Ahi Evran Vakfı kuruluyor

Ahi Evran Vakfı kuruluyor

18.05.2015

28. Ahilik Haftası’nın resmi kutlama törenlerine katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Ahi Evran Vakfı’nın kurulmasına ilişkin yasal düzenleme taslak çalışmalarının tamamlandığı müjdesini vererek, Vakfın kuruluşunun bir an yasalaşacağını açıkladı…

7 copy

KIRŞEHİR’DE Cumhuriyet tarihinin ilk külliye projesi olan Ahi Evran-ı Veli Külliyesi’nin yanı sıra Ahi Evran-ı Veli’nin ticaretin yanında sosyal ve kültürel alanlarda da uygulanması gereken ilkelerini daha iyi anlatmak için Ahi Evran Vakfı’nın kurulması, Kırşehir Belediyesi öncülüğünde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçecek kararla gerçekleşecek.

28. Ahilik Haftası’nın resmi kutlama törenlerine katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin törendeki konuşması sırasında bir kez daha dile getirdiği Ahi Evran Vakfı’nın bir an önce kurulması talebine karşılık müjdeli haberi açıkladı.
Ahi Evran Vakfı’nın kurulması için yapılacak yasal düzenleme taslak çalışmalarının tamamlandığını açıklayan Bakan Canikli, Ahi Evran Vakfı’nın en kısa sürede yasalaşacağını söyledi.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, “Kırşehir Belediye Başkanımızın, Kırşehir için, bütün Ahi esnaf ve sanatkarımız için önemli, bu sistemin canlı tutulması ve yeni nesile aktarılması için bazı projelerin bir an sonuçlandırılması gerekiyor. Bunlardan bir tanesi yapımı hızla devam Ahi Evran Külliyesi, finansman noktasında biz gerekli koordinasyonu yapıyoruz. TOBB, TESK ve TESKOMB’un finansmanı desteğiyle gerçekleştiriliyor. Zaman zaman gecikmeler oluyor, ama sonuç itibariyle üç kuruluşumuz da taahhütlerini yerine getiriyorlar ve bu projenin finansmanı için paraları gönderiyorlar. Kendilerine Kırşehir adına, Kırşehirliler adına, bütün esnaf ve sanatkarlar adına teşekkür ediyoruz. Bir önce ki organizasyonda da gündeme gelmişti vakıf meselesi var biliyorsunuz. Onunla ilgili yasal düzenleme taslak çalışmaları tamamlandı. Bu dönemde Meclis’in çalışmalarının yoğunluğu nedeniyle sonuçlandırılamadı. İnşallah seçimden sonra en kısa süre içerisinde Ahi Evran Vakfı’nın yasalaşmasını da tamamlayacağız. Ve hem Kırşehir’imize, hem de Ahi Evran’ın ilkelerinin hayata daha etkili bir şekilde geçirilmesine katkı sağlayacak hizmet edecek. Bunun da müjdesini şimdiden veriyor, hayırlı olsun diyorum” dedi.
AHİLİK, YENİ DÖNEMDE DERS KİTAPLARINDA
Kırşehir’in yıllardır talep ettiği ve bu yönde yaptığı çalışmaların neticelendiği ve Ahilik ilkelerinin ders olarak okutulacağını da ifade eden Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, “Ahiliğin ilkelerinin ders olarak okutulması konusunda esasında Ahilik Merkez Yürütme Kurulu, bir tavsiye kararı aldı ve bunu da yazılı olarak Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderdi. Dolayısıyla ders kitaplarında inşallah okutulacak. Onunla ilgili Bakanlığımızla görüştük. Yakında usulüne uygun bir tarzda Ahiliğin ilkeleri, bu topraklarda doğan, bu topraklarda meydana gelen ve bütün dünyaya ışık tutan, ışık saçan o ilkeler inşallah yeni dönemde çocuklarımıza ders olarak okutulmaya başlanacak” açıklamasında bulundu.

28 Ahilik Haftası resmi kutlama töreninde konuşmasına Ahilik Haftası’nın bütün esnaf ve sanatkarlara, bütün Türkiye’ye hayırlı olması temennisinde bulunarak, organizasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek başlayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, şöyle konuştu:
“Her geçen gün, her geçen yıl Ahiliğin ilkelerinin Türkiye’de benimsendiğini görüyoruz. Ahilik Teşkilatı bu yüce medeniyetin ortaya koyduğu gerçekten mükemmel kurumlardan bir tanesidir. Ve yüzyıllarca bu topraklarda toplumun, devletin bir arada tutulmasına, kardeşliğin ve barışın devam ettirilmesine çok büyük katkı sağlamıştır. Bu mekanizmayı, bu müesseseyi Ahilik Teşkilatı’nı, Ahiliğin ilkelerini mutlaka iyi kavramamız gerekiyor. Onları iyi öğrenmemiz gerekiyor ve gelecek kuşaklara aktarmamız gerekiyor. Çünkü en önemli özelliği bu toprakların, bu milletin, bu çocukların atalarının ortaya çıkardığı bir yapıdır, ithal değildir. Orijinaldir. Kendi toplumumuzun öz değerlerini taşımaktadır. Bu nedenle korumalıyız, sahip çıkmalıyız. Çünkü dışarıdan alınarak topluma kabul ettirilmeye, enjekte ettirilmeye çalışılan üst kurumlar, bütün yapılar, kurallar, organizasyonlar toplum tarafından, bu millet tarafından tam olarak benimsenemez ve benimsenmemiştir. Biz ait olanı bulmamız gerekir. Onu yakalamamız gerekir, onu kavramamız gerekir ve onu ileriye taşımamız gerekir. Bunun için de mutlaka çalışmalar yapılması gerekir. Sözle olmaz. İcraat gerekir, adım atmak gerekir, uygulamak gerekir.
“Ahiliğin elbette birçok ilkesi var. Onları biliyoruz, ama bana göre en çok önemli olan, en çok altının çizilmesi gereken iki tane temel ilkenin hiç unutulmaması gerekir. Bunlardan bir tanesi ‘Ahiler hiçbir zaman aldatmaz. Hiç kimseyi aldatmaz. Doğruluğu tam olarak uygular, içini doldurarak uygular. Aynı zamanda Ahiler aldanmaz. Ahiler hem aldatmaz, hem de aldanmaz.’ Aldanmama kuralı, aldatma teşebbüslerine karşı son derece önemlidir. Ahilerin her zaman uyanık olması gerekir. Her zaman dikkat etmeleri gerekir. Ahilerin kendilerine sunulan, sunulduğu iddia edilen parlak, gösterişli, cilalı sözlere de aldanmaması gerekir. Bugünlerde bu aldanmama kuralı her zamankinden daha önemlidir. Ahiler, bunu geçmiş dönemde yüzyıllar boyunca bilinçli bir şekilde hayata geçirmişlerdir, uygulamışlardır ve bunun sonucu olarak da bu topraklarda yüzyıllardır barış, adalet, kardeşlik hüküm sürmüştür. Ve görkemli medeniyetler bütün dünyaya örnek olmuşlardır. Bunun altında yatan bu ilkelerdir. Bu ilkelerin gerçek anlamda hayata geçirilmesidir. Ahiliğin bir sivil toplum örgütü olarak sayısız olarak hayata geçirdiği o kuralları, o ilkeleri bugün uygulamak için yine onlarca müessese kurulmuş, onlarca teşkilat bugün o işleri yapmaya çalışıyor. Sadece ticari bir organizasyon değil, aynı zamanda sosyal bir organizasyon, bir okul, bir sigorta müessesesi. Yine dünyada model olarak bu meseleyi çözmek için birçok organizasyon, birçok kuruluş, birçok şirket bu alanda faaliyette bulunabiliyor. Aynı zamanda bir standardizasyon kurumu, yani ilkeleri standart eden, bunları başarılı bir şekilde hayata geçirebilen bir kuruluş. Sayısız olarak devletin de müdahalesi ve desteği olmaksızın bir sivil toplum örgütü anlayışı içerisinde yapabilen bir kurumdur, bir ilkeler bütünüdür, manzumesidir. O nedenle de korunması gerekir. Değerlidir, ileriye taşınması gerekir. Elbette günün şartlarına, yeni şartlara uydurularak, onlarla bütünleştirilerek uygulanması gerekir.
“Bu teşkilatın bugünkü temsilcileri olan esnaf ve sanatkarlarımızı korumak, bu sisteme yapılabilecek olan en büyük iyiliktir. Esnaf ve sanatkarımızın mutlaka ayakta tutulabilmesi gerekir. Onların hayatlarını idame ettirmeleri gerekir. Bu sadece Ahiliğin günümüzdeki temsilcileri olması hasebiyle değil, hem esnaf ve sanatkarın ekonomisinin, hem de toplumun sosyal hayatının en önemli parçalarından biri olması nedeniyledir. Esnaf ve sanatkarımızı korumamız gerekmektedir. Bu yapıyı muhafaza edemezsek toplumun orta direği tahrip edilmiş olur, zarar görür. Ciddi ekonomik sıkıntılar meydana gelir. Biz bunların çok yakın geçmişte örneklerini gördük. 2001 yılında esnafımız yazarkasasını Başbakanlığın beton zeminlerine çaktı, ümitlerini kaybettiği için bunu yaptı. Esnafımızı korumamız gerekir. Yapılabilecek en büyük desteklerden bir tanesi onun için adeta kan gibi, can suyu gibi gerekli olan esnafımızın finansman imkanlarına kavuşturmamız gerekir. 2002 yılında yüzde 42 olan esnaf ve sanatkarımızın kullandığı faiz oranı bugün yüzde 4-5’lere kadar çekilebilmiştir. Daha önce 5 bin liralık bir limit tanınırken, bu rakam bugün 150 bin liralara çıkmıştır. 2002 yılında Türkiye’deki tüm esnafımızın kullandığı, yüzde 47 yüksek faiz oranıyla kullandığı kredi toplamı 153 milyon lira iken bugün 14 milyar lirayı aşmıştır. Bu nedenle esnafımızın bugün 1,5 milyon olan sayısı korunabilmiştir. Esnaf özellikle güçlü sermaye karşısında faaliyetlerini idame ettirebilmiştir. Sayın Başbakanımız tarafından açıklanan bir projeyle artık esnafımıza sıfır faizli kredi uygulamasını başlattık. Çok kısa süre içerisinde 10 milyondan fazla bir kredi kullanıldı ve bu rakam önümüzdeki günlerde büyümeye devam edecektir. En büyük destek budur. Elbette başka destekler de gerekir. Üretimi artırmayı hedefleyen projelerin bir tanesi olan İşbaşı Eğitim Desteği Projesi kapsamında çalıştırılan kardeşlerimizin 6 aylık maaşını devlet ödüyor, yeni başlandı bu uygulamaya. 6 ayı sonunda işe alınırsa 4 yıl boyunca da sigorta primleri devlet tarafından karşılanıyor. Esnaf ve sanatkarımızın hem üretime katkı sunmasını amaçlıyoruz, hem de kendisinin yoğun rekabet şartlarında ayakta kalmasının önünü açıyoruz.
“Esnaf ve sanatkarımızın karşı karşıya kaldığı sıkıntılardan bir tanesi kalitesiz, ithal, ucuz ürünlerdir. Epeyden beri bu mücadeleyi yürütüyoruz. Son dönemlerde ivme kazandı. Hem Türk tüketicisini bundan kurtarmak, hem de esnafımızın haksız rekabetini ortadan kaldırmak amacıyla bu ürünlerle mücadele ediyoruz. Bunları çok sıkı denetliyoruz. Türkiye’ye giren tüm ürünleri, ayakkabı başta olmak üzere oyuncak, kırtasiye ürünleri, aklınıza gelen her türlü ürünler, esnafımız tarafından Türkiye’de üretilen bu ürünlerin, Türkiye’ye kaliteli ve sağlıklı olanını, eşit şartlarda girişini sağlamak için gerekli çalışmalar yapıyoruz. En son yine esnaflarımızdan talep üzerine sosyete pazarları olarak bilinen yerlerde bu çalışmaları başlattık ve tespitlerimize göre gerçekten, özellikle ithal edilen birçok ürünün sağlıksız olarak üretilmiş şekilde Türk piyasasına sokulduğu, kalitesiz olarak sokulduğu, standartları taşımadığı, iddia edilen kalitede olmadığı tespitlerine ulaştık. Onlarla ilgili gerekli müeyyideleri uyguluyoruz, gerekli cezaları da uyuluyoruz. Bu tür tedbirlerimiz, bu tür uygulamalarımız önümüzdeki dönemde daha da artarak, yoğunlaşarak devam edecek. Bütün bunları elbette tüketicimize kaliteli, sağlıklı ürün sunmak için yapıyoruz, ama aynı zamanda esnafı koruyoruz. Çünkü bu gelen ürünü esnafımız da üretiyor. Ama kalitesiz, standardı düşük ve ucuz olarak getirildiği için esnafımız bununla rekabet etme imkanı bulamayabiliyor, zorlanabiliyor. O desteği biz esnafımıza sağlıyoruz. Onunla ilgili de çalışmalarımızı hızlı bir şekilde devam ettiriyoruz.”
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Bahamettin Öztürk’ün açılış konuşmasında talep olarak dile getirdiği Kırşehir’in ihtiyacı olan çevre yolu meselesi ile ilgili bir açıklamada bulunmayan Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun çevre yolu ile ilgili müjdeyi Kırşehirlilerle paylaşacağını sözlerine ekledi.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .