AHİ ŞEYHİ MİREM EL-HALVETİ

AHİ ŞEYHİ MİREM EL-HALVETİ

17.05.2016

Bin iki yüzlü ve bin üç yüzlü yıllarda yıldızı parlayan, bilgeler yatağı, bilgeler kaynağı şehir olarak damga vuran Kırşehir, Orta Asya’dan gelerek Kırşehir’e yerleşen veya Kırşehir’de doğup büyüyerek Türklüğün, Türk Dilinin ve İslamiyet’in yayılmasına, Anadolu’nun Türklere yurt olmasına, Osmanlı İmparatorluğunun kurulmasına büyük katkısı olan şehirdir. Kırşehir denilince aklımıza her zaman Ahi Evran, Cacabey, Aşık Paşa gelmiş […]

Bin iki yüzlü ve bin üç yüzlü yıllarda yıldızı parlayan, bilgeler yatağı, bilgeler kaynağı şehir olarak damga vuran Kırşehir, Orta Asya’dan gelerek Kırşehir’e yerleşen veya Kırşehir’de doğup büyüyerek Türklüğün, Türk Dilinin ve İslamiyet’in yayılmasına, Anadolu’nun Türklere yurt olmasına, Osmanlı İmparatorluğunun kurulmasına büyük katkısı olan şehirdir.
Kırşehir denilince aklımıza her zaman Ahi Evran, Cacabey, Aşık Paşa gelmiş fakat Mantıku’t Tayr’ı gibi Türkçe eseri yazan Ahmed-i Gülşehri, Yunus Emre, Muzaffereriddin Behram Şah, Süleyman Türkmani, Şeyh Edebali, Dursun Fakıh, Kaya Şeyhi, Hacı Bektaşi Veli, Kalender Baba, Ahlat Baba, Şemsettin Kutbuttin, Fatma Hatun, Muhterem hatun gibi nice değerlerimize yeterince sahip çıkılmamış ve tanıtımları yapılmamıştır. İşte Bunlardan birisi de Ahi Şeyhi Mirem El-Halveti’dir.
Son günlerde Mirem Halveti hakkında yoğun bir çalışma içine girerek Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin yayınlamış olduğu, Mehmet Serhan Tayşî’ nin hazırladığı LEMEZÂT-I HULVİYYE ansiklopedisinden faydalandığım gibi Dr, Selami Şimşek’in ZİYARET-İ EVLİYA, Dr. Mustafa Tatcı’nın ŞABANİYYE SİLSİLESİ ile SEFİNE-İ EVLİYA kitaplarından araştırmalar yaptım. Araştırma yaptığım dört kitapta noktası ve virgülüne kadar aynı konuları yazmaktadır. Kitaplarda yazıldığına göre;
“Heri kasabası nahiyelerinden Kelibat köyünde“ doğmuş olan Mirem Halveti “Heri ve Şirvan’da “yaşamış ve tahsilini buralarda tamamlamıştır. Timur istilası sırasında, Heri’den göç ederek Kırşehir’e yerleşmiştir. Ahi Evran’ın neslinden olduğu içinde kendisine Ahi denildiği “ ve Mirem Halveti’nin Kırşehir’e geldiğinde çok duygulandığı ve “ Hele Kelibat’dan çıktık ise Gulâbâd’a geldik” dediği yazmaktadır. Nitekim Kırşehir, havas arasında “ Gülşehir” diye tanınmıştır. Diğer bir rivayete göre ise şehir bina edilirken dökülen kerpiçler gülsuyu ile karıştırılmıştır. Başka bir rivayete göre ise; “ Ahi Evran bu şehirde medfündur ve kemerbeste olan budur denilmiştir. Onun zaviyesinin bulunması sebebiyle şeyhin adına izafetle şehre yani “ Gülşehri “ adı verilmiştir.” denilmektedir.
Kitapların tamamında anlatılan başka bir olay da şöyledir:
Cengiz Han’ın Moğol orduları Anadolu’yu yağma ederken Ahi Evran Moğol Emir’ine giderek Kırşehir’i yağma etmelerini engellemiş ve mutlak katliamlardan kurtarmıştır. Anadolu’nun Moğol istilasından sonra tek mamur şehir olarak kalabildiğinden “Gülşehri “ denildi diye rivayet edilmektedir.
Ahi Mirem Halveti’nin 1409 yılında Kırşehir’de vefat ettiği ve vefatından önce Kırşehir’e bir Zaviye ve mescid yaptırdığı kitaplarda yazmaktadır.
İşte Araştırmacı yazarların yazmış olduğu Ansiklopedi ve kitaplarda Kırşehir’e gelerek yerleşen, Ahi olduğu söylenen Mirem Halveti için şu ana kadar Kırşehir’de her hangi bir çalışma ve araştırma yapılamaması üzücüdür. İnternet sitelerine “ Kırşehir Evliyaları” yazdığınızda dahi karşınıza Mirem Halveti çıkmaktadır. Hal böyle olunca yetkili makamların bir an önce araştırma yapması Mirem Halveti’nin yaptırdığı söylenen zaviye ve mescidin ortaya çıkarılması ve mezarının bulunması için çalışma başlatmaları Kırşehir’in hayrına olacaktır. Deliller kanıtlar bellidir.
Kitapları inceledikçe büyüklerimiz, ağabeylerimiz yıllar öncesinde Ahi Evran Cami’nin ve Cacabey caminin etrafında mezarlar olduğu ve mezarların birileri tarafından kaldırıldığı anlatırlardı. Belki’de kaldırılan o mezarlar Mirem Halveti dahil olmak üzere çok sayıda İslam Alimlerine ait olan mezarlar mıydı diyerek kendi kendime sormuyor da değilim.
Büyük ihtimalle kaldırılan bu mezarlarda çok sayıda İslam alimleri olabilir. Şimdi karşımıza değişik kitaplardan, ansiklopedilerden Kırşehir’de yaşadığı söylenen şeyhler, evliyalar olduğu söyleniyor ama hiçbir araştırma yok. Demek oluyor ki bilinçsiz hareket ederek Kırşehir’in tarihine, geçmişine epeyce kötülük etmişiz.
Aslında Kırşehir’de doğup, büyümüş veya sonradan Kırşehir’e gelerek yerleşmiş çok sayıda Alimler bulunmaktadır Kırşehir’de ve bunların çoğunluğu hakkında da yeterli bilgiler olmadığı gibi araştırıldığında da var olan bilgilere ulaşılabilmektedir.
Mirem Halveti için yetkililerin bir an önce harekete geçerek gün yüzüne çıkarmaları, ayrıca Walter Ruben’nin “İÇ ANADOLU’ DA KÜÇÜK BİR ESKİ ÇAĞ ŞEHRİ: KIRŞEHİR” adlı kitabında bahsettiği ve mezarının Kındam Caminin yanında bulunduğunu yazdığı Şeyh Mustafa için de araştırma yapılması Kırşehir’in faydalı olacaktır.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .