esnaf Teşkilatlarının başkanını, milletvekillerini de alarak tekrar kutlamaların merkezi Kırşehir’de olmak üzere tüm illerde kutlanmasını, haftanın kapanış törenlerinin tüm illerin esnaf temsilcilerinin katılması ile Kırşehir’de yapılmasını, hatta Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca düzenlenen etkinliklerin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’na aldırmıştı. Ve böylece 81 ilin esnaf teşkilatlarının tekrar Kırşehir’e gelmeleri sağlanmıştı.
Bugün Ticaret Bakanlığı’nca hazırlanan kutlamalarda eksiklik ve yanlışlık olsa da ben yıllarca Ahilik ve Esnaf Bayramı’na katılan cumhurbaşkanından, başbakanından, hatta bakanlarından Kırşehir’in sorunlarının ve isteklerinin çözümlenmesi için onların en iyi şekilde karşılanıp, ağırlanıp uğurlanmasını istedim durdum.
Yıllarca Ekim ayında kutlanan Ahilik Esnaf Bayramımızı birkaç yıl Mayıs ayında kutlandıktan sonra Eylül ayına alındı. Amaç katılımın daha yüksek olması için. Ama bunda pek başarılı olamadığımız da ortada.
Şimdi Kırşehir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bekliyor. Buna doğrusu sevindim ve memnun oldum. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kırşehir’e gelecek olması bizim için, Kırşehir için çok önemlidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gittiği o ilin, ilçenin bütün sorunlarının, ihtiyaçlarının çözümlendiğini görüyoruz.
Arzum ve dileğim o dur ki inşallah Cumhurbaşkanı Erdoğan pek çok bakanla Kırşehir’e gelir, biz Kırşehirlilere yakışan da onları en iyi şekilde karşılayıp, ağırlayıp, uğurlamak olmalıdır.
Belki de bu ziyaretlerde Kırşehir’in belli başlı sorunlarını yerinde gösterir ve çözüm yollarını buluruz.
İşte Kırşehir’in önemli sorunları yıllardır çözüm bekliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce yapılması talimat verdiği, ama nedense bir türlü başlanmayan Çevre Yolumuzu, demiryolu projemizi, yeni hastane binamızı, Valilik binamızı, altyapı sorunlarımızı iletebilir, çözüm için destek isteyebiliriz. Hatta yine “Yıllardır Kırşehir’e bağlanmak için kollarını açan eski ilçelerimiz Hacıbektaş’ı, Kozaklı’yı, Sıdıklı-Sarıyahşi Köprüsü’nün yapılmasından sonra Sarıyahşi ile Evren’i ilçelerini Kırşehir’e bağlayın, bu hasret bitsin artık” diyebiliriz.
Bütün bu sorunlar yıllardır Kırşehir’in gündeminde, çözüm bekliyor. Artık kangren oldu. Biz biliyoruz ki Cumhurbaşkanımızın Ahilik Esnaf Bayramı’nı onurlandırması demek, Kırşehir’e hizmet demek, sorunların çözümlenmesi demektir.
Bütün bunları sürekli göç veren, nüfusu giderek düşen, milletvekili sayısı üçten ikiye inen Kırşehir’in geleceğini düşünerek buradan dile getirirken, Kırşehir’im adına heyecanlanıyor, Kırşehir’e yapılan hizmetleri, yapılacak her projeyi ayakta alkışlıyorum.
Dün başlayan Ahilik ve Esnafı Bayramı’na bütün Kırşehirlilerin katılmasını, esnaf ve sanatkârların kendi bayramlarına sahip çıkmasını diliyorum.
Umarım törenlere Sayın Cumhurbaşkanımız ve bakanları katılır, bayramımız bir coşku seline dönüşür.
Kırşehir’de yaşayan, “Ben Kırşehirliyim” diyen herkesin Kırşehir’in menfaatine olan Ahiliğe sahip çıkmasını ve etkinliklerde yerlerini almasını diliyoruz.
Çok yazdım, yine yazımı Kırşehir’le ilgili bitirmek istiyorum…
Tarihte adımız ‘gül’dü, Gülşehri’ydi, ‘gül’ümüzü kaybettik.
Halı şehriydi, halımızı kaybettik.
Esnaf şehriydik, esnafımızı kaybettik.
Korkuyorum, diyemiyorum ama… Aşıkpaşa’mızı, Caca Beyimizi, Ahmed-i Gülşehrimizi, Dadaloğlumuzu, Yunus Emremizi, Şeyh Edebalimizi unutturdular, unuttuk…
Ama Ahi Evran-ı Velimizi bari unutmayalım, onu da Hünkâr Hacıbektaş’ı Veli gibi, Mevlana gibi amacına uygun bir şekilde kutlayalım…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .